• DOLAR 5.889
  • EURO 6.533
  • ALTIN 294.89
  • ...

İran’da protestolar devam ederken Uluslararası Af Örgütü, şimdiye kadar en az 208 kişinin öldürüldüğünü iddia etti. İranlı yetkililer ise ölü, yaralı ve gözaltı sayısını açıklamıyor.

İran Yargı Erki Sözcüsü Gulam Hüseyin İsmaili, akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar esnasında ölenlere ilişkin ‘resmi olmayan organlar’ tarafından yayınlanan verileri kabul etmedi. İsmaili, bunların düşman gruplar tarafından ortaya atılan yalanlar olduğunu öne sürdü.

Tabii sadece uluslararası kurumlar değil, siyasi liderler de açıklamalar yapıyor.

Herhalde en ilginç açıklama Donald Trump’tan geldi:

“Şu anda konuşurken belki de binlerce insanı öldürüyorlar. Bu yüzden interneti kesiyorlar. Böylece insanlara neler olduğu görülmüyor”

“Trump’ın saçma açıklamalarından biri daha” diyebilirsiniz; ama bence biraz daha dikkat edin.

Evet, “binlerce insan öldürüyorlar” sözleri abartılı; ama devamında Amerika’nın İran içinden istihbarat alamadığını da söylemeye çalışıyor.

İnternete muhtaç bir Amerika var karşınızda.

Amerikalıların sivil ölümlerini önemsemediği kesin. Asıl tepki sanırım içeri sızmakta başarısız olmaları.

 

ILIMLI İSLAM YAKMAYA BAŞLADI

Suudi’de “ılımlı İslam” projesi tam gaz devam ediyor.

Toplum daha önce görmediği ahlaksız konserlerin tertip edildiğinden haberdar oluyor; ama sesini çıkarıp itiraz edebilen yok!

Bir ara itiraz edenler ya ülkeyi terk ettiler ya da zindanlarda ağır şartlar altında yaşıyorlar.

Tabii itiraz edenler kadar ne yaparsa yapsın kraliyet ailesine destek çıkanlar da var.

Bunlardan bir grup var ki krala destek konusunda kendilerini oldukça aşmışlar.

Liderleri Rabi bin Medhali’den dolayı bunlara Medhaliler deniyor.

Medhaliler, Hasan el Benna’ya düşmanlıklarını açıkça dile getirirken Seyyid Kutub’u tekfir ediyorlar. Halihazırda da İhvan ve Hamas için “Terör örgütü” ifadesini kullanıyorlar. Kraliyet ailesinin isteği üzerine silahlı güçler oluşturup Libya’da Amerikan ajanı Hafter’in yanında meşru Libya hükümetine karşı savaşıyorlar.

Bunların vaiz ve hatipleri kraliyet ailesini savunurken akla ziyan yorumlarda bulunmaktan çekinmiyorlar.

Bunlardan birinin ismi Abdulaziz Reyyis…

Reyyis her fırsatta yönetime itaatin farz olduğunu, karşı çıkmanın, hatta eleştirmenin “Haricilik” olduğunu söylemekten çekinmedi. Hatta yakın dönemde “Devlet başkanınız televizyonda canlı yayında yarım saat zina edip içki içse de size düşen ona itaat etmektir” şeklinde sarf ettiği sözlerle gündeme gelmişti.

İşte bu Reyyis, 2 yıl önce akidesine zıt olarak yaptığı küçük bir eleştiri yüzünden “Ilımlı İslam” yönetiminin hışmına uğradı. Vaaz vermesi yasaklanmış…

Abdulaziz Reyyis, "Heyetu-t Terfi"yi (Eğlence Heyeti) ve faaliyetlerini eleştiren sözler sarf etmiş 2 yıl önce. Ilımlı İslam yönetimi ise ona “tevbe” kapısı açma gereği bile duymadan cezayı basmış.

Reyyis kendini affettirmek için kaç takla atar bilmem; ama zaten sıcak olan memlekette “Ilımlı İslam”ın yavaş yavaş en yakınındakileri de yakmaya başlayacağının işaretidir bu olay.