• DOLAR 13.518
  • EURO 15.343
  • ALTIN 799.915
  • ...
SON DAKİKA

Şu anda Türkiye’nin gündemi, ekonomiye odaklanmış durumda. Yıllardır biriken sorunlar, dış operasyonlar ve yeni bir sistem oturtma gayreti derken, şu anda halkça birçok sıkıntı ile yüz yüze bulunmaktayız. Elbette bu sıkıntılar karşısında devlet, halkın yükünü hafifletecek adımlar atacaktır diye düşünüyorum. Ve atması da zaruridir. Günübirlik değişen market etiketleri, alt gelir grubunda olan vatandaşların belini iyice büktü. Özellikle de hane halkından çalışanların sayısı bir kişi ise ve aile birkaç çocuklu ise durum daha da zorlaşıyor. Yine son dönemlerde kadınlar lehine pozitif ayrımcılık farklı vesileler ile gündeme getirilmektedir. Tam da şartlar olgunlaşmış iken ve yeni ekonomik paketler açıklanmamış iken, toplumsal yapımız için hayati öneme sahip olan bir husussu gündeme taşımak istiyoruz. Toplum olarak, adalet çerçevesinde bu konuyu gündemleştirmek ve gereken adımların atılmasına vesile olmaya çalışmak hepimizin vazifesidir.

Bu günkü ekonomik şartlar içerisinde yaşanan krizlerden en fazla ev kadınları etkilenmektedir. Yine kadınlar içerisinde en fazla çalışan kadınlar ev hanımlarıdır. O halde ev hanımlığının bir meslek olarak tanımlanması ve devlet desteğine sahip olmaması için bir neden var mı? Toplumun yükünü omuzlayan ve toplumun çekirdeği olan aile kurumunun merkezinde yer alan kadının eli, mali olarak rahatlatılmalıdır. Kadının, annelik ve eğitimcilik rolünü ifa edebilmesi için desteklenmesi gerekir. Bu konuda gereken adımlar acil olarak atılmalı ve gereken yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Siyaset ve seçimin yoğun olarak konuşulduğu bir dönemde, böyle bir tarihi adımın, siyaseten de karşılığının olacağını düşünüyoruz. Milyonlarca ev kadını, bu süreçte katkısı olacak siyasilerin çabalarını elbette göz ardı etmeyecektir. Adaletten yana olanlar, kadın haklarını savunanlar, toplumun istikbalini düşünenler bu çağrımıza kulak vermelidir.

Toplumda yanlış bir algı vardır. Ev hanımları. işsiz ve çalışmayan kadınlar olarak görülür. Oysa en fazla onlar çalışmakta ve bu toplumun gizli kahramanları mesabesindedirler. Hem de meslekleri çok boyutludur. Diğer sektörlerde çalışanlara; çocuk yardımı, kreş desteği vs adlar altında ödeme yapılırken, mesai kavramı tanımadan günün her saatinde çalışan kahraman kadınlarımız bu haktan neden mahrum edilir? Adalet bunun neresinde? Ey kadın hakları savunucuları, yoksa dilinizi mi yuttunuz?

Çocuklara, en fazla ev kadınları bakmakta ve bütün sorunları ile ilgilenmektedirler. Her evi birer kreşe çeviren ev hanımı olan annelerimiz değil midir? Bu değerli insanlarımız, toplumumuz ve istikbalimiz için hayati bir rol oynarken, neden kanunda tanımlanan haklardan mahrum bırakılıyorlar?

Hangi siyasi parti bu konunun öncülüğünü yaparsa, bu topluma büyük bir hizmet yapar ve büyük bir teveccühe mazhar olur. Sandıklar açıldığı zaman da ne kadar isabetli bir siyasi adım attıklarını göreceklerdir. Sosyal adaleti sağlama adına attıkları bu adımdan dolayı da hayır ile yad edileceklerdir. Bu kanayan yaranın siyaset ile alakası yoktur. Toplumun ortak sorunudur. Sorunun çözümü el birliği ile yapılmalıdır. Bu alanda büyük bir eksiklik vardır. Mevzuatta meslek tanımlaması yapılmalı ve bu tanımlamanın gereği olarak, bu kesimin hakları kanun ile teminat altına alınmalıdır.

Tekraren söylüyoruz:

Bu sorunu çözmek hem sosyal adaletin hem de siyaset aklının gereğidir.

Buradan siyasilere duyurmuş olalım. Bıçak sırtındaki dengeleri, lehine değiştirmek isteyen siyasileri icraat sahasına buyur edelim.

Selam ve dua ile