• DOLAR 7.881
  • EURO 9.282
  • ALTIN 482.351
  • ...

            Merhamet, yorulmaktır. Yorulmayı göze almaktır. Merhamet, hayır/iyilik hamuruyla yoğrulmaktır. Merhamet etmeyen insandan bir hayır gelmez. Yorulmayan insandan bir hayır beklenmez.

            Kişisel başarı ve huzuru için gece gündüz çalışmayan insandan bir hayır gelmez. Zihninde merhametli fikirler dolaşan insan, hedeflediği yolda yürümeye gayret eder. Elinden gelenin en iyisini ortaya koyar. Bir amaç uğruna çalışmak, insanın kendine merhametli olması demektir. Öz-merhameti yüksek insan, kendini kandırmaz. Başarmak için uğraş verir ve neticeyi tevekkülün kucağına bırakır. Yorulması gerektiğini bilir ve nasibini Yaratıcı’ya havale eder.

            Ailesinin mutluluğu için gayret göstermeyen insandan bir hayır gelmez. Evinin içindeki huzursuzluğu görmezden gelen insan, yüreğinde merhamet hissi kurumaya yüz tutmuş insandır. Aile içi iletişimi koparan ve dört duvar arasında şiddetin her biçimine sebep olan insana hatırlatmak gerek. Ailenin kutsallığını hatırlatmak gerek. Evlilik olgusunun merhamet Peygamberinin yolunda gidenlerin bir vasfı olduğunu dile getirmek gerek. Son Peygamberin ümmeti olarak ailedeki her ferdin bir değer içerdiğini ve herkesin birbiriyle imtihan edildiğini söylemek gerek. Aile demek, nefsin sükûnete ermesi ve gururun sessizliğe alınması demektir. Aile demek; sabırla ve merhametle kuşanmak demektir.

            Görevini hakkıyla yapmak için çaba göstermeyen insandan bir hayır gelmez. İşyerinde gözü saatte olanın işe sadakati eksik olur. Mesai doldurmak için vakit geçirenin vazifeye bağlılığı noksan olur. İnsanların tembelliği ve ataleti, onların işe ve işçiye olan duyarsızlığını gösterir. İnsanların emeğe ve mesleğe olan duyarsızlığı, onların kalp dünyalarında merhametin yetersiz olduğunu gösterir. Merhametli insan odur ki, oturduğu koltuğun ve yaptığı işin hakkını verir. Bu uğurda saatlerle çalışmaz, saatlerce çalışır. Yorgunluk düşer bedenlerine, ağırlık çöker zihinlerine. Ama işini ve görevini hakkıyla ve en güzel haliyle gerçekleştirdiği için ruhen apayrı bir doyum elde eder. Vicdanen huzurlu olur.

            İnancını ve değerlerini yaşatmak için mücadele etmeyen insandan bir hayır gelmez. Dünyaya dalmış ve her anını beğeni için, haz için, eğlence için ve din-dışı mecralarda dolaşmak için yaşayan insandan bir hayır gelmez. İnanç ve değerler, insanın hem dünya hayatını anlamlandırmaya vesile olur hem de ahiret hesabını dikkate almaya yol açar. Merhamet değeri, insanın hem kendi yaşamını güzelleştirmeyi hem de başkalarının hayatına katkı sağlamayı önemli kılar. Merhametli insan, inancına sadık kalır ve değerlerini korur. Merhamet libasını giyen insan, inancının gölgesinde bir hayat sürerken değerlerinden taviz vermemeyi ilke edinir. Merhametin yüceliğini idrak eden insan, inanç, ibadet ve muamelat ilişkisinde bir yaşam sürmeyi prensip edinir.

            Toplumun selameti için dert çekmeyen insandan bir hayır gelmez. Sadece kendi nefsi ve egosunun etrafında dönen insandan hayır gelmez. Ötekinin derdiyle hemhal olan insandır, topluma fayda sağlayan. İç dünyasında merhametli hayalleri büyüten insandır, sosyal yaşama katkı sunan. Merhametli insan, toplum için yorulan insandır. Acı çeken insanların hüzünlerini taşıyan insandır. Başını yastığa koyduğunda, çevresinin problemlerini kafasında evirip çeviren ve çözümlere/çarelere zihnini yoran insandır. Nemelazımcılık deryasında yol alırken birileri, merhametli insan, diğerkâmlığın diyarlarında derviş olan insandır.

            İnsanlığın refahı ve iyiliği için üzülmeyen insandan bir hayır gelmez. Dünyanın her tarafında acıyla ağlayan, zulümle yanan ve her türlü vahşete maruz kalan insanlar için gam yüklenmeyen insandan bir hayır gelmez. Narsizmin bataklığına saplanan ve sadizmin çukurlarına düşen bir sürü insana inat, insanlığın iyiliği için çaba sarf etmeyen insandan bir hayır beklenmez. Karınca misali niyetiyle ve gayretiyle insanlık için hoş bir seda oluşturmaya meyletmeyen insandan bir fayda beklenmez. Merhametli insan odur ki, duyduğu ve gördüğü her ateş, onun dünyasında bir kıvılcım olur, bir duman olarak yükselir. Merhamet insanı, o ateşin söndürülmesi için hayal kurar, bir şeyler söyler ve gücü nispetinde eylemde bulunur. Üstelik sadece insanlık için değil, hayvanat ve nebatatın korunması için bir adım atmaya eğilen insandır, merhametli insan.

            Hâsıl-ı kelam.

            Varsa çevrenizde merhametsiz ve duyarsız insanlar, lütfen dikkatli olun. Rahatına düşkün merhametsiz insanların sizin moralinizi bozmasına izin vermeyin. İyimser duruşunuza leke sürmelerine müsaade etmeyin. Yorulmak nedir bilmeyen duyarsız insanlardan bir fedakârlık ya da bir fayda da beklemeyin. Onlarla imtihan olunduğunuzu asla unutmayın.

            Siz, merhametin vücut bulmuş hali olan Aziz Peygamber’in gezegenin selameti için ya elinle ya dilinle ya da kalbinle bir şeyler yapmayı buyurduğunu hatırlayın. Ayetin ikazıyla, Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin. Siz daima umuda sarılın. Küçük gayretlerle de olsa varlığınızı iyiliğe taşıyın. Niyetinizle, duanızla ve davanızla iyiliğin kalesine taşlar taşımaya devam edin. Vesselam…

Eşref Nas (Konuk Yazar)