• DOLAR 6.463
  • EURO 7.182
  • ALTIN 336.78
  • ...

Yılbaşı/Noel'i kutlama hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Resmi kurumlardan özel sektöre kadar, özellikle bu işi ranta çevirmiş olan medya kartellerine kadar, büyük bir kesim yılbaşı hazırlıklarını sürdürüyor. Noel'in bir Hıristiyan âdeti/bayramı olduğunu söylemeye gerek yok.

Hıristiyanların kendi bayramlarını kutlamalarından daha doğal bir şey yok. Ancak içimizdeki Hıristiyan ruhlu varlıkların, Hıristiyanlardan daha heyecanlı ve ihtiraslı bir şekilde bu geceyi kutlaması oldukça gariptir. Kendi benliğinden, inanç ve medeniyet değerlerinden bu derece kopmuş, kimliğinden ve ideallerinden bu kadar savrulmuş olan bu zavallıları gördükçe, dehşete kapılıyorum.

Bütün Hıristiyan şehirlerinde, büyük süslemeler ve masraflı eğlenceler düzenlenmektedir. Tüm yaptıkları Hz. İsa (as)'a açık bir ihanet ve iftiradır, kapitalizmin çarklarının daha düzenli ve etkili dönmesi için uydurulmuş olan günlerden bir gündür (her ne kadar geçmişe dönük dini/mistik bir arka planı varsa da...) dolayısıyla Hıristiyanlar açısından garipsenecek bir durum yoktur.

Ancak İslam beldelerindeki işgal ve tahrip etme operasyonlarına baktığımızda; Noel'de küffar ehline mutluluk ve huzur nasip olurken, biz Müslümanlara bomba, füze ve katliama denk gelmektedir. Hıristiyanlar bu süreci eğlenerek ve hayatın tadını çıkararak geçirirken, biz Müslümanlar da kurşunlar ve kuşatmalar altında ölümlerden ölüm beğenerek hayata veda ediyoruz.

Yıllardır süren, Suriye'yi işgal ve toptan yok etme operasyonunun bir ayağını da İdlib oluşturmaktadır. Suriye'nin başka yerlerinden kaçarak buraya sığınmış olan milyonlarca insanın başına şu an füzeler yağmaktadır. Rusların, Esed rejimi ile birlikte yürüttüğü bu katliamda kaç kişinin öldüğü, kaç evin yakılıp yıkıldığını bilmiyoruz. Ancak büyük bir insanlık krizinin yaşandığını bütün dünya görüyor. Ve Türkiye sınırına doğru binlerce kişinin yollarda, aç ve perişan, yaralı ve çaresiz bir şekilde çile çektiğini görüyoruz.

İdlib bomba ve füzelerle yok edilirken, çocuklar, kadınlar ve masum siviller mazlum bir şekilde ölüyor. Ne yazık ki, bütün dünyada tek ses yok. Çocukların ölmesi, şehirlerin yıkılıp yakılması ve ülkelerin tamamen tahrip edilmesi; bir 'Noel hazırlığı' kadar gündem olamıyor. Çünkü öldürülen çocuklar Müslüman çocuklarıdır. Bombalanan şehirler ve yok edilmek istenen ülkeler İslam beldeleridir.

Hele Rusya Savunma Bakanının son yaptığı açıklama ise; Müslüman liderlerin/sorumluluk sahiplerinin nasıl da büyük bir zilletin içerisinde bulunduklarını göstermektedir. Suriye işgalinden şimdiye kadar, 43 yeni silahın/mühimmatın(füze) denendiğini söyledi. Yani elin gavuru, ürettiği yeni silahlarını Müslümanların çocuklarını öldürerek deniyor. Yeni füzelerini İslam medeniyetinin beşiği olan şehirleri tahrip ederek test ediyor.

Onların çocukları yılbaşında Noel Papazının getireceği hediyeyi mutluluk içerisinde düşlerken; İdlib'in Müslüman çocukları yeni nesil füzelerin test edilmesi esnasında paramparça olmaktadır. Hıristiyan şehirlerinin cadde ve sokakları ışıltılı süslerle, eğlence için hazırlanırken; İdlib'in sokak ve caddeleri yeni nesil silahlarla ateş çemberine çevrilmekte ve yakılıp yok edilmektedir.

Ey Müslüman! Küfrün acımasız saldırılarını ve bitmez tükenmez kin ve öfkesini, bilmeden 'Noel'ine ortak oluyorsun tamam da; yeni nesil silahlarla parçalanmış kardeşlerinin/çocukların cesetlerinden de utanmıyor musun?