• DOLAR 5.815
  • EURO 6.466
  • ALTIN 276.07
  • ...

Hem CHP’de hem de memlekette bir “akıl tutulması” yaşanıyor.

Ortaya “Erdoğan’la görüşme” iddiası atılıyor ve Kılıçdaroğlu dahil CHP’nin hem önde gidenleri hem de geriden gelenleri aynı koroya katılıyor: “Bize kumpas kuruluyor.”

Haberi ortaya atan gazeteci CHP’li,

Gazetecinin bilgi aldığı T. Atilla CHP’ye yakın,

  1. Atilla, konuyu bir CHP’liye ve Kılıçdaroğlu’na doğrulatmış,

Suçlanan kişi CHP’li Muharrem İnce,

Yani…

Yani mutfak CHP’nin, yemeği pişirenler CHP’li, yiyenler CHP’li; ama kumpası başkaları kurmuş!

Bu hem akıl, hem idrak, hem de izan tutulmasıdır, başka bir şey değil.

***

Bir örnek de İYİ Parti’den…

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Külliye’ye giden CHP'li" konusunda konuşmuş: "Ekranları BBG evine çevirdiniz, ayıp yahu. Madem Saray'a gidenleri konuşuyoruz, Kim Saray'a gitti de Erdoğan'ı ikna etti de santral bacalarına filtre takılmasını engelledi onu merak ediyorum. Saray'a kim gitti de Sayın Erdoğan'ı elektriğe, doğalgaza yüzde 70 zam yapmasına ikna etti onu merak ediyorum.”

Şimdi siz bu sözlerden bir şey anladınız mı?

Eğer anladığınızı düşünüyorsanız “akıl tutulması” konusunda ciddi bir eşgüdüm içindesiniz demektir.

Meral Akşener, CHP’deki durumu görüyor. Olayın dışarıyla, Erdoğanla bir alakası olmadığını da iyi biliyor. Ne CHP’ye ne de AK Parti’ye bu konuda çatamayacağı için kendince konuyu gündeme taşıyan “yandaş basına” laf çakıyor. Tabi bu arada sözlerinin anlaşılmaması için büyük bir özen gösteriyor.

***

“Erdoğan ile buluşma” haberini köşesine taşıyan kişi Rahmi Turan.

Ahmet Hakan, köşesinde R. Turan’a yüklendi:

“Eğer dikkat çekmek için yapıyorsanız bunu...

Geçmişte yaptığınız “Sakallı bebek doğdu” türü uydurma haberler bile bu yaptığınızdan daha masumdur.”

Rahmi Turan itiraz etti ve “Sakallı bebek haberi bana ait değil” dedi.

Tabii siz de merak ettiniz “nedir bu sakallı bebek?” meselesi diye.

Cümle alemin “akıl tutulması” yaşadığına dair ilginç bir anekdot olduğu için kısaca değinelim.

1987 yılında “masa başı gazeteciliği”nin bile haber kabızlığı çektiği bir dönemde ortaya çıktı bu haber.

O dönem çıplak kadın fotoğrafı basmaktan başka bir şey yapmayan bir gazete “sakallı bebek doğdu” diye bir haber yaptı ve bu haber günlerce konuşuldu.

Gazetenin yazdığına göre “sakallı bebek” doğar doğmaz kıyametin ne zaman kopacağını söyledi ve öldü.

Bu kez basında ve halk arasında “kıyametin zamanı” polemiği başladı ve bir süre devam etti.

  1. Turan “alakam yok” dese de o dönem aynı gazetede çalışan biri şunları söylemişti: “Rahmi Turan uydurdu onu. Masa başında uydurdu o “Sakallı Bebek” olayını. Haberin resmini de gazetenin karikatüristine çizdirdi. Baştan sona yalandı.”

Yani demek istiyoruz ki, bu “akıl tutulması” denen şey bazen çok uzun sürüyor bazen de bulaşıcı bir hal alabiliyor.

Bazı gündemlerin peşine fazla takılmamak lazım.

Gülüp geçmez de “kumpas” aramaya başlarsanız sizde de “semptomları” görünmeye başlamış demektir.

Biz mi?

İşimiz bu olduğu için sık sık kontrole gitme ve tedavi olma ihtiyacı hissediyoruz.