• DOLAR 8.092
  • EURO 9.573
  • ALTIN 496.42
  • ...

MÜTTEFİK

Amerika, tarafsız olduğunu göstermek için Kıbrıs’ın Rum tarafına silah ambargosu uyguluyordu.

Tam 32 yıldır.

Bu gerginlik döneminde ambargoyu kaldırdığını açıklamış.

Türkiye tepkili…

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "ABD’nin Kıbrıs Rumlarına silah ambargosunu kaldırarak barış ortamını zehirleyen bir karara imza atması müttefiklik ruhuyla bağdaşmamaktadır" denildi.

Aynı fikirde değilim.

Aksine “müttefiklik ruhuyla tam olarak bağdaşmakta”dır.

Nasıl mı?

-Türkiye’de darbeler yapan bir müttefik,

-PKK’yi “kara gücü” olarak kullanan bir müttefik,

-Hava savunma sistemi satmayan, başkasından alındığında da ambargo uygulayan bir müttefik,

-Parasını verdiğin uçakları başkasına satan bir müttefik…

Şimdi siz karar verin eğer müttefiklik buysa Amerika’nın yaptığı müttefiklik ruhuyla bağdaşıyor mu, bağdaşmıyor mu?

 

KURTARMA OPERASYONU

Yılmaz Özdil yazmış:

“Biz Yunan’ı denize döktük.

Yunan denizlerin hakimi oldu.”

Ulvi Alacakaptan ve Hasan Nail Canat’ın oynadığı bir tiyatroda şöyle bir replik vardı.

-Biz Yunan’ı denize dökmedik mi?

-Demek ki boğulmamışlar.

Keşke Yılmaz Özdil,

Meşhur “denize dökme” olayından sonra Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile denize dökülen Yunanlıların nasıl “can ciğer kuzu sarması” olduğunu da anlatsaydı…

Yunan başbakanı Venizelos’un Ankara ziyaretinde Mevhibe hanımı (İsmet İnönü’nün eşi) koluna takarak poz verdiğini de hatırlatsaydı. Ki aynı Venizelos’un oğlu Sofokles, Bursa işgal edildiğinde Yunan kuvvetlerinin başında idi ve askerleriyle Osman Gazi’nin türbesine gidip tekmelemiş, içki alemi düzenleyip hakaret etmişti.

Ha bu arada şu anda Türkiye’nin başını ağrıtan Ege adaları konusunda “İstemiyorum, savunamayız” diyen siyasetçinin kimliğini de kamuoyuna açıklasaydı Yılmaz Özdil.

Bir de para yardımı meselesi var.

6 Mart 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesi, şöyle ilginç bir haber verdi: “Atina Türkiye sefiri Enis (Tulça) Bey bugün Yunan Hariciye Nazırı Mihalokopulos'u ziyaret ederek İsmet Paşa'nın Yunan harp malulleri sandığına 300 Türk lirası hediye ettiğini bildirmiştir. Mihalokopulos İsmet Paşa Hazretlerinin bu nezaketine hararetle teşekkür etmiş…”

Yılmaz Özdil, bu işe ne diyorsun?

Yunan’ı denize döktükten sonra sanki “birileri” kurtarma operasyonu yapmış…

 

SADECE MAŞA

Tunus eski Cumhurbaşkanı Merzuki, “BAE, İsrail-ABD mandası haline geldi” demiş.

Yanlış…

Manda’nın siyasette bir karşılığı var;  

Şöyle tanımlanır “Manda yönetimi”: Bazı nedenlerden dolayı kendini yönetemeyecek durumda olan ülkelerin, kendi kendini idare edecek duruma gelene kadar başka ülkelerin üzerinde yönetim oluşturma durumuna verilen isimdir.

BAE’nin durumu farklı..

Maşa sadece…

Elleri daha fazla kirlenmesin diye tuttukları bir maşa…

 

ŞEYTANIN ÇOCUKLARI

Haber şöyle:

“Charlie Hebdo, İslam aleminde infiale yol açan karikatürleri yeniden yayınlamış.”

Hani o hakaret içerikli karikatürler var ya işte onlar..

Hatırlayalım.

Cezayirli Kuaşi kardeşler (Şerif ve Said Kuaşi) İslam’ın değerlerine iğrenç hakaretlerde bulunan karikatürlerden dolayı şeytanın çocuklarının yuvalandığı lanetli dergiyi basmış ve bu işe bulaşmış 12 kişiyi cezalandırmışlardı.

Bu olaydan sonra Charlie Hebdo'nun çizerlerinden Luzier, "Bir daha Hz. Muhammed karikatürleri çizmeyeceğim, artık bu konularla ilgilenmiyorum" açıklaması yapmıştı.

Demek ki, “Kur’an yakma” olaylarından cesaret bularak “bitleri kanlandı” ve yine böyle bir alçaklığa imza attılar.

Böylelerini Necip Fazıl merhum güzel tarif etmiş:

“Bazı kişiler vardır ki, onlara alçak bile diyemem. Çünkü alçaklık bir seviyedir, onlar çukurdur…”

 

İLLE DE BARIŞ

Barıştan yana olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, Yunanistan ile Türkiye arasında bir savaş yaşanmasını istemediğini dile getirdi.

Başka…

Bu kadar.

Kıta sahanlığı tartışması nedir, adaları kim silahlandırıyor, kimi sahillere hapsediyorlar?

Bunlar önemli değil Kemal bey için.

Kendisi barış istiyor.