• DOLAR 5.739
  • EURO 6.377
  • ALTIN 278.067
  • ...

Allah'ın Kur'an'da buyurduğu gibi, oruç, ‘bizden öncekilere de farz kılınmış’ bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim'in de bu ayda indirilmiş olması nur ala nurdur.

Orucun Allah'a olan iman ve kulluğumuz başta olmak üzere ruhumuzda, bedenimizde ve insanlarla olan ilişkilerimizde büyük bir yeri ve önemi var. Çünkü bu vesile ile her yıl kendimizi yeniden ve her yönümüzle gözden geçirme ve kendimizi onarma imkânı buluyoruz. Burada önemli olan husus, bu imkânı değerlendirebildiğimizdir.

Belki de oruç hakkında söylenmesi gereken her şey söylenmiştir. Ama söylenmiş olması tekrarlanmasına engel değil. Çünkü bazı tekrarlar hayatın olmazsa olmazlarındandır. Ve biz de hem inandığımız ve hem de yaşamaya çalıştığımız oruç hakkındaki duygu ve düşüncelerimizi dile getiriyoruz. Yeter ki bu tekrarların neler olduğunu, hangi tekrarların iyi olduğunu bilelim.

Haddizatında bir arınma ve bir temizlenmedir oruç. Maddi, manevi ve bedensel olarak bir arınma ve temizlenme... Oruç tutan Allah'a kulluğunu tazeliyor ve Allah'a yaptığı ibadetlerle malının, bedeninin ve ruhunun her türlü kötülükten arınmasını diliyor.

Bildiğimiz gibi, şeytan da bizi yalnız bırakmaz. Önümüzden, arkamızdan ve her ki yanımızdan bize yanaşıp vesvese verir ve kötülüğü fısıldar. Gafletimizi, zaaflarımızı ve arzularımızı kullanır. Ama Allah bize şah damarımızdan daha yakındır. Yeter ki bizler her zaman üzerimize düşeni yapma çabası içerisinde olalım.

Şeytanın adımlarını takip etmememiz için Allah bize o kadar nimet vermiştir ki... İşte bu nimetlerden biri de oruçtur. Oruç, anlamı itibariyle bir nehir gibidir. Öyle bir nehir ki, onda yıkanan kişi ruhen, bedenen ve madden arınıyor ve tertemiz oluyor.

Bu nimet mi her yıl bizim ayağımıza kadar geliyor, yoksa biz mi bu ömür yolculuğumuzda onunla yılda bir kez karşılaşıyoruz? Her ikisi de doğrudur. Önemli olan bizim bu nehrin değerini ne kadar bildiğimiz ve onda ne kadar yıkandığımızdır.

Bunu da her Ramazan ayının sonunda anlarız. Malından infak edenler, dilleriyle hakkı söyleyenler ve bedenleriyle hakkı yaşayanlar, böylece yol azıklarını da yanlarına almış olurlar devam eden ömür yolculukları için. Bir daha bu nehirle karşılaşırız veya karşılaşmayız, Allah bilir. Bilmemiz gereken şey, yolumuzu nasıl kat ettiğimizdir.