• DOLAR 5,8025
  • EURO 6,6095
  • ALTIN 263,951
  • ...

Genelde Müslümanlar olarak, özelde ise İslami STK`lar olarak son çeyrek asra yaklaşan bir süredir akıl tutulması yaşıyoruz. Evrensel manada bir plan ve projesi olmayan bir topluluk halini almışız. En temel meseleler, hayatiyet noktasında çözüm beklerken bile; Müslümanlar konjonktürel hesapların peşindeler... Aydınlarımızda, fikri donukluk bütün boyutlarıyla yaşanmaktadır maalesef.

28 Şubat post modern darbesi için birileri bin yıl süreceğini söylemişlerdi. Ancak bin yıl değil, sadece 4 yıl sürdü. Ancak; Müslümanların kayıp ettiği değerler, niteliksel yapılan çalışmalar, İslami maslahatlarını gözetme noktasında ortaya koydukları hassasiyetlerin kaybedilmeye yüz tutması, temel ilkelerden, inanç ve sorumluluklarda Müslümanların evrim geçirmesi, sanki zahiren kısa süren bu post modern darbenin, batınında, perde arkasındaki plan ve projelerle bin yıl sürmese de daha çok süreceğini gösteriyor.

En temel meselelerimiz, olmazsa olmazlarımız, kutsallarımız, siyonist ve emperyalist güçler tarafından hafife alınırken, Müslümanların namuslarına namahrem el uzanırken, Müslümanların seküler hesaplar içine girmesini… Manevi değerler yok edilmeye çalışılırken, maddi ve görece olan hesapların yapılmasını… Başka türlü nasıl açıklayacağız.

STK`lar bir toplumun temel yapı taşlarını oluşturur. Bu yapı taşları üzerine oluşturulacak yapının hiç de sağlam olmadığını görüyoruz. Bu yapılar devlet denilen aygıtın yanlışlarını, yönetimlerin eksik yönlerini ortaya koyma, müreffeh bir toplum oluşturma fonksiyonunu yerine getirmeleri gerekirken, bir kısmı maalesef kendilerine ve kendi müntesiplerine menfaat sağlama peşindedirler. Özellikle İslami STK`lar marufu emir münkerden nehiy görevini yapmaları gerekirken bu görevi ihmal etmişlerdir.

Değerlerimiz bir bir yok ediliyor, kutsallarımız çiğneniyor, mazlumlar etrafa bakışıp duruyor… Amma Müslümanlardan ses yok, tepki yok, hareket yok…

Sadece hedefine ulaşmadan engellenen,  boğulan cılız bir sese şahit oluyoruz.

Müslüman değerlerini anlama, kavrama ve bu değerleri canı pahasına koruma kıyamında olduğu müddetçe Müslüman`dır. Yoksa isimden müteşekkir bir İslam anlayışı yığınlar oluşturur, nitelik yok edilir, nicelik artar sadece… Bu aynı zamanda ılımlı İslam projesinin bir cüzüdür.

Bugün; Mescidi Aksa, siyonist işgal terör devleti tarafından işgal altında iken, Ortadoğu`da yeni bir dünya kurma adına cinayetler işleyen katil ABD ve onun yerli ve uluslararası işbirlikçileri gönül coğrafyamızı tarumar ederken; ey Müslüman erkekler, kadınlar, aydınlar, görkemli binalar yapan İslami STK`lar, siz neyin peşindesiniz?

Hangi plan ve projenin parçasısınız? Veya hangi plan ve projelerle çalışma yapıyorsunuz?

Oluşturulmaya çalışılan yenidünya düzenine karşı sizin plan ve projeniz var mı? Varsa nelerdir?

``Eğer sizin bir plan ve projeniz yoksa çizilen plan ve projenin bir parçası olursunuz.`` İyi niyetli olmak da sizi kurtarmaz. Bugün iyi niyetle yaptıklarımızı söylediğimiz faaliyetlerin sonucunda, Müslümanların kutsalları sıralamasında yer alan İslam ümmetinin kalbi olan Kudüs işgal altında.

Büyük şeytan ABD tarafından siyonist terör devletinin başşehri ilan edildi.

Nerdesiniz Müslümanlar? Sesimiz Kudüs`e ulaşmıyor. Kudüs mahzun, Kudüs Selahattinleri, Ömerleri bekliyor. Kudüs`ün özgürlüğü yolunda oluşan şehadet kervanının yolu kesilmek isteniyor.

Şeyh Ahmet Yasin`in bizi ve bizim kayıtsızlığımızı, sessizliğimizi Allaha şikâyet ederek kutlu bir şahadetle rabbine gittiğini bilmeyeniniz yoktur herhalde…

Tekerlekli sandalyesinde darp edilen, çocuğunun önünde dövülen, örtüsüne el uzatılan Müslüman annenin feryatları bize kadar ulaşırken, bizim sesimiz niye çıkmıyor, çıkan ses niye Siyonistlere ve emperyalist katillere ulaşmıyor. Ulaşsa da niye korkutmuyor? Bütün bunların cevabını Müslümanlar olarak vermek zorundayız.

Mehmet Akif`in halimizi anlatan dizeleriyle yazıma son veriyorum. Belki sesimiz Siyonistleri, yerli ve uluslararası işbirlikçileri, belamları, firavunları korkutur. Korkutmasa da kaygılandırır, en azından varlığımızın farkına vardırır.

‘`Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile…

Âdem aldatmaksa maksat, aldanan yok nafile!

Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir;

Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir.

Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan…

Hey sıkılmaz, ağlamazsan bari gülmekten utan!