• DOLAR 5,8025
  • EURO 6,6095
  • ALTIN 263,951
  • ...

Formüller problemleri çözmenin kalıba dökülmüş halidir. Nasıl ki matematik ve fizik gibi ilimlerde problemler çeşitli formüllerle çözülüyorsa, toplumsal problemlerde çeşitli formüllerle çözülür. Doğru formül, doğru sonuca götürür.

Toplumsal problemlerin çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler bulunup gerekli ve doğru çözüm sunulmayan toplumlar bozulmaya, dağılmaya ve yok olmaya mahkûmdur. Toplumun dağılmasını önleyen, onu ayakta tutan, birden çok temel unsur vardır. Bunlardan en önemlilerini öncelik sıralamasına göre üçe ayırabiliriz.

Bunlar;

1-Adalet

2-Ahlak

3-Aile Kurumudur.

Buna 3A formülü de diyebiliriz. Bu toplumun huzur ve refah seviyesini sağlayan en önemli formüldür. Eğer bir toplumda bu üç kurum sağlıklı olarak yerleşmişse o toplum huzur ve güvenin sağlandığı bir hayat yaşar.

“Adalet mülkün temelidir.” Adalet toplumun temel direğidir. Bir toplumda adalet yoksa mülk yıkılır.

Ahlak ise adaletin topluma sirayet etme biçimine göre şekil alır. Adaletle yapılan her iş ahlakidir. Hiç bir fiil yoktur ki ahlaki olduğu halde adil olmasın. Ahlakın topluma sirayeti ve toplumda maya tutması adaletli yönetim anlayışları ve adalet kurumunun işlemesiyle sağlanır.

Adalet eşitlik demek değildir. Eşitlik, iki şeyin birbirine benzemesi, birinde olan özelliğin diğerinde de mevcut olması demektir.

X eşittir y gibi…

Adalet ise; farklılıkları hikmetle yerli yerinde kabul eder, insana ve eşyaya hak ettiği yeri verir. Zira Allah(c.c) hiçbir şeyi eksik ve kusurlu yaratmamıştır.

Konuyu cinsiyet eşitliği meselesine getirmek istiyorum. Daha doğrusu toplumda böylesi bir sıkıntı varmış gibi problem haline getirilmesi meselesine…

Bir kere probleme konu olan kavram(cinsiyet kavramı) eşitlik kavramıyla bir araya getirilerek batı emperyalizmi tarafından bir problem olarak oluşturulmuştur. Eğer bu problemi onların formülleriyle çözmeye kalkarsak yukarıdaki formüldeki gibi x eşittir y diyerek problemi çözmemizi sağlayacaklardır. Yani kadın eşittir erkek, zaten cinsiyet eşitliğinden de kast ettikleri budur.

Cinsiyet dediğimiz şey kadının kadın, erkeğin erkek olarak yaratılış görev ve sorumluluğunda olma halidir. Eğer cinsiyetlerin eşit olduğunu iddia ederseniz; kadını kadın olmaktan, erkeği de erkek olmaktan çıkarırsınız. Yani bu kadını ve erkeği görev ve sorumlulukları noktasında öldürmek demektir. Batı kendi medeniyetinde öldürdüğü insanla yetinmeyerek şimdi de İslam toplumlarındaki kadın ve erkekleri öldürmek istiyor.

Kadın ve erkeğe tasavvurunu değiştirerek, kapitalist ve seküler olarak devam ettirmek istediği hayatın malzemesi yapmak istiyor. İnsanı dişlerinin arasına alarak öldürmeye çalışıyor. Bu dişleri kırmak Müslüman bireyin temel görevlerindendir. Yoksa bundan birkaç yıl sonra yeni nesli kadın erkek karışımı, eşitlenmiş bir varlık olarak görebiliriz. İslam`ı kendine din olarak kabul etmiş bir birey bunu kabul edemez.

Cinsiyet eşitliği fıtrata müdahaledir. Allah`ın insanı yaratma amaç ve gayesini saptırmadır. Kadın annedir, erkek babadır. Annenin görev ve sorumluluklarını alır babaya verirseniz veya bir babanın görev ve sorumluluklarını alır anneye verirseniz bunun adı zulüm olur.

Batı emperyalizmi İslam ve İslami doneleri içinde barındıran toplumları bölmek, parçalamak ve yutmak istiyor. Bunu gerçekleştirmek için plan ve projeler geliştiriyor.

2012 yılında yapılan ve maalesef Türkiye`nin de imzaladığı sözleşmelerin maddelerini okuduğumuzda bunu rahatlıkla görebiliyoruz.

Batı emperyalizminin İslam toplumlarına biçtiği bu gömlek deli gömleğidir. Bu gömlek bize uymaz.

Cinsiyet eşitliği İslam kültür ve medeniyet tasavvurunun altına sokulmuş bir bomba hükmündedir. Bununla yapılmak istenen ateist ve deist bir nesil oluşturmaktır.

Okullarda uygulanmak istenen, cinsiyet eşitliği, plan ve projesi ile gençliğin getirilmiş olduğu uçurumun kenarından kurtarma değil, uçurumdan aşağıya atmak olacaktır.

Cinsiyet eşitliği ailelerin parçalanması, dağılması ve ailesiz bir toplum oluşturma plan ve projelerinin de bir parçasıdır. 6284 sayılı yasa ve İstanbul sözleşmesi ile toplum İslami değer ve yargılarından hızla uzaklaştırılıyor.

Bir an önce bu toplum üzerinde oynanan oyunların farkına varılmalı ve batı emperyalizmin uyguladığı plan ve projeler yırtılıp atılmalıdır.

Yeniden İslam`ın kadim değerlerine dönülmeli, bu değerler çerçevesinde plan ve programlar yapılmalıdır.

Selam ve dua ile…