• DOLAR 8.706
  • EURO 10.372
  • ALTIN 501.851
  • ...

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. İçinde yaşadığı toplumla etkileşim halindedir. Olumlu ve yahut olumsuz anlamda toplumdan etkilenebildiği gibi topluma etki edebilecek durumdadır.

Bu yazımızda toplumun büyük bir çoğunluğuna yayıldığını hissettiğim bir arızadan bahsetmek istiyorum.

Ahlaki davranma, etik olma, ilkesel duruş gibi kavramlarla da ne kadar başarılıyız, bunu açmaya çalışalım. Kimin ağzını açsak bir şeylerden şikayetçi, ah u vah içinde, veryansın etmekte. Kimisi ekonomik gidişattan, kimisi adaletsizlikten, kimisi vurdumduymazlıktan, kimisi ahlaksızlıktan, kimisi ülke gidişatından memnun değil. Genelde şikayet ettikleri konularda, suçlamalar karşı tarafa yönelik olup, kendilerini çaktırmadan kurtarıcı rolüne hazırlayan ya da çoğunlukla daha ahlaklı davrandığını iddia ediyorlar.

Gerçekten öyle midir?  Kurtarıcı olma ya da sorunu çözebilecek kabiliyet, kapasite ya da kararlılığı var mıdır? Onun için bazı ölçülere vurarak, bunu öğrenmek ipuçları elde etmemiz mümkündür.

Kınadığımızla sınanabiliriz, iddiamızdan vurulabiliriz. Günlerin döndürülmesi, hesapların değiştirilmesi, statüler ile denenme, Yüce Rabb'imizin imtihan çeşitlerindendir. Bazı güncel örneklerle ya da soru cevaplarla ahlaki (etik) olarak ne durumda olduğumuzu irdeleyelim. Yolsuzluk, hırsızlıktan çok şikayetçiyiz, fırsat elimize geçtiğinde biz de yolsuzluk, hırsızlık yapıyor muyuz?

İhalelerde cebini dolduranlara atıp tutuyoruz, fırsat elimize geçtiğinde ihalelerde biz de cebimizi doldurma telaşına düşüyor muyuz?

Zamlardan şikayetçiyiz, kendi alanımızda rağbet olan bir ürüne "fırsat bu fırsat" deyip zammı basıyor muyuz?

"Filan kişi şu malı değerinin çok çok üstünde satıp beni kazıkladı" deyip, aynı fırsat elimize geçince biz de başkasını kazıklıyor muyuz?

"Şu ürünü aldım adam kusurunu söylemeyip beni aldattı" deyip, elimizden bir şeyi çıkarırken biz de kusurunu söylemeyip aldatıyoruz muyuz?

Bir yeri kiraya verirken pahalıya verip, kendimiz kiraya geçtiğimizde çok ucuza almanın hesaplarını yapıyor muyuz?

Birilerini borç verirken geç verdiğinden ya da bizi kandırdığından şikayetçiyiz aynı şey bizim başımıza geldiğinde, borcumuzu zamanında ödüyor muyuz ve bu konuda sözümüzün eri miyiz?

Özellikle devlet kurumlarında rüşvete kızıyor ve karşı çıkıyoruz, kendi işimizi görmek ya da oralar nasip olduğunda rüşvet alıp vermekte aynı şekilde davranacak mıyız?

Kamu kurumlarına hakkı olmadığı halde torpille alınanlara kızıyoruz, fırsat elimize geçtiğinde biz de hakkımız olmayanı aynı yoldan gidip torpille hallediyor muyuz?

Adaletsizlik, hukuksuzluk, israftan dem vurup iktidarı suçluyoruz, fırsat elimize geçerse adil, hak ve hukuka dikkat eden, tutumlu bir kişilik sergileyebilecek miyiz? Bu ve buna benzer somut örneklerle kendimizi hesaba çekebiliriz. Yaşadığım iki somut örnekle yazıyı nihayete erdirmeye çalışalım.

*Askerde tertipçiliğin gerekli olduğunu ve işlerin böyle yürüdüğünü söyleyen üst devremle ağız dalaşına girmiştim. Bir hafta geçmeden onurunu kıracak şekilde kendisi tertipçiliğin kurbanı olup intihar edip hayatına son verdi.

*Yine gerek devrelerimden, gerekse de alt devrelerimden tertipçiliği haz etmeyen buna karşı çıkan ve hatta üst devrelerinden dayak yiyenler de oluyordu. Gün geldi geçti, onlar üst devre olduğunda tertipçilikten şikayetçi olanların bu sefer alt devrelerine tertipçilik uyguladığına şahit oldum.

Dememiz o ki gerçekten ciğere murdar olduğu için mi pis diyoruz, yoksa ulaşamadığımız için mi pis diyoruz?  Bunu sorgulamamız lazım. Aslında bu ayet ahlaki(etik) krizi tarif eden niteliktedir. "Onlar insanlardan alırken, ölçtüklerinde tam eksiksiz ölçüp alırlar. İnsanlara vermek için ölçüp, tarttıklarında ise eksik ölçüp, tartarlar.” (Mutaffifin/2,3)

Kanaatimce bu Ahlaki (etik) krizin çözümü bu hadisi şeriftedir.

*Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sende başkasına yapma.

*Kendin için istediğin bir şeyi başkası için de iste.

Yüce Rabbim her şart ve ortamda ilkeli olmayı, ahlaki davranmayı ve kolaylaştırıcı olmayı nasip etsin. İş yapan ve iş görenlerden eylesin. Daha yaşanabilir, güven ve merhametin zirvede olduğu bir topluma ulaştırsın. Amin!

Ayhan Erkmen (Konuk Yazar)