• DOLAR 5.779
  • EURO 6.364
  • ALTIN 270.99
  • ...

İstanbul’da 25-26 Nisan günlerinde bir forum düzenlendi.  Afrika Asya İşbirliği ve Kalkınma Forumu adı altında gerçekleşen buluşmaya 40 ülkeden katılım gerçekleşti. Ümmetin bütün renk ve dillerini bir araya getiren bu toplantıda ümmetin sorun ve problemleri konuşuldu, çözüm yolları arandı. Tecrübelerden karşılıklı istifade edilmeye çalışıldı.

Forumda söz alan, birebir görüştüğümüz bütün katılımcıların ortak derdi, ümmetin birlik ve beraberlikten yoksun olması, dışarıya harcanması gereken enerjinin içerde tüketilmesinden veryansın edildi.

Ümmet olarak devam eden kötü gidişatın bitmesi, kan ve gözyaşının sona ermesi, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşması için de tek çözüm yolu ümmetin birlik ve beraberliğinin sağlanmasının elzem olduğu ifade edildi. Bu konudaki ittifak tekrar teyit edildi.

Emperyalizm, ümmet coğrafyasına ahtapot misali sızmış, nüfuz etmiş. Yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını hortumlamaya devam ediyor. Coğrafyayı kendi menfaat ve çıkarlarına göre bölmüş, parçalamış ve dizayn etmiş. Bu tasallut ve sömürüden kurtulmak isteyen ülkeleri işgal ve askeri darbeler dâhil değişik yol ve yöntemlerle sömürmeye devam etmektedir.

Buna en güzel örnek Türkiye’dir. Hilafetin kaldırılması, İslam ve İslami değerlere savaş açılması, bunun yerine laik ve seküler batı tarzı bir devletin kurdurulması, kurdurulmakla yetinilmemiş, İslam ümmetine örnek olarak sunulmuştur. Bu şeytani planı bir iki ülke değil, ancak küresel bir organizasyon gerçekleştirebilir.  

Aynı oyun ümmetin bütün coğrafyasında değişik versiyonlarıyla sahnelenmektedir.

Filistin coğrafyası katliam ve sürgünlerle Müslümanlardan arındırılmaya çalışılmakta, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın işgali adım adım yürürlüğe konulmaktadır. Bu durumu kabullenmeyen ve direnen küçücük Gazze’nin başına gelenleri acı ve öfkeyle izlemekteyiz.

Elhamdülillah bütün bu olanlara rağmen Müslümanların içindeki ümmet olma şuur ve bilinci ortadan kaldırılamadı. Gereği yerine getirilemese de Müslümanlar birbirlerini kardeş olarak görmekte. Bir kardeşin acısı bütün kardeşleri üzmekte acı vermektedir. Kendi acısı ve yarasıyla uğraşsa da kardeşinin acısına yardım etmenin hesabı yapılmaktadır.

Şunu da gördük ki Ümmetin Türkiye’den beklentileri fazladır. Hilafetin eski merkezinin olması, tarihten gelen misyonuyla birlikte kendisine ağır görev ve sorumluluklar yüklemektedir. Son yıllardaki ekonomik, siyasi ve askeri alandaki gelişmeler bütün Müslümanlarda bir heyecan yaratmış.  Bu da Türkiye devletini ve Müslüman halklarını daha çok çalışmaya ve gayret göstermeye zorlamaktadır. Olacak bir menfi durum, salt bölgemizi değil, bütün ümmet coğrafyasını üzecek ve olumsuz sonuçları olacaktır.

Konuşmacılardan bir tanesinin anlattığı bir olay emperyalizmin ne kadar acımasız ve vahşi olduğunu göstermektedir.

Somali’de bir şehir içme suyunu Nil nehrinden sağlamaktadır. Su, direk içilemediği için Nil’in kenarında bir su arıtma tesisi kurulmuş. Bu tesis arızalanmış ve su arıtılmadan şehre verilmektedir. Bu da birçok hastalığa sebep olmaktadır. Ülkeye davet edilen yabancı bir heyet, arıtma tesisini inceliyor ve şu raporu sunuyorlar. Mevcut tesis, onarılamayacak derecede eskimiş, artık kullanılamaz. Var olan tesisin yıkılıp yerine 30 milyon dolara mal olacak yeni bir arıtma tesisi kurmayı öneriyorlar. Bereket versin o dönem oraya yolu düşen İstanbul Büyük Şehir Belediyesinden bir heyet durumu görüyor. Oradaki yetkililerle diyaloglar geliştiriliyor. Türkiye’den teknik bir ekip, arıtma tesisini inceliyor. Var olan arıza çok cüzi bir masrafla onarılıyor. Oradaki 20 kişilik teknik ekip İstanbul’a davet ediliyor. İSKİ tesislerinde kısa bir eğitimden geçiriliyorlar. Somali’ye dönen ekip, aynı arıtma tesisiyle dünya standartlarında bir içme suyunu elde ediyorlar. 30 milyon dolar, Somali için çok büyük bir para. Bizim için de ümmet için de büyük bir para. Nice mazlumun gözyaşı durdurulabilir, nice derde deva olacak bir para.

İşte emperyalistlerin çalışma yöntem ve usullerine devede kulak kalacak basit bir örnek.

Ümmet olarak devasa bir gücüz. İnsanlığı idare ve liderlik yapacak imkân ve olanakların hepsine sahibiz.  Ama bölük pörçük olunca birkaç milyonluk Siyonistler bizi dizayn ediyor.