• DOLAR 7.489
  • EURO 9.088
  • ALTIN 412.302
  • ...

Sene-i devriyesini aşan Covid-19 gündemimizi en çok işgal eden olayların başında gelmektedir.

Yaklaşık bir senedir Covid’le yatıp Covid’le kalkıyoruz.

Toplum olarak belki ilk kez yoğun karantina ve sokağa çıkma kısıtlamaları ile tanıştık.

Millet, maske, sosyal mesafe, hijyen vb diğer konularda az da olsa bilinç sahibi oldu. Bazen zoraki olsa bile.

Bu zorlu süreçte, "Herkes üzerine düşen sorumluluklarını layıkıyla yerine getirdi." desek yalan olur.

Toplumun birçok farklı kesiminden dayanışma noktasında gariplikler gördük.

Zor zamanlarda bazı insanların neler yapabileceğine şahit olduk.

Velhasılı kelam, bir süreçtir ilerliyor ve her şeye rağmen hayat devam ediyor.

Hayat olanca hızıyla devam ederken dünyadaki bilim insanları da aşı çalışmalarına yoğunlaştı.

Bilim insanlarına devletlerin bu konudaki desteklerinin ne düzeyde olduğunu bilmiyoruz.

Fakat bilim insanlarının aşı üretme noktasında gayret sarf ettiklerini biliyoruz.

Gelinen nokta ve önümüzdeki süreç umut verici.

Bazı ülkelerde yoğun bilimsel çalışmalardan ve yapılan birçok deneyden sonra nihayet Covid-19 aşısı üretildi.

Ülkemizde ise yerli aşı çalışmaları yapılmakla beraber dış ülkelerden de aşı siparişlerinin verildiğini basın yolu ile öğrenmiş bulunmaktayız.

Bütün bunlar, ülkemiz adına ve insanlık adına güzel gelişmeler.

Dünya aşıyı bulmasına buldu fakat gel gör ki insanlarımızın kafası aşı olup olmama noktasında net değil.

Birçok kesim şüphe ile yaklaşmakta.

Baştan beri koronayı hafife alan bir anlayış vardı zaten. Şimdi de aşıya lakayt davranan bazı kesimler var ve bunlar bir hayli çoğunlukta.

Kimi kesimler Çin aşısının güvenli olduğunu, kimisi Rus aşısının güvenli olduğunu, kimisi Amerikan aşısının, kimisi de Avrupa'da üretilen aşıların güvenilir olduğunu beyan etmektedir. Tabii bir de aşı olmak istemeyenler...

Ülkemizde neredeyse her alanda olduğu gibi, bu konuda da farklılıklar söz konusu.

Bu durumda, "Aşı yanlıları ve aşı karşıtları" tarzı haber başlıklarına rastlamamız da muhtemel.

Şimdiye kadar kullandığımız aşı ve ilaçlarımızın çoğunun yabancı menşeli olmasının akıllara gelmeden, hayat söz konusuyken, insanımızın bu kadar basitçe fikir belirtmesi ise hayret verici.

Neredeyse her şeyimiz dış menşeli iken...

Her ne kadar ilk CoronaVac Aşı’sı Cumhurbaşkanı, Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu üyelerine uygulandı ise de halkın kafası yine de karışık.

Şimdi bu aşı olup olmama meselesini nasıl izah edeceğiz?

Acaba bu konuda yetkili makamların bir çalışması var mı?

Aşı olmak istemeyen kesimleri nasıl ikna edecekler?

Aşının güvenirliği konusunda halkı ikna edebilecekler mi?

Halkın, şeffaf ve bilimsel somut verilerle bir an önce bilgilendirilmesi gerekmiyor mu?