DEMOKRASİ, HAYAL VE GERÇEK

Demokrasi en anlaşılır şekliyle halkın kendi kendini yönettiği yönetim şekli olarak ifade edilebilir. Oysa tarihi süreç içinde halk hiçbir zaman kendi kendini yönetmemiştir. Kendi kendini yönettiğini zannettiği zamanlarda bazen bir kralın, bazen saltanatın, bazen de bir diktatörün kollarında kendini bulmuştur.

Allah(c.c) Kuran'da insanın başıboş yaratılmadığını, bir mesuliyet ve sorumlulukla mükellef kılındığını Kuran'ı Kerimde bize bildirmektedir.

'İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.''(Kıyame:36)

Birçok ayette başıboş ve kendi haline bırakılmayacağı beyan edilen insan, yaratıcı tarafından yönetim gibi önemli bir konuda nasıl serbest bırakılır ve beşerin eksik kanunlarıyla yönetilmesi istenir. Bu mümkün müdür?

İslam halkın kendi kendini yönetmesine asla müsaade etmez.

Neden?

Çünkü yaradan, yarattıkları için hangi kanun ve yönetimler onlar için uygunsa, onu oluşturmalarını ve uygulamalarını ister. Bunun için de Resulleri aracılığıyla insanlara kitap göndermiştir.

Demokrasi çoğunluğun idaresidir. Oysa İslam az da olda hakkı tutar ve yönetimde etkin kılar.

Demokrasi hâkimiyeti millete verir. Bundan dolayı parlamenter sistemlerde meclis duvarlarında ‘'Hâkimiyet kayıtsız şartsız Milletindir'' der. Oysa İslam birçok ayette ‘'Hâkimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır'' der. Allah hâkimiyetini akil bir topluluğun meşveret yapması ve istişare kurumunun oluşmasıyla sağlar.

 Akıl ve vahiy dengesini birlikte toplumun hukuk, iktisat, ekonomi, aile gibi temel taşlarının harcı olarak kullanır.

İnsan doğası gereği yanlış yapmaya müsait bir biçimde yaratılmıştır. Peygamberler bile yanlışa yönelmeye meyil ettiklerinde Allah onları hata yapmaktan korumuş ve uyarmıştır. İnsanların bu yanlış yapmaya meyilli yapısını düzelten ve onları yanlış yapmaktan alıkoyan istişare kurumudur. Diğer bir şekilde ifade edecek olursak ortak akıldır.

Aslında demokrasi de ortak akıl kurumunu kısmen görsek de bu İslam'daki istişare kurumuna hiçbir zaman denk olmaz.

Tarih bize göstermiştir ki keyfiyet kemiyetten üstündür. Demokrasi kemiyeti kendine taraf almıştır.

Demokrasi çoğunlukta galibiyet aramıştır. Ancak nice azlar çoklara galip gelmişlerdir.

Bugün dünyanın yeniden şekillendirilmesinde kendi emperyalist hedeflerine ulaşmak isteyen güçler, kapitalizm gibi, sekülerizm gibi, insanlığın manevi değerlerini yok sayan ve dini hayatın dışına iten, hayat şekillerini demokrasi kılıfı altında insanlığa sunmaya çalışmaktadırlar.

Bundan dolayı demokrasi adına, demokratik yönetimler oluşturma adına, cinayetler işlenmekte, ülkeler parçalanmakta ve dünya korkunç ve karanlık bir yolda son sürat ilerlemektedir.

İşte insanlığı bu sonu belli olmayan yoldan ve uçurumun kenarından alacak tek bir yönetim şekli vardır buda İslam yönetimidir. Yani katıksız, kendine has ve meşrutiyetini Göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'tan alan yönetimdir.

Bugün demokrasinin sadece adı var. Ama uygulamada demokrasi yoktur.

ABD'lı noam chomsky ‘'demokrasi gerçek ve hayal'' adlı kitabında demokrasinin sadece bir hayal olduğunu bütün boyutlarıyla tarihi gerçeklere ve belgelere bağlı kalarak açıklamıştır.

chomsky Amerikanvari demokrasinin gerçek ve çirkin yüzünü bu kitabında bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Tabii ki demokrat ABD yönetimi chomskyi yasaklamıştır. ABD Demokrasinin hayal olduğunu bu vesile ile ispatlamıştır.

Batının Üçüncü dünya ülkelerine pazarladığı demokrasinin hayali bile hayli paradoksal saptamalarda bulunuyor.

Sözde demokrasi ile idare edilen, halkın kendi geleceği ve kendi kaderi üzerinde etkin rolünün olduğu ileri sürülen toplumlarda sermaye sahiplerinin keyiflerinin kaçmaması sağlanmaktadır.

Seçimler ilahlaştırırmış ‘'liderler''den, yani sembolik figürlerden birinin tercihi olayına indirgenmektedir.

Hayallerle, illüzyonlarla ve halk adına hakkı çiğnemekle hiçbir yönetim şekli devam edemez. İnsanlara ve insanlığa huzur ve güven veremez.

Son olarak yönetimlerin din ile doğrusal bir ilişkisinin olduğunu düşündüğümüzde, dinin bir yaşantı şekli olduğunu ve dolayısıyla her yönetiminde bir yaşantı şekli olduğu gerçeğinden yola çıkarak, demokrasiden İslam'ın barış ve güven veren yaşantısına sığınmak insanlığın kurtuluşu olacaktır.

Selam ve dua ile…

Görüş ve Önerileriniz için...


Yorumlar Yükleniyor..