• DOLAR 8.31
  • EURO 10.09
  • ALTIN 489.701
  • ...

Merhametli insan, başkalarına karşı duyarlı olabilen insandır. Kendisi dışındaki canlı-cansız tüm varlıklarla iyilik üzerine alaka kurabilen insandır. Diğer insanların acılarının ve kederlerinin farkında olan dolayısıyla da acıları, kederleri, zorlukları ve sıkıntıları azaltma eğiliminde olan insandır.

Merhametli insan, şefkatin sakinleştirdiği bir kalbe sahiptir ve müspet/pozitif ilmin yol gösterdiği bir zihinle hareket eder. Ancak merhametli insanın hem kalbini hem de zihnini yoran pek çok durumdan bahsedilebilir. Diğer bir ifadeyle merhametli insanın imtihan olduğu birçok faktör arz edilebilir.

Merhametli insan, önce kendisiyle ve egosuyla imtihan olur. Nefsinin kendisini çektiği üstü süslenmiş ve altı bataklıkla yoğrulmuş imtihanla karşılaşır. Merhametli kişi, malıyla imtihan olur ve malını ihtiyaç sahiplerine verebilmenin/verememenin ikilemi içinde bocalar.

Merhametli insan, ilmiyle, bedeniyle, sağlığıyla imtihan olur. Merhamet yolunu tercih eden kişiler çoğu zaman çevrelerindeki insanlarla imtihan olur.

Merhametli insanların çevrelerinde genelde kötümser ve sorunlu tiplerin fazla olduğu görülür. Bu da merhametlilerin imtihanını artırır. Merhametliler, çevrelerine iyi ve güzel olanı katmaya çalışırken kötümserlerin engeliyle karşılaşır. Merhametli, bulunduğu yerde sorumluluk almaya çabalarken kötümser ise bu çabayı boşa çıkarmaya çalışır ve üstelik sorunlar ortaya çıkarır.

Kötümserin sözleriyle inşa ettiği atmosfer, çoğu zaman merhametlinin moralini bozar.
Merhametlilerin imtihan olduğu bir tip de bencillerdir. Bencillerin tüm hareketleri, toplumu felakete ve helake sürüklemeye götürmektedir. Bu tipler, sadece kendi rahatlarını amaçlarlar.

Merhametliler, iyilik hareketi içinde yola çıktıkları vakit önlerine bencil ve çıkarcı kişilikler çıkar. Benciller, iyilik hareketlerine eleştiri getirirler, merhametlileri ya yetersiz bulurlar ya da çıkarcı diye suçlarlar. Benciller, zenginlik ve bolluk içinde olsalar dahi kendilerini muhtaç konumda düşünürler. Bu düşünceler ise hem onların merhametli olmalarına engel olur hem de merhametli kişilerin iyi niyetlerini suiistimal ederler.

Bir de cimriler vardır. Cimrilerin işleri güçleri olumsuz hava oluşturmaktır. Birçok yönden bencillere benzerler. Cimriler bireycil yaşadıklarını inkâr edip merhametlilerin eylemlerinin bir menfaat üzerine kurulu olduğunu söyler ve bu söylemleriyle olabildiğince merhametlilerin hazırlamaya çalıştıkları güven iklimine zarar verirler. Cimrilerin karaktersiz duruşları, merhametlilerin yolu üzerinde dikenlerin boy vermesine neden olur.

Merhametlilere cephe tutan tipler aynı zamanda müfteridirler. Bu tiplerin merhametliye vurduğu büyük zararların başında ona iftira atmak gelir. Çünkü bu tipler, algı oluştururlar. Merhametlileri ahlaktan uzak etiketlerle anarlar. Ellerindeki kaynaklarda merhametlileri olmadık ve umulmadık haberlerle anlatırlar. Olumsuz algıyla, yalan ve iftiralarla merhamet sahiplerine zehirli dillerini uzatırlar.

Merhametliler aynı zamanda ahmaklarla ve beyinsizlerle imtihan olur. Ahmak, genelde zekâsı az gelişmiş kişiye denir ancak ahmağın temel problemi veya eksikliği zihinsel ve akademik zekâ düşüklüğü değildir. Yani ahmak, zekâ düzeyi düşük kişi değildir. Kutsal kitabın ifadesiyle ahmaklar belki de “içimizdeki beyinsizler” takımıdır. Bilgisiz ve tecrübesiz de değildir.

Dolayısıyla ahmağın içinde bulunduğu durum, zihinsel yetersizlikten ziyade kalp kirliliğidir ve ruhsal zekâ eksikliğidir. Ahmakta eksik olan maneviyattır. Ahmak, erdem yoksunudur. Ahmak, faziletten nasiplenmemiştir. Ahmağın beslendiği kaynak her ne kadar bilim, teknoloji ve siyasi güç olsa bile vahiyle ve kutsalla bağını kopardığı için topluma ve insanlığa zarar vermeye meyillidir. Bu nedenle ahmaklar ve beyinsizler, merhametli davrananlara nefretle yönelirler. İyiliği dile getirenlere engel olurlar. Kötülüğe set çekenlere şiddet uygularlar.

Merhametlilerin imtihan olduğu bir tip de nankörlerdir. Nankör, başkasından gördüğü yardımı inkâr eder, iyiliği görmezlikten gelir, bazen de merhametli olmayı enayilik olarak düşünür. Bu yüzden nankörün merhametli insana bakış açısında alaycı, dalgacı ve küçümseyici bir tutum saklıdır. Nankörün gizli ajandasında merhametlilerden sürekli beslenme notu vardır. Notun temel vurgusu ise merhametli insanlardan gördüğü faydayı artırmak ve merhametlileri kendi kötü emelleri için kullanmaktır.

Bahsettiğimiz bütün bu tipler dikkate alındığında merhamet diyerek yola çıkanların şîyar/uyanık olması ve şuurla hareket etmesi gerekir. Merhametli kişi, bilinç ve hikmet penceresinden bakmadığında bu tiplerin elinde oyuncak haline gelir. Merhametli insanın bu tiplerle aynı gezegende olmanın sonucunda imtihanı da çetin olur. İmtihandan selametle çıkabilmesi için bu tiplerin iyi tanınması ve niyetlerinin iyi anlaşılması gerekir.

Merhametli kişinin bu tiplerle ilişkisi belli bir mesafe gerektirir. Mesafeli yaklaşılmadığı takdirde bu tiplerin kirli sözleri ve planları merhametliye pahalıya patlar. Bu tiplerle çoğu defa idare edilerek geçinebileceği akılda tutulmalıdır. Merhametli insan dengeyle, ölçüyle ve adaletle hareket etmeye devam etmeli ve merhametli eylemlerde bulunmaya gayret göstermelidir ancak çevresinde her zaman muzır tiplerin var olma ihtimalini de unutmamalıdır.

Merhametlilerin imtihanlardan selametle çıkması dileğiyle…

 

Eşref NAS ( Konuk yazar)