• DOLAR 13.551
  • EURO 15.122
  • ALTIN 777.583
  • ...

Geçenlerde okuduğum bir haberde bu ülkede 1 buçuk milyon insan terör suçlamasına maruz kalmış. Bu kadar çok terör suçlamasına maruz kalan kaç ülke vardır acaba. İlk satırlar burada dursun. Aslında mantar gibi yayılan suç işleme yarışına giren bir toplumuz desek daha isabetli olur. Bu konuyla alakalı dosya çalışması yapılsa çok iyi bir kaynak olarak elimizin altında durur. Orası araştırmacıların alanı ve işi.

Bu kadar suç işlenen kaç ülke vardır acaba.. Ya  da suça bulaşmamış kaç insan vardır ya da bu kadar suç örgütü olan kaç tane ülke vardır ya da hapishanelerde dolum kapasitesini doldurup, kısmi  aflar getirerek hapishanelerin boşaldığı ve birkaç sene içinde tekrar dolduğu kaç ülke vardır ya da yaptığı yeni hapishaneleri ile övünen (bacasız fabrikalar) kaç ülke vardır?

Neden ülkemizde suç patlaması oluyor? Neden bu kadar çok suç örgütü var? Neden bu kadar suçlu var? Sorun nerede, suç kimde, neden her sene katlanarak bu suçlar artıyor? Soruları çoğaltabileceğimiz gibi sebep sonuçlarını ve çözüm önerileri de çoğaltmak mümkündür.

Suçlu olarak her bireyin kendi üzerine düşen sorumlulukları vardır. Ebeveynlerin, çevrenin, eğitim kurumlarının, ilahiyat camiasının ve en nihayetinde milleti bir arada toplayan devletin, sisteminde sorumlulukları vardır. Toplumlarda düzelme ya da ifsat iki türlü oluyor. Bireyden kitlelere (tabandan tavana) ya da sistemden bireylere ( tavandan tabana). Bu toplumdaki ifsat, bozulma ya da suç işleme eğilimi konusunda taban ve tavan müthiş bir ilişki içerisinde ve birbirlerini besleyip can suyu oluyorlar desek abartmış olmayız. Bireyler yükselmek ya da ideallerine, hayallerine ulaşmak için suç işlemeyi tercih ediyor. Sistemi idare edenler de kendi işlerine ya da başkasından elde edeceği menfaati temin etmek için aynı yönteme başvuruyor.

Dikkat çekici en önemli mevzu ise, siyaset arenasında yaşanıyor. Muhalefette olanın iktidarı şikayet ettiği konular suçlar ile ilgili kısmı oluşturuyor. Ona benzer suçları da muhalefette büyük çoğunlukla yapıyor(herhangi bir yerde koltuk sahibi ise). İktidar olması halinde de torpilli suçlu vasfı kazanılarak bir üst mertebeye çıkılıyor.

Bu ülkeye deli gömleği giydirenler, hangi akla hizmet ederek böyle bir sistem kurguladılar ki hiç kimse bu sistemden memnun ve razı değil. Ne  Kemalist'i ne anti Kemalist'i, ne Türk'ü ne Kürd'ü, ne dindarı ne gayri-müslimi, ne yaşlısı ne genci, ne kadını ne erkeği.

Eğer bu ülkede suçlu patlaması yaşanıyorsa, insanlar suç işlemeye meyilli bir potansiyel ile yetişiyorsa, topluma faydalı, fedakar insan yerine egosuna yatırım yapıp sadece kendini ve zümresini düşünen bir hale gelmişse, bu ülkenin insanı suç işlemede yarışıyorsa, suçlu sistemdir, yani Kemalizm'dir. İthal edilen kanunlarla, Müslüman halka giydirilen ucube libaslardır. Mahkemeye yolu düşmeyen, suça bulaşmamış insan sayısı yok denecek kadar azdır.

Ahlaklı, dayanışma ve yardımlaşmayı seven insancıl bireyler yerine, çıkarcı, egoist ve benmerkezci insanlar yetişmiştir maalesef. Kemalizm fabrikası imalat hatası vermiştir ve  deforme insan yetiştirmek durumunda kalmıştır. Eğer la diyeceksek başlangıcı buradan yapmalıyız. Wesselam

 

Ayhan Erkmen