• DOLAR 5,7445
  • EURO 6,4830
  • ALTIN 239,938
  • ...

Bugün hicri takvimin ilk ayı olan muharremin onuncu günü yani “aşura”dır.

Hayat zamandan ibarettir. Yaşadığımız zaman yaşadığımız hayata eşittir.İnsanların yaşadıkları hayatın önemini kavramaları, zamanın önemini kavramalarıyla doğru orantılıdır.Zaman canlı varlıklarla ilgilidir.

Yüce yaratıcı zamandan ve mekândan münezzehtir.

Tarih zamanla başlar ve süregider.Bundan dolayıdır ki bazı zamanlar birçok olayı içinde barındırır, bazılarına analık eder, bazılarına bağrındaki bir yaraya vurur gibi neşter vurur.

Tarih yer ve zamanın akışıyla oluşur. Bu akış bazen aheste aheste bazen hızlı, bazen nazlı,bazen beyaz, bazende kara bir leke gibi tarihin sayfalarına düşer.

Hz. Âdemle tarihi yürüyüşüne başlayan insanoğlu, zaman içerisinde çeşitli olaylara şahitlik etmiş hayatın bir imtihan arenası olduğunu da yaşayarak öğrenmiştir.

Hz. Âdem bu yürüyüşüne devam ederken kendisiyle sürekli savaş halinde olan Şeytanın olduğunu biliyordu. Şeytandan yediği ilk çelme ile cennetten dünyaya gönderilmişti. Dünya bir imtihan yeriydi.Kaybedilen cennete tekrar dönmek için bu imtihanı başarı ile vermek lazımdı.

Ve Rabbine yakarışında bu hatasını itiraf ediyor, görüyor, Allaha kul olmanın doyulmaz özgürlüğünü tekrar yaşamak istiyordu.

‘`Ey Rabbim! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyan edenlerden oluruz.``(Araf:23)

Tarih işte çeşitli zamanlarda bu yürüyüşe, insanın imtihanına şahit olmuştur.

Hz. Yunusun kavmi ile imtihanına şahit olmuş. Hz.Yunus kavmine tebliğ ve davetindeki başarısızlığı kendinde aramış ve rabbine şöyle yakarmıştır.

‘`…Senden başka ilah yoktur.Sen her şeyden münezzehsin.Muhakkak ki ben zalimlerden oldum.``(Enbiya:87)

Hz. Yusuf, Züleyha`yla,

Hz. İbrahim, Nemrut`la,

Hz. Musa, Firavunla,

Hz. İsa ihanetle,

Ve son Elçi, Son Peygamber efendimiz Hz. Muhammed, Ebu Cehil`le, Ebu Leheb`le imtihan olmuştur.

Bu mücadele ve çetin imtihan peygamberlerden sonra onların davasını sürdürenler tarafından başarı ile verilmiştir.Çünkü onlar biliyordular ki bu dünyada insanlar iki yoldan birinde yürümek zorundalar.

Hakkın yolu, batılın yolu…

Hak yolunu tercih edenler Allaha kul olmuş özgür kullar, Batılın yolunu tercih edenler ise şeytan ve avenesinin kulu ve kölesi olmuş esirlerdir.

İşte zaman ile mekân tarih tünelinde 10 Muharremde, Kerbela`da bir kesit oluşturdu ki; bu kesit rengini geçmişten, peygamberlerin mücadelesinden tevhit akidesinden almıştır.Geleceğe bir mesaj vermiştir ki dünyanın sonuna kadar bu mesaj insanlığa okunur okutulur.

Hz. Hüseyin, Kerbela`da tarihe öyle bir not düşmüştür ki bu not okunduğu her dönemde zalimleri rahatsız etmiş inananlara güç ve kuvvet vermiştir.

Bugün her yerin Kerbela, inananlara her gün aşure olan bir zaman ve mekân birlikteliğini yaşıyoruz.Müslümanlar Hz.Hüseyin`in rolünü oynayarak onun mesajını canlı ve diri tutmak zorundadırlar.

Kapitalist ve seküler hayat içinde yaşayarak Kerbela anlaşılmaz.Aşure yapılıp insanlara dağıtmakla bu misyon anlaşılmaz.Baş kol gövde kanatmak dövmekle de Kerbela anlaşılmaz.

Kerbela ancak Hüseynî kıyamların devrimci ruhu kavranarak anlaşılır.

Hz.Hüseyin insanların geçerken taş attıkları putların yanından geçerken ona “sende onlara bir taş at” diyen kişiye şöyle demiştir.

“Yeryüzünde canlı putlar varken sen benden cansız putlara taş atmamı istiyorsun…”

Canlı putların cansız putlarla pirim ettiği bir dünyada Hz.Hüseyin`i bu putların önünde anarak program yaparak ruhunu incitmeyelim.

Hüseyni kıyamın seneyi devriyesinde Şehitlerin efendisi Hz.Hüseyini minnetle anıyoruz.

Yolun yolumuzdur. Ey İmam Hüseyin…