• DOLAR 6.735
  • EURO 7.401
  • ALTIN 370.705
  • ...

Başı rahmet, ortası mağfiret olan kısmını uğurladık, Ramazan ayının. Sonu "cehennem ateşinden kurtuluş" olan bu ayın son günlerini yaşamaktayız. Yüce Rabbim bu Ramazan ayının son günlerini de hayırla geçirip cehennemden kurtuluş biletini alıp bu dünyada bayrama ulaştığı gibi ahirette de Yüce Rabbimizin razı olacağı kullar arasına girip gerçek Bayramı o diyarda da yaşamayı ve yapmayı nasip etsin. Yüce Rabbimizin bize verdiği ömür sermayesi ile onlarca Ramazan ayını yaşadık. Şahsım adına bu Ramazan diğer Ramazanlardan farklı geçti. Peygamber Efendimizin Ramazan ile ilgili beyan ettiği sözler zihnimizde daha iyi yer buldu. Recep ayı girdiği zaman ciddi anlamda Koronavirüs ülkemizde yoktu. Hani efendimizin üç aylar başlarken yani Recep ayı başında ettiği "Allah'ım bize Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır" duasını bizler de ettik. Ramazan ayına yaklaşma ile beraber Koronavirüs hayatımızın her alanında yer edindi. Bazen kendimizi hesaba çekerken ya da düşünce dünyamızda çeşitli senaryolar üretirken "acaba" dediğimiz olmuştur. Aslında ölüm her zaman vardı. Virüs bittikten sonra da ölüm olmaya, ölüm meleği kıyamete kadar görevini yerine getirmeye devam edecek. Bazen dünya sevgisi, tuli emel başkasına yakıştırdığımız ölüm gerçeğini, Yüce Rabbimiz gözle görülmeyen bir virüsle gözlerimize, gündemimize, gazete ve televizyonlara manşet yaptı. Bize bunlardan ders çıkarmamızı, kendisine yönelmemizi, bizim iyiliğimiz için istedi. Ramazan ayı başlı başına bir metot, bir program sunuyordu. Üzerine virüse karşı önlemler kapsamında, daha çok evlerde olmamız istendi. Allahu Teâla tarafından kullara indirilen güzellikler, eğer kul farkına varırsa, onun için rahmet olacağı muhakkaktır. Aksi takdirde o güzellik ona zahmet olarak kalacaktır. Ramazan ayında en çok duyduğumuz "O sayılı günler doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur'an'ın indirildiği aydır."(Bakara/185) ayetlerde bu ayın özellikle doğru ile eğriyi birbirinden ayırdığı belirtilir. Yine Yüce Rabbimi: "Biz Kur'an'ı müminlere şifa olarak indiriyoruz, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır"(İsra/82) diyerek gözleri perdeli, ufku açılmamış, iman elbisesini giyememiş ve tam olarak bu hakikatlere teslim olmayanların ise Kur'an'dan aldıklarının sadece zararlarına olduğunu belirtir. Ya da ayetlerden hoşlanmayıp yüz çevirip, inkarda zirve yaptıklarını belirtir. İşte büyük bir hazine olan bu zaman dilimindeki Ramazan ayı da, kendimize çekidüzen vermek adına, mutlaka bizlere bir şeyler katmalıdır. Yalanı bırakabilmeli, gıybet ve tecessüsten kurtulmak için özel gayret sarf etmeliyiz. Aksi takdirde bize bu aydan kalan; Efendimizin deyimi ile açlıktan başka bir şey olmayacaktır. Duaya sarılarak kendimizin, ailemizin, toplumumuzun, ülkelerin ve bütün bir insanlığın ıslahı için niyazda bulunmalıyız. Gaflet çukurunda debelenip, Ramazan'dan gereken manevi hazzı alamadıysak ve üstüne üstlük şikayetçi oluyorsak, bu tehdidin muhatabı olmaktan korkmamız lazım. "Burnu yerde sürtülsün! Ramazan girip çıktığı halde affedilmemiş olan insanın!"

Yüce Rabbim faziletine inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Ramazan ayını ve Kadir Gecesi'ni idrak edenlerden eylesin.

Ayhan Erkmen