• DOLAR 7.84
  • EURO 9.158
  • ALTIN 474.42
  • ...

Hayatımızın çoğu aşamasında olayları kıyaslarken düz mantıkla hareket ederiz. Mesela İnancımız bir taraftan tutumluluğu dile getirirken diğer taraftan harcamayı dile getirir. Düz mantıkla baktığımızda bir çelişki gibi görebiliriz. Fakat ilmi açıdan baktığımızda her konunun bir formatının olduğunu ya da bir mantığı olduğunu söyleyebilirim.

Nerede tutumlu olunması nerede harcama yapılması konusuna gelince tarihsel olaylara bakarak bir yorumlama yapabiliriz. Bu konuda inanç ve değer sahiplerinin tutumlarına baktığımızda gözü gibi baktıkları hurma bahçelerini yeri zamanı geldiğinde gözünü kırpmadan rıza-i ilahi için feda etmişlerdir. Kaşıkla topladıklarını yeri geldiğinde kepçeyle dağıtmışlardır. Bu konuda sayısız örneklere rastlamak mümkün. İlimde derinleşen insanlara baktığımızda perspektifleri bu yöndeydi.

Peki günümüzde bu konu nasıl yorumlanmakta?

Günümüzün en büyük problemine baktığımızda neyin nereye nasıl harcandığıdır. Eski insanlar, Allah’ın rızasını kazanmak için her şeyini harcarken bugünün insanları maddiyatı kazanmak için halk tabiriyle kendilerini Allah’tan etmekte. Bu mantıkla hareket eden insanların zora düştüklerinde “Allah beni niye görmüyor?” diye sitem etmeleri asıl çelişki değil mi?

İnsan kendi yaratanını düşünerek gerekli adımı atmalı. İletişime geçmek için O’nun buyrukları hassasiyetle incelenmeli. Bir arkadaşımızla iletişime geçmek için telefonumuzun çekmesi için en yüksek yerlere çıkıp iletişime geçebiliyorsak Yaradan’la iletişime geçmek için yüce kitabı iyi okuyup iyi bir noktaya gelebilmeliyiz.

İyi bir noktaya gelmenin yolunun da insanın önce kendisine sonra insanlara faydalı olmasından geçtiğini söyleyebiliriz. İyi bir bakış, iyi bir davranış, insanın Yaradan’la ilişkisini güçlendirecektir. Küçük adımlarla bir başlangıç yapabiliriz. Gücümüz nispetinde iyilikler yaparak iyi bir noktayı yakalayabiliriz. Bu noktaya geldikten sonra hayattan lezzet almaya başlarız. Böylece kendimize değer kattığımızda değer de almaya başlarız.

Samimi dostlarımızla hediyeleşmek bu işi taçlandıracaktır. Bir dostumuzla birlikte çay içmek, yemeğe gitmek çok önemli. Akrabalarımızı ziyaret etmek, uzaktaki akrabaları telefonla arayıp sormak, yakın akrabalarla düzenli gidip gelmek insana hem maddi hem de manevi güç katacaktır. Bu davranış boyutuna baktığımızda bunlar hem Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik davranışları hem de insanın güvenini ve motivasyonunu ciddi şekilde etkileyecektir.

Bu düşünceden yola çıkarak günlük olarak hem Allah’ın gönderdiği yüce kitabı okumalı hem de sosyolojik ve psikolojik kitaplar okumalıyız. Bir taraftan dini ilmi iyi kavrarken diğer taraftan da pratiklerimizi sağlıklı bir temele oturtmalıyız.

Sabırla küçük adımlar atmak çok önemli. Yüce kitabımızın iniş şekline ya da tamamlanma şekline baktığımızda meseleleri daha iyi kavrayabiliriz. Bu yüzden insanların bir anda değişimini beklemek çok doğru olmaz. Her insanın iyi bir noktaya gelmesi için gereken çalışmayı yapıp uzun süre beklemesi daha doğru olacaktır. Bütün yaşadıklarımızdan bir ders çıkaracak olursak durumumuz ne olursa olsun telafilerimize, iyiliklerimize küçük adımlarla başlamak çok mantıklı olacaktır. Ahireti kazanmak için de maddiyata çok bakmadan yeri zamanı geldiğinde büyük adımlar atmak bizlere kazandıracaktır.

Selam ve dua ile…