• DOLAR 5,7445
  • EURO 6,4830
  • ALTIN 239,938
  • ...

Müslümanlar her dönemde çeşitli sıkıntı, bela ve musibetlerle karşılaşmışlardır. Bu bela ve musibetler karşısında gösterilen tavır, Müslümanların nasıl bir zihin dünyasının olduğunu, dünya görüşünün ne olduğu, inanç ve tutumlarında nasıl bir durum arz ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

Batı emperyalizmi ve büyük şeytan A.B.D nin dünya hegemonyası ve tahakkümü genelde bütün insanlık, özelde ise Müslümanlar üzerinde devam ediyor.  Müslümanların tarih sahnesini terk etmesiyle birlikte, emperyalizm bu tahakküm ve hegemonyayı sürdürme mücadelesi veriyor.

ABD kabul etsek de etmesek de bugün dünyayı kendi inanç ve değerleri doğrultusunda şekillendiriyor. Dünyaya verdiği şeklin bozulmasını ve bozdurulmasını da istemiyor.

Son çeyrek asırdır BOP ve Ilımlı İslam projesine verdiği hız, diğer şekli korumaya yönelik plan ve projelerden çok daha fazla gibi görünüyor.

İran İslam devrimiyle temaruz eden ve özellikle İmam Humeyni`nin kavramlaştırdığı Büyük Şeytan Amerika olma rolu oynatılan filmin sonlarına doğru yaklaşıyor. Film nasıl bitecek merak konusu…

Amerika ve Şeytan birbirleriyle özdeşleşmiş birbirini tamamlayan biri somut diğeri soyut, biri ins diğeri cins, biri görünen diğeri görünmeyen, biri sömüren diğeri suiistimal eden ve ikisi de bozmaya, aldatmaya, günaha, kan dökmeye sebebiyet veren boyutlarıyla yekvücut olmuştur.

Amerika ile savaşan bilsin ki şeytanla savaşıyor. Şeytan devamlı tuzak kuran ve ıslah olma ümidi kaybedilmiş bir varlıktır. Şeytan kıyamete kadar aldatma ve saptırma görevini yapacaktır.

Amerika insan görünümünde şeytanlık, devlet görünümünde haydutluk görevi yapmaktadır.

Seyyit Kutub`un muhteşem tespiti bizi Amerika konusunda bir kere daha düşünmeye ve kukla ile değil kuklacılarla bir savaşa girişmeye yönlendiriyor gibi.

Seyyit Kutup``Amerika`dan nefret ediyorum. Daha çok Amerika`nın vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum.`` Diyerek Müslümanların Amerika ile hiçbir zaman dost olamayacağını, olmaması gerektiğini bildirmektedir.

Peki, Amerika ile dost olduğunu söyleyen, müttefik olduğunu söyleyenlerin, bugün ekonomik savaştan, doların yükselmesinden şikâyet etmeleri ve kendilerinin hiçbir suçlarının olmadığını söylemeleri ne kadar samimi ne kadar masumdur.

Bunların dönüp bir iç muhasebe yapmaları ve suçlarından tövbe etmeleri gerekmiyor mu?

Biz millet olarak geçmişi çabuk unutan, duygusal davranan, tabirimi mazur görün çabuk gaza gelen bir toplumuz. Geçmişi çabuk unutuyor ve perdenin arkasında olan olaylara vakıf olmak gibi bir gayretin içine girmiyoruz. Bu da bizim anlık gelişen ve değişen olaylara her an maruz kalacağımız anlamına geliyor.

Malcom X şöyle diyor`` İster oy atıyor olunuz, ister kurşun atıyor olunuz, hedefi iyi geçmelisiniz, kuklayı değil kuklacıyı vurmalısınız.``

Eğer kuklacıyı vurursak dolar inip çıkmaz, çünkü onu oynatan kuklacıdır.

Eğer kuklacıyı vurursak Ortadoğu`da bu kadar kan dökülmez, dünya kaos ve savaşlar arenası olmaz.

Amerika bu kuklacıların hem fikirsel hem de finansal öncülüğünü yapan haydut bir devlettir. Amerika`nın bugünkü dünya üzerindeki rolü, dünyanın süper gücü olma konumunu korumak, aldatmak ve kaos çıkarmaktır. Yani Şeytanın rolünü eksiksiz yerine getirmektir.

Müslümanlar hem bu şeytanın oyununa ortak oluyor, ekonomik olarak destekliyor. Hem de veryansın ediyor…

 Amerika doları niye yükseltiyor? Niye ekonomik savaş yapıyor diye…

Siz şeytandan Allah`a secde etmesini mi bekliyorsunuz. Şeytan şeytanlığını yapıyor.

Sen Müslüman, Müslümanlığının gereğini yapıyor musun?

İşte asıl cevaplandırılması gereken soru bu olsa gerek diye düşünüyorum.

Geçen birkaç şehirlerarası otobüs yolculuğunda şahit olduğum olay; servislerde cola başta olmak üzere yüzde doksan israil malı ikram ediliyor.

Müslüman sen dolar oyununu hala anlayamamışsın.

Kuklacı oyun oynatmaya devam ediyor. Sen bu oyunu izliyorsun.

Hadi al eline kılıcı kes kuklacının iplerini.

Kır elini kuklacının, oyun da dursun dolar da düşsün.