• DOLAR 5,4631
  • EURO 6,1893
  • ALTIN 229,512
  • ...

Sağlık sisteminde 15–20 yıl önceye göre azımsanmayacak yenilikler, güzellikler ve ilerlemeler var. Fakat anlayamadığım bir şekilde randevu sistemindeki aksaklıklar ve hasta mağduriyetleri bitmek bilmiyor, tam tersi artıyor. Ne yeni açılan tıp fakülteleri ne de her yıl 10.000’e yakın hekimin mezun olmasına rağmen randevu zulmünün önüne geçilmiyor, geçilemiyor.

Randevu zulmü demekle konuyu abarttığımı zannetmeyin tam anlamıyla bir zulüm olduğunu birkaç örnekle açıklayacağım. Siz değerli okuyucular ve yetkili arkadaşlar da bize katılacak ve hak vereceklerdir.

Genel cerrahi polikliniğinde hasta muayene ederken bir hastam hocam İstanbul’da yaşayan şu an yanımda bulunan bir yakınıma safra kesesi ameliyatı olması gerektiği söylenmiş fakat 4 ay sonraya randevu verilmiş. Acaba ameliyatını burada yapmak istersek kaç günde yapabiliriz diye sorunca şaşkınlığımı gizleyemeyip bir daha sordum. Yanlış anlamadım değil mi dört ay sonraya mı randevu verildi ameliyat için. Hastam evet cevabı verince memleketim insanına için için üzülmekten kendimi alamadım. Evet dört gün değil dört haftada da değil tam dört ay sonraya randevu verilmişti bir safra kesesi ameliyatı için. Hastama yakınının hemen gelmesini anestezi hazırlığı yapıp birkaç gün içinde ameliyatını yapabileceğimizi söyledim.

Randevu zulmüne bir örnek de istenilen tetkiklere verilen zaman dilimi ile ilgili vereceğim. Hasta bin bir zahmetle il dışından 200 km’den fazla yol geldikten sonra sabahın erken vaktinde poliklinik sırasına giriyor muayene olduktan sonra radyoloji bölümünden ultrason, manyetik rezonans görüntüleme(MR) veya bilgisayarlı tomografi için sıra almaya gittiğinde 20 günden ileri bir tarihe hastaya randevu veriliyor. Fakat bu hasta radyoloji bölümüne özel muayene fişi kestirirse istenilen tetkik bir saat içinde çekiliyor ve yorumlanıyor. Vicdan sahibi insanlığa sesleniyorum 20 gün sonra hasta eğer halen hayatta kalabilmiş ise tekrardan il dışından gelecek radyolojik tetkiki yaptıracak ve birkaç gün sonraya yorumlanmasını bekleyecek. Akıl sahibi ve vicdanını kaybetmemiş her yetkili burada sorun olduğunun farkına varacaktır. Hastanelerimiz ve özellikle üniversite hastanelerin bazı hekimlerin özel para kazanma ticarethaneleri olmaktan çıkıp halka hizmet eden kurumlar olması temennisiyle yazımızı bitiriyor yetkili kişilerden acil çözümler bulmalarını istirham ediyoruz.

Bir sonraki yazımızda randevu zulmüyle ilgili örnekler vermeye devam edeceğiz.