• DOLAR 6.737
  • EURO 7.3
  • ALTIN 350.71
  • ...

Yeni çıkan akımlar, yeni çıkan ağızlar ve ilginç şeylerle gündem olmaya çalışan insanlar artık akıllarını yarıştırır hale gelmişler. Akıl üstünlüğü öyle bir savaşa sürüklüyor ki insanı, haddi olmayan şeylerde dahi çok rahat hadsizlik yapabiliyor. Günümüz toplumunun sorunlarından bir diğeri de budur. Sırf aklıyla yeni bir argüman çıkarmak, gündem olmak, fikrinin peşine birkaç adam toplayıp ve doğrusunu böylesine savunan fakat ne savunduğunu dahi tam olarak bilmeyen. Sadece akılcı bir yaklaşımla üstünlüğünü bu minvalde sergileyen. Zannettiği aklının büyüklüğünü, hiçbir ehemi olmayan saçma fikirlerin önüne çıkarmak. Akıl büyüklüğünü çıkarırken savunacağı fikrin onun için kayıp mı yarar mı olacağını düşünmeden…

Tabi ki de aklımız bizim için en güzel nimet ve kullanmamız da her zaman istenmiştir. Ayetlerde de buna sıkça rastlarız. Aklını kullanan insan ancak doğruyu bulabilir. Ancak bu akılcı akımında dahi bir üstünlük arayışı ve savaşı olursa o zaman doğruyu bulmak yerine saçmalanmış olunur.

Öyle bir hale gelinir ki, insan için değerli olanı değersizleştirmeye ve basitleştirmeye götürür. Bir de şu husus var ki biz gayba iman edenleriz. Özellikle bu akıl üstünlüğü savaşı verenler gayb konularında oldukça mahirler. Gündem ve önceliklerimiz noktasında birçok sorunumuz varken bu sorunun çözümlerine odaklanmayıp bizi ilgilendiremeyecek gaybi mesellerde alim kesilmekte bir başka densizlik. Ve bununla özellikle gençliğin kafasını bulandırır hale getirirler.

Aklın bile bir sınırının olduğunu bilmeliyiz. Aklın bile bilemeyeceği, aciz düşeceği birçok husus vardır. Bu durumda dahi sadece akılcı yaklaşım insanı helake götürebilir. Özellikle belli bir statüsü, unvanı olan kişilerin yapması toplumdaki gençler açısından büyük yara olabilir.

Bilhassa üniversite ortamına gönderilen her genç böyle bir durumla karşı karşıyadır. İlahiyata gidiyor deyip kendisini her türlü muhafaza eder anlayışı ve rahatlığı yanlıştır. Zaten bu tür farklı söylemler, akıl üstünlüğü gençlerin beynini karıştırarak ikilemde bırakıp ne yapacağını bilemeyen bir hale sürükler. Artık ihtilaf ötesi gereksiz ihtilafların içinde de keşmekeşe giren genç, saf İslam inancını anlama noktasında zorluklar yaşar. Bunun için üniversite hayatına başlayacak gençler öncelikle din konusunda tam olarak bilinçlenip belli bir fikre ve onu savunacak ya da kirli fikirlerin gölge düşürmesine müsaade ettirmeyecek bir kararlılığa sahip olmalıdır. Bugün ilahiyatlar noktasında da birçok sıkıntının olduğu müşahede ediliyor.

Sonrasında değerlerinden uzakta, dinin tam olarak yaşayamayan ve kavrayamayan bir insan profili çıkıyor ortaya.

İhtilaflar rahmettir, ancak gereksiz akıl ihtilafları yani beyaz olan bir şeye dahi kara ya da  gri demek kadar aklı bulanıklaşmaya götüren bir anlayış her şeyden uzak eder insanı.

Esra Gülşahin