YÜKLENİYOR

Yerin altındaki diriler, yerin üstündeki ölüler

Halep yerin altındaki diriler, yerin üstünde ise ölülerin olduğu bir diyardır. Halep, Kerbela'dır.  30 km²'lik alana yüz binlerce insanın sıkıştığı bir mahşer meydanıdır adeta. Tüm insanlık, Halep ile imtihan oluyor.” Konjonktür” denilen “din” e insanlar iman ettiğinden beri, her şey meşru oldu. Bu öyle bir din ki, ne iman, ne İslam, ne de ilke ve prensipler insanların aklına geliyor. Bu dine iman eden, diğer bütün değerlerini ve erdemlerini yitiriyor. Şeytan burnuna üflemişçesine, adeta hipnoz oluyor. Konjonktür denilen illet, Hintlilerin kutsal ineği ve Samiri'nin buzağısı muamelesi görüyor. Konjonktür dininin mensupları; insani tüm değerleri,  İslam'ı ve imanı ayaklar altına alıyor. Dinleri ve imanları, siyasal çıkarlarıdır. İşte asrımızda birçok devletin, halkın ve liderin ortak dini işte budur. Bu din uğruna beldeler yıkılıyor, insanlar sinek gibi öldürülüyor. Hayatı hala tanıyamamış olan masum çocuklar, paramparça olmuş bedenleriyle, insanlığı, Aziz ve Celil olan Allah'a şikâyet etmek üzere bu diyardan ayrılıyorlar. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, yerin altı yerin üstünden daha hayırlı bir hale gelmiş. Haçlılarla işbirliği yapan, kardeşlerini katleden ve Müslüman kanı akıtan Müslümanlardan; bütün olup biten vahşete sessiz kalan suskun ölülere kadar, ne ararsanız var. İşte halimiz bu. Haçlılar, Müslüman çocukların kanları ile vaftiz olurken; zalimler ise, Müslüman çocukların kanları ile adeta abdest almaktadır. İşte Halep… Konjonktür dinine evlatları ile beraber kurban edilen bir şehir…

Biz, “Allah, İslam, iman, insanlık diyoruz; onlar ise, “konjonktür, eksen” diyor. Yarın Aziz ve Celil olan Allah'ın huzurunda, konjonktür ve eksen masallarının para etmeyeceğini şimdiden hatırlatalım.

Tüm insanlığın gözü önünde bir avuç toprağa sıkıştırılmış olan masum sivillerin üzerine tonlarca bomba yağdırılıyor. Bu vahşetten kaçmak isteyenler de bu saldırılardan nasibini alıyor. Gökten ölüm yağıyor. Müslümanlar ise seyrediyor. Halep namustur. Namusumuz bombalanıyor. Bombalanan sinelerimizdeki yüreğimizdir. Ayağa kalkmanın, kıyam etmenin vaktidir. Ümmet olmanın zamanıdır.

Toplumun her kesiminden insanın ümmet ruhu ile ayağa kalkmasının zamanıdır. Herkesin imkânları çerçevesinde, elbette yapabilecekleri vardır. Bu vahşet, insanlığın gündeminde canlı tutulmalıdır. Kitleler, meydanlara akarak hükümetlerin adım atmasını sağlamalıdır. Milyonlar, Halep için tek yumruk olmalıdır. Muhammedî şuur ile Halep'e yardım eli uzatmanın vaktidir. Yazarlar, aydınlar, kurumlar, devlet adamları ve halklar, herkesin elbette yapabilecekleri vardır. İman ve iradenin tüm zulüm kalelerini yıkabileceği bilinmelidir. Önemli olan o iman ve iradenin sahada duruşa dönüşmesidir.

Haleb'in sesi, nefesi ve feryadı olun. Allah için Halep için ayağa kalkın.

 

Page generated in 1498274671.8 seconds.