• DOLAR 7.558
  • EURO 8.983
  • ALTIN 474.05
  • ...

Eğitim, gelecek kuşaklarımızın toplum içerisinde; faydalı olmaları, statü kazanmaları, bilgilenmeleri, yeteneklerinin ortaya çıkarılması sürecine denir. Yani eğitim; genelde toplumda istendik davranışları oluşturma süreci olarak bilinir.

Eğitim, ülkemizde en karmaşık ve sorunlu alanlardan biridir. Karmaşıklığı sebebiyle hassastır. Atılacak adımların yerinde ve zamanında atılmaması büyük zararları beraberinde getirecektir. Toplum, aile ve fertler herkes bu zarardan nasibini alacaktır. Eğitime gereken önem verilmeli, yatırımların önceliğine alınmalıdır. Eğitim, en kârlı mecra, zararı olmayan ve gelecekte mutlaka faydasını göreceğimiz yatırımlarımızdandır.

Ülkemizdeki eğitim sisteminde ciddi anlamda sorunlarımız bulunmaktadır. Sorunun asıl temeli; siyasilerin ideolojilerini eğitim sisteminde dayatmaya çalışmalarıdır. Bu sebepler toplumumuzun eğitim seviyesini, merhalesini olumsuz etkiliyor. Eğitim teknik bir alan olduğundan uzmanları tarafından incelenirse daha faydalı olur.

Sorunlarımızdan bir diğeri, iki ya da üç yılda değişen eğitim sınav sistemimiz, sistemsizliğimizi/istikrarsızlığımızı beraberinde getiriyor. Öğrenciler sınav sistemine alışma sürecini atlattıkları gibi, başka bir sınav sistemi getirilerek, değişim gerçekleşiyor. Değişen yeni sistem, öğrencilerimizin motivasyonunu ve başarısını olumsuz yönden etkiliyor.

Ölçme ve değerlendirme metodumuzda ciddi sıkıntılarımız bulunmaktadır. Ülkemizdeki eğitim sistemimizin ölçme ve değerlendirmesi merkezi sınav sistemi üzerinden yapılıyor. Öğrencilerimiz TYT, AYT, KPSS, LGS gibi merkezi sınavlara giriyor, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından sınavdaki başarılara göre ölçme ve değerlendirme yapılır. Ölçme ve değerlendirmeden sonra sadece kamuoyu bilgilendirilir. Somut anlamda herhangi bir adım atılmaz, değerlendirmeler sadece değerlendirilir. Geri dönüt alınmaz. Oysaki eğitimde, ölçme ve değerlendirme; gelişim odaklı çalışılması ve işlenmesi gereken bir uygulamadır. Gelişim odaklı olması için mutlaka, geri dönüt alınacak şekilde olması gerekiyor.

Öğretmenlerimizin statü, mesleğini sevme ve dert etme sorunları bulunmaktadır. Ülkemizdeki mesleklerin arasında statüsü en düşük meslek, öğretmenlik olarak biliniyor. Dünya sıralamasında ise ülkemiz, öğretmenlik statüsü en düşük meslek olarak yerini koruyor. Toplumumuzda da bu şekilde davranıldığından, meslek sevilmemeye başlanıyor. İyi öğrencilerimiz, başka mesleklere yöneliyorlar. İyi öğrenciler, gelecekte öğretmen olmuyorsa ve cazip hale getirilmiyorsa memleketimizin eğitim kalitesi düşüyor. Statü düşüklüğü ve mesleğini sevmeme; dert etmemeyi de beraberinde getiriyor.

Sistemimiz ihtiyaca binaen oluşturulan bir sistem olmadığından birçok sorunu beraberinde getirecektir. Dünya eğitim modelleri, model alınmaya çalışılarak oluşturulmuş, yalnız çocuklarımızın dokusuyla uyuşmayacak uygulamalar mevcut. Değerlerimizden uzak, medeniyetimizin öğretilerine ters uygulamalar çocuklarımızı her geçen gün ahlaki olarak geriletecektir.

Bundan sonraki yazılarımda, eğitim sistemimizdeki sorunlarımızı ve çözüm yollarını yazmaya çalışacağım. Faydalı olma ümidiyle… Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.