• DOLAR 33.08
  • EURO 36.258
  • ALTIN 2613.757
  • ...

Bir bayramı daha geride bıraktık. Bayram; Kurban olunca da “yakınlaşma ve ada(n)ma” duyguları biraz daha anlamlı geliyor. Allah (Celle Celaluhu)  için adamanın; Allah’a adanmanın zevkine vasıl oluyor insan. Ne de güzel demiş şair:

“Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd için.
Dem be dem sâat be sâat men senin kurbanınam.” (Fuzûlî)

Daha yalın bir ifadeyle, “insanlar, ibadet ve yakınlaşma için yılda bir kez kurban keserler. Ben ise her dem senin kurbanınım, sana kurban olmaya hazırım İlahi!” diyebilmektir. Rabbim cümlemize nasip eyleye…

Allah’a yakınlaşmanın bin bir yolu vardır elbette. Ama bu yollardan kimi de “insandan” geçer. Nasıl mı? Kurbanın ilk hikâyesini hatırlayalım. İbrahim’den (Aleyhisselam) istenilen neydi? Gözünden çok sakındırdığı İsmail’ini adayabilmek… İsmail’ini adayabilmek ile başlamıştı her şey…

Hz. İbrahim için İsmail’in (Aleyhisselam) ne demek olduğunu kim bilir? Yıllarca evlat hasreti çeken annelerden-babalardan sorunuz. İbrahim (Aleyhissselam) kendisi için çok kıymetli olanı adayınca Allah (Celle Celaluhu) da adağını kıymetlendirmişti. Kaybettiğini, gözden çıkardığını değerlenmiş bir şekilde kendisine bahşetmişti. İnsanı bir kez daha yüceltmişti Allah... Bu eşsiz olay; imtihanı kazanan bir baba ve teslimiyet gösteren bir evladın dilden dile dolaşan adanmışlığına dönüşmüştü.

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in ağzına kadar ibret ile dolu bu hikâyesi, “Allah’a yakınlaşmanın bir yolunun da insandan geçtiğini” bizlere gösteren en güzel örneklerdendir. Tüm mesele bundan ibaret; insanı yüceltebilmek, değerini bilmek, hakkını gözetmek ve ötesi…

Bayram, kurban ve insan arasındaki ilişki bu bakış açısı ile belki daha iyi anlaşılabilir. Bayramlarda insanı gözetmek ve yüceltmek… Akrabaya ve dosta gitmek, insanı sevindirmek ve ötesi gönül yapmak… Yunusça diyebilmek: “Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.”

Bayram sohbetlerinin en sık karşılaştığımız sitemlerindendir: “Ben ona asla gitmem,  filanca benim için bitti, bu kötü insan hak etmiyor ona gitmemizi…” Uzattıkça uzatabiliriz bu yanılgılarımızı. Birçoğumuzun gaflete düşerek söylediği sözler…  Belki de bir gidişin çok şey değiştirebileceğini hesaba katmayız oysa…

Yıllar önce izlediğim bir filmden öğrendiğim güzel bir söz vardı… O gün beni çok etkilemişti. Hâlâ da etkilemeye devam ediyor. Muhtemelen birçoğunuza da tanıdık gelecektir. “Unutmayın, insanların sayısınca Allah’a giden yollar vardır ve Allah sadece iyi insanların değil herkesin Allah’ıdır…”