• DOLAR 8.465
  • EURO 10.228
  • ALTIN 494.406
  • ...

Herkes bir şekilde odak, merkez dediğimiz kavramın bir yerlerinde konumlanmış. Kimi içeride, kimi dışarıda, kimi ise tam ortasında duruyor. Hayat hakikatlere yapıştıkça anlam kazanır ve manasını bulur. Bazen hakikatin yerine, kendini koyanlar da oluyor.
Böyle olunca sorunlar yumağı kaçınılmaz olarak beliriveriyor. Maalesef bu konuda az ya da çok, birey ya da topluluklar olarak zaafımızın olduğunu itiraf etmeliyiz. Aşağıda "benmerkezci"liğe dair bazı özellikler bulacaksınız.
*Kendilerini merkeze alıp dünyanın kendi etrafında dönmelerini isteyen, herkesin kendisine hizmet etmesi gerektiğini, onsuz hizmetin bir manasının olmadığı veya samimiyetin ölçüsünün kendisi olduğunu izhar eder.
* Onun kalbi cam gibidir. Hemen kırılır, kırıldı mı düzelmez. Aman kimse bana yan bakmasın, zarf atmasın, laf çakmasın. Kendisinin başka kalpleri kırma salahiyeti vardır. O yumuşakça davranmayabilir, yan bakabilir, tafra yapabilir, zarf atabilir. O hakkın sahibi yalnızca kendisidir.   

*Kusur avcısıdır. En mahir olduğu konulardan biri budur. Yeter ki kusur olsun, ara ara onu temcit pilavı gibi ikide bir pişirerek önüne getirmek sureti ile kendince üste çıktığını zanneder. Lakin kendi kusuru oldu mu kabullenmez ya da üstünü örter, kapatma gayretine girişir.
* Alkış ve beğeni delisidir. İster ki herkes onun her söylemini ve eylemini alkışlasın. Ona hep gülümsesin, sevgi gösterisinde bulunsun, onu takdir etsin ve onu zirvelere çıkarsın.
* Nasihatı başkasınadır. Kırılan kalplere dokunur, onlara merhem olmaya çalışır. Onlara yeri geldi mi, nasihat verir, affedici olmasını tembihler. Allah için bazı haklarından vazgeçmesini isteyerek nasihatte bulunur. Ama kendisi haksızlığa uğradığında kulaklarını nasihate kapatır. Hakkından vazgeçme ya da affetme emareleri yüzünden okunmaz. Nefsine dönük sıkıntılar oluştuğunda masayı devirebilir, köprüleri atabilir.

*Bir tek o akıllıdır. Her şeyi anlayacak kapasitededir. Onun işaret ettiği yer doğrudur. Onun anladığı gibi anlayanlar hak üzeredirler. Diğerleri bir şey anlamayan, okumayan sorgulamayan sürü gibidirler. Bu yönüyle kendine bir konum, bir üst kimlik belirleme yoluna gider.

*Danışılacak biri varsa odur. Eğer bir adım atılacaksa, bir fikir yürütülecekse işin içinde o olursa başarıya ulaşacağını düşünür. O kendince zeka küpüdür. Danışılan her işin uzmanıdır, her konuda söyleyeceği sözü vardır. Hele ona danışılmadan bir iş yapılsın, yüzüne her zaman vurmaya hazırdır. Bir de ona danışmadan yaptığın işte başarısız olursan kendine paye vermek için karşısındakini ezmekten geri durmaz.
 * İçinde hain bir damar vardır. Kendisine yapılan yanlışta, çözüm odaklı davranmaz. Her insanın hata yapma olasılığını kendisine yapılan yanlışlıkla eşdeğer tutmaz. Ona göre kimse ona yanlış yapmamalı, yapan olursa da ona bedelini ödetmeli. Eğer bu bedeli ödetememişse bunun hasreti ve hainliği ile kendini sürekli canlı tutar.
*O sorgulanamazdır. İstediği gibi yeme, içme, giyinme onun hakkıdır. İstediği kadar harcama yapsın, bu konuda uyarılmamalı ve önünün açılması teşvik edilmeli düşüncesindedir. Onun yaptığı aşırı masraf, israftan sayılmaz. Yükselme ve itibar için bu tür harcamalar "olmazsa olmaz" vehmine kapılır.
Yazımızı burada sonlandırarak meramımızı anlattığımızı düşünüyor, bu tür kötü hasletlerin aramızda azalması, egoizm, bencillik, kibir, böbürlenme, nihayetinde "Benmerkezci"lik iddiasından Allah'a sığınmak duasıyla.

Ayhan Erkmen (Konuk Yazar)