• DOLAR 5.802
  • EURO 6.463
  • ALTIN 275.25
  • ...

İnsanın yaratılışından bugüne uzun yıllar geçmiştir. Tarih tünelinde yürüyen insanın uzun bir hayat hikayesi vardır.

Tarih, insanın yaratılış amaç ve gayesini idrak etmesi doğrultusunda müspet ve menfi yönde seyir izlemiştir.

Tarih, insanın bazen aynası olmuş, geleceğe projeksiyon tutarak yol göstermiş, bazen de Ali Şeriati'nin deyimiyle insanın dört zindanından birisi olmuştur.

Bu zindandan kurtuluş, hayat tasavvurumuzun doğru veya yanlış oluşturulmasına bağlıdır. Ancak hayatı anlar ve anlamlandırırsak oluşturduğumuz hayat tasavvurumuz bizi bu tarih zindanından kurtarır.

Bugün gelinen noktada, İnsanlık maalesef hayatı anlamak ve anlamlandırmak gibi yüce bir gayeyi,  dünyevileşerek, modern ve müreffeh hayat yaşamak uğruna kaybetmiştir. Türkiye tarihine baktığımızda Türkiye'de Cumhuriyeti kuran kadroda bu menfi durumu görmekteyiz. O günden beridir özellikle genç nesil kaybettiği İslam kültür ve medeniyet kodlarını bulamamıştır. Yamuk bir hayat tasavvuru oluşmuştur.

İslam kültür ve medeniyetine geri döndüğümüzde göreceğiz ki; Allah ve Rasulü inananlarda muhteşem bir hayat tasavvuru oluşturmuştur.

Ancak inananlarda oluşturulan bu hayat tasavvuru, Hz. Muhammed'in(s.a.v) vefatından sonra yüzde bir derecelik açıyla da olsa bozulmaya başlamıştır.

Bu bir derecelik açı, insanın tarih yolcuğunda artarak devam etmiştir. Bazı dönemlerde tekrar açının sıfır olması konumuna dönüş hareketleri ve girişimleri olmuş, ancak bu açı bir türlü kapatılamamıştır. Şehit Seyit Kutup bu durumu şöyle dile getirmiştir: "İnsan bir derecelik açı ile kıbleden saparsa, bu açı hedefe ulaşana kadar gittikçe açılır ve kıble ile arasında büyük bir mesafe oluşur.

Osmanlının tarih sahnesinden çekilmesi ile birlikte İbn-i Haldun'un "Devletler insanlar gibidir, doğar, yaşar ve ölürler." tezi doğrulanmıştır.

İnsanın hayat tasavvurunda bu üç aşama ayrıca insanın ontolojik varoluşunun temelini de oluşturur.

Allah Rasülü(a.s) insan hayatını Allah'tan aldığı ayetlerle inşa etmiştir. Bundan dolayıdır ki; ashabında oluşturduğu hayat tasavvurunu bugünün seküler aklı ile hareket eden Müslümanlar anlayamamışlardır.

Yüzyıllardır Allah ve Rasülüyle savaşan şeytan ve şeytani düzenler Müslümanlarda Allah ve Rasülü’nün oluşturduğu hayat tasavvurunu bozmaya çalışmışlardır. Bu bozulma edebiyattan sanata, siyasetten ekonomiye, eğitime bir çok alanda kendisini göstermiş, barbar batının bayatlamış söylemlerinin tesirinde kalınmıştır.

Batıl yolda yürüyenler hiçbir zaman hakkı ikame edemezler.

Başkasının arabasına binenler varmak istedikleri yere birilerinin lütfu ile ancak varırlar.

İşte Allah Rasülü bize örnek ve öncü bir şahsiyet olarak Nebi sıfatıyla yol göstermiş, Allah ve Rasülü’nün bizde oluşturmak istediği hayat tasavvurunun pratiğini uygulamıştır.

Nebi(a.s) şöyle buyurmuştur: "Benle dünyanın hali "Bir ağaç altında gölgelenip yoluna devam eden yolcunun haline benzer. Yolcu ağaç altında gölgelenip sonra yoluna devam eder."

Bu anlayışla oluşturmamız gereken hayat tasavvuru kapitalizme, sekülerizme asla geçit vermez.

Bundan dolayı hayatı üç günlük bir dünya olarak görelim.

Dün, bugün ve yarın...

Dün geçmiştir, artık düne ait şeylerden tecrübeden başka alacağımız bir şey yoktur. Mevlana’nın deyimiyle "dün geçmiştir cancağızım yeni şeyler söylemek lazım."

Bugün, "an bu andır." Yeni şeyler bugüne aittir. Yarına ulaşacağımız meçhul...

Bugüne söyleyecek sözü olmayanlar, yarın için umut beslemesinler.

Dün karşı çıktıklarımızı bugün neden kabulleniyoruz...

Dün düşman bellediklerimizi bugün neden dost ediniyoruz...

Dün ak dediklerimize bugün neden kara diyoruz...

Bizden olan haksızlıkları, zulümleri birilerine dayatıyoruz...

Dün insanlara mütevazı olmayı öğütlerken, bugün neden müstekbirleşiyoruz.

Dostları incitecek gülleri neden deste deste atıyoruz...

Bunları çoğaltabiliriz.

Bütün bunlar hayat tasavvurumuzla doğru orantılıdır.

Yeniden Allah ve Rasülü’ne imanın gereği olan hayat tasavvurunu doğru bir şekilde oluşturmalıyız.

Bu tasavvurla yaşanan hayat o zaman anlam kazanır.

1 Comments

Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz başarıyla gönderildi.
Moderatörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum gönderilirken bir hata gerçekleşti.

Diğer Köşe Yazarları