• DOLAR 5,7445
  • EURO 6,4830
  • ALTIN 239,938
  • ...

Türkçeye yabancılaşma olarak tercüme edilen, İngilizcede ‘`alienation``, diğer kullanılan ismiyle ‘`alinasyon`` kavramına Ali şeraiti ‘`eşekleştirme`` demektedir. Eşekleştirme yanlış bilinç veya bilinç yokluğudur.

Bundan dolayı, yabancılaşma kavramını yukarıdaki anlamlarında kullanıyorum. Yabancılaşma, insanın kendi doğal yapısından, benliğinden, özünden, kültüründen ve kendi tarih felsefesinden uzaklaşmasıdır. Kendine yabancılaşan insan, kendi öz değerlerine iğrenerek bakmaya başladı. Artık alinasyon geçiren insanın, imrenilmesi gereken her duruma iğrenerek baktığını görüyoruz.

Gelenek ve modernizm arasında kendine yabancılaşan insan, ya geleneğin sorgulanmayan ve eleştiri süzgecinden geçirilmeyen fikir ve düşüncelerin kölesi oldu… Ya da modernizmin albenili hayatının ortasına düştü…

Gelenekten miras olarak almamız gereken kültür ve medeniyeti, kendine yabancılaşan insan terk etti. O artık atalar dininin bir müntesibidir. Modernizm ise, her yeni olanı alarak kendi olmaktan uzaklaşmıştır. Olaya eski ve yeni bakış açısıyla bakan insan, eski olanı atmış ve yeni olanı alarak kendisinden ve özünden uzaklaşmıştır. Oysa varoluş bilincini kaybetmemiş, alinasyon geçirmemiş insan için, eski eski olduğu için değil, kötü olduğu için atılmalı… Yeni yeni olduğu için değil, güzel olduğu için alınmalıydı...

 Ancak kendine yabancılaşan insanda kavramlar semantik bir değişime uğramıştır.

İnsanoğlunun kendine yabancılaşmasında en büyük değişim, dini anlamdaki yabancılaşma olmuştur. İnsan varoluş amacını unutarak sahte kutsallara bağlanmıştır. Bu kutsallar niceliksel olarak artış göstermiş, sapmış ve saptırmışlardır.

İnsanlığın atası olan Âdem de şeytanın insanı özünden uzaklaştırmasıyla yeryüzüne düşmüştür.

Şeytanın görevi de insanın kendini bulmasına engel olmak ve onu kendine yabancılaştırmaktır.

Kendine yabancı olarak yeryüzüne düşen insana, Allah özüne dönecek ve yabancılaşmadan kurtulacak bilgiyi de vermiştir.

Hz. Âdem ile başlayan Peygamberimizle son bulan peygamberler ve insanlık tarihinde Allah(c.c) sürekli olarak insana yabancılaşmasını önleyecek bilgi göndermiştir. Ancak insanlardan bir kısmı hatta çoğunluğu bu bilgiye sırtını dönmüştür. Elçileri yalanlamış ve onlara karşı çıkmışlardır.

Bugün Müslümanların Kur`an`a yaklaşımını önlemek için emperyalist güçler projeler geliştirmiş ve maalesef bunu eşekleştirme(alinasyon) projesiyle başarmışlardır. Müslüman olduğunu söylediği ve iddia ettiği halde Kur`an`dan bir haber yaşayan, Müslüman olmasının neyi gerektirdiğini seküler dünyanın meşgalesinden fırsat bularak kendisine sormayan, toplumsal hayatta Kur`an`ın hükümlerinin uygulanması noktasında çalışma ve çaba göstermeyen Müslüman, kendine yabancılaşmış ve eşekleştirme plan ve projesinin bir parçası olmuştur.

Biz ya kendi zindanımızdan kurtulmak için plan ve proje çizeriz ya da bizi kendimize yabancılaştıran plan ve projenin bir parçası oluruz. İşte eşekleştirme plan ve projesi Müslüman`a sömürge faaliyetleri, emperyalist kuşatma ve seküler aklın uygulamış olduğu en büyük projedir.

Müslümanlar bu durumdan bir an önce kurtulmalıdırlar. Müslümanlarda diğer insanlar gibi Eflatunun``Mağara alegorisi``de belirttiği, yüzünü mağaraya dönmüş, ayaklarından ve boyunlarından zincirli insanların, ayaklarındaki ve boyunlarındaki zincirler dolayısıyla gerçeği görmemesi durumunu yaşıyorlar. Bu insanlar arkalarına dönemedikleri için gölgeleri hep gerçek sanmışlardır. İşte insanların gerçekleri görmesini engelleyen bu zincirler insanları dünyaya bağlayan arzu ve isteklerdir.

Bu arzu ve istekler insanın kendine yabancılaşmasında başat rol oynamaktadır. Müslümanlar seküler arzu ve isteklerinden kurtulmalı, yaratılış amaç ve görevleri doğrultusunda bir dünya oluşturmalıdırlar. Bu dünyayı da ancak insanın özüne dönüşü ve kendine yabancı olan,  bütün engellerin ortadan kaldırılmasıyla sağlayabiliriz.

Bir topluluk kendini değiştirmedikçe Allah da onları değiştirmeyecektir(Rad;11)