• DOLAR 13.403
  • EURO 15.235
  • ALTIN 793.201
  • ...

Sosyal hayat içerisinde bireyi çevreleyen birden fazla faktörün olduğunu söylemek mümkün. Birey, sosyal hayat içerisinde bir taraftan kendi gelişimini, kazanımlarını sağlarken diğer taraftan bütün kazanımları yok edecek faktörlerin fonksiyonel ve aktif olması gerçekten düşündürücü bir durum.

Toplumun bütün katmanları sorunun böyle olduğunu bildiği halde bireylerin böylesi sorunlarına net çözüm üretememesi sosyolojik anlamda ciddi bir sorun. Bir taraftan sorunlar çözülmeye çalışılırken özellikle medya ve kitle iletişim araçlarının sorunları daha da derinleştirmesi, içinden çıkılmaz bir hal alması, hepimizi derinden üzmüş; çoğu zaman bizleri çaresiz bırakmıştır.

Nasıl ki insan bir tarlayı eker, emek verir; birileri gelir, tarlayı yakarak bütün emekleri boşuna çıkarıyorsa sosyolojik tahribatlar da aynen öyle. Bazı fedakâr, cefakâr insanlar gece gündüz demeden insanların ıslahı için çalışırken bazı şer odakları da hep toplumun her türlü kazanımlarını yok etmeye çalışmakta.

Tarih boyunca birileri hep yapmaya çalışırken birileri de hep bozmaya çalışmıştır. Birileri toplamaya çalışırken birileri hep dağıtmaya çalışmıştır. Nereye kadar bu böyle gider bilemem. “Bildiğim bir şey varsa hiçbir şey bilmediğimdir. Hiçbir şey bilmediğimden çok şey öğrenebilirim.” düşüncesinden hareketle her türlü hayrı, sosyolojik faydayı düşünerek yılmadan çalışmamız gerektiğine inanıyorum.

Özellikle her aile kendi çocuklarına sahip çıkarak topluma faydalı bir birey yetiştirmeyi hedeflemelidir. Kimse kendi çocuklarına sahip çıkmazsa aşırı korumacılık ilkesinden hareket ederek çocukları hep haklı görürse, böylesi sorunların çözülmesi mümkün değildir. Son zamanlarda çocukların aşırı tablet kullanımı, sürekli dizilerin evde izlenilmesi, ebeveynlerin çocukların sorunlarından kaçmaya çalışması en büyük problem.

Aşırı tüketme ve harcama alışkanlığı da günümüzün en büyük problemlerinden biri. Küçük çocukların elindeki marka marka cep telefonları, büyük alış veriş merkezlerine giderek sınırsız harcamalar, uzun vadede ciddi problem. Bir çok insan lüks içinde yaşarken diğerlerinin ona ayak uydurmaya çalışması da bir problem. Problemi tespit edip önlem alınmaması en büyük problem.

Kısacası bizler çoğu problemi görüp görmemezlikten geliyoruz. Bu da bize çok pahalıya mal oldu ve de olmaya devam edecek. Artık gözlerimizi açma zamanı gelmedi mi? Ne zamana kadar kör sağır ve dilsizliğe oynayacağız?

Bilinçli bir toplum ortaya koymak istiyorsak sorunlar gerçekten irdelenmeli, çözümler aranmalıdır. Eğitime ciddi anlamda destekler verilmelidir. Toplumdaki bireyler anlayışını ve bilincini kaybettikten sonra ekonomik anlamda uzun vadeli planlar yapsak da nafile. Zaman zaman devletin güzel projeleri oluyor. Bunlar gerçekten usulüne göre uygulanıyor mu? Hayır.

Çiftçilikle uğraşana, hayvancılıkla uğraşana farklı destekler veriliyor; hangisi ciddi anlamda hakkını veriyor. Maalesef birçoğu ‘Verilen parayı nasıl cebe atabilirim?’in peşinde. Bizler, gerçekten toplumdaki sorunları çözmek istiyorsak uzun vadeli eğitim planları, uzun vadeli etik içerikli planlar yapmalıyız. Bizler gerçekten eğitimi önceliyorsak eğitimi ahlakla taçlandırmak zorundayız. Aksi halde toplumun bütün katmanları zarar görecektir.

Selam ve dua ile…