• DOLAR 5.717
  • EURO 6.324
  • ALTIN 270.14
  • ...

Geçen hafta Mardin`den gelen bir akrabamızı uyuşturucu tedavisi için Bakırköy ruh ve Sinir hastalıklarının ilgili bölümüne yatırdık.

Henüz 22 yaşında olan amcamın oğlu 3 senedir çalışamıyor. Bağımlılığı da zamanla ağır depresyona dönüşmüş. Ziyaretine gittiğimde, bu iş için hastanenin ayırdığı onlarca bloğun bahçesinde yüzlerce genç vardı. Aralarında 30 yaşı bulanlar pek yoktu. Hepsi en verimli çağlarındaydı. “Ne kadar bağımlı insan varmış?” diye hayretler içinde kaldım.

Bu işten para kazanan canavar insanlara karşı müthiş bir öfke duydum. Genç bir nesil, para için nasıl böyle heba edilebilirdi? İnsan neslinin huzuruna kastetmenin cezası çok daha ağır olmalı diye düşündüm. Ziyaretçi aileler ise daha perişan ve çaresiz durumdaydı.

Mağdur sadece benim amcamın oğlu değildi. Ve sorun sadece uyuşturucu da değildi. Dünyanın kendisi ve insanlık bizatihi hastaydı, buhranlar yaşıyordu.

Aşağıda özetlerini alıntıladığım haberler çok eski değil.

İstanbul`da 32 bin lise öğrencisiyle yapılan anket, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Çoğunluğu lise 1. sınıfta okuyan her 100 öğrenciden 45`i sigara, 32`si alkol, 9`u uyuşturucu kullanıyor. Çalışmayı yapan Prof. Pumariega, “Önleminizi bir an önce alın. Yoksa durumunuz Batı ülkelerinden farklı olmaz.” uyarısı yaptı. (1)

Kocaeli`nin Gölcük İlçesi`ndeki bir ilkokulda sınıf öğretmeni, 2 aylık erkek bebeğini evde tek başına bırakıp tatile gitti. Döndüğünde ise bebeğini hastaneye götürdü. Talihsiz bebek açlık ve susuzluktan çoktan hayatını kaybetmişti. (2)

Güvenlik kamerasının görüntüleri ‘bu kadarına da pes` dedirtecek korkunç alışverişi ortaya çıkardı. Türkiye`de kaçak yaşayan Türkmen kadın evlilik dışı bebeğini internet üzerinden bin liraya Türk asıllı Alman vatandaşı kadına sattı. Bebeğin teslimi için de havaalanının tuvaleti seçildi. Bebeğine bakamadığı için satan annelerin yeni adresi internet siteleri oldu. (3)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2005 yılından bu yana 604 bin çift boşandı. Aynı dönemde evlenenlerin sayısı ise 3 milyon 700 bin. Uzmanlar, boşanma oranlarının son yıllarda gözle görülür şekilde arttığına dikkat çekiyor. Geçmiş yılların aksine boşanmalarda ilk sırayı artık ekonomik sıkıntılar almıyor. Çalışma hayatının ağır yükü altında kalan erkek ve kadınlar `daha rahat yaşamak ve özgürce hareket etmek` için mahkemelerin yolunu tutuyor.(4)

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı`nın hazırladığı rapora göre huzurevlerinde kalan yaşlı sayısı 10 yılda yüzde 100 arttı. Bakanlığa bağlı huzurevlerinde 2002`de 4 bin 952 yaşlı barınırken, 2012`de bu rakam 10 bin 590`a çıktı. (5)

Bu örnekler çoğaltılabilir. Kanayan yara da yaratılmışların en şereflisi Hz.İnsan`a ait. Batılılaşma derken taklit ettiklerimizin seviyesine gelemediğimiz gibi Batı dünyasının maneviyatsız ikliminin tüm sorunlarını kucağımızda bulduk. GDO`lu bir değişim sürecinde hormonlu bir nesil büyüdü. Ne batılı olabildik, ne doğulu kalabildik… Yaşadığımız hezeyanlar, sorunlar, insanımızın içine düştüğü buhranlar bizim kadim medeniyetimize ait değil. Biz niye böyle olduk ve bu işten nasıl kurtulacağız?

Evet, kalkınmayı, bilimi, teknolojiyi, ekonomiyi ihmal etmeyelim. Bunlar önemli. Ancak insan huzursuzsa, hastaysa, buhrandaysa içinde bulunduğu refahın ne önemi kalır?

Siyaset, iktidar kavgaları, gündem arasında kaybolup giden “insan”dır. Entelektüel değerlerimiz, aydınlarımız, ilahiyatçı hocalarımız, STK`lar, siyasi partilerimiz bu konulara daha duyarlı olmalı. Bu meselenin çözümü elbette ekonomi ve refah seviyesiyle de kısmen alakalıdır. Ancak mesele belki bunlardan da önemlidir, çünkü Batı`da görülen en ucube olayları kendi ülkemizde de yaşamaya başladık.

Din, gelenek, maneviyat olmazsa gençlik ne olur sorusunun en uç cevabını Rusya`da bulabilirsiniz.

“The Wall Street Journal Türkiye`de yer alan Oliver Bullough`un analizinde Rusya`nın, düşük doğurganlık ve alkole aşırı bağımlılığı yüzünden (nüfusun ve doğum oranlarının azalması sebebiyle) yok olmakta olduğunu yazdı. (6)”

İşin garip tarafı dünyanın aradığı reçete bizim peygamberler coğrafyasında var. Çünkü biz dinimizi yaşayarak ve geleneklerimizi koruyarak ileri düzeyde medeniyetler kurabiliriz. Bunun örneklerini geçmişte dünyaya gösterdik.

BİZ DİRİLMELİYİZ Kİ İNSANLIK ÖLMESİN!

(1) http://www.zaman.com.tr/_yuz-ogrenciden-45i-sigara-32si-alkol-9u-uyusturucu-kullaniyor_2161383.html

(2) http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24952094.asp

(3) http://gundem.milliyet.com.tr/bebegi-internetten-satti-tuvalette/gundem/detay/1787885/default.htm

(4) http://www.zaman.com.tr/gundem_tuik-bosanma-oranlari-artti_1077283.html

(5) http://gundem.bugun.com.tr/huzurevleri-rekor-kirdi-haberi/848178

(6) http://www.sondevir.com/?aType=haber&ArticleID=130048

Bahadır ÖZDEMİR - Doğruhaber

 

 

Yazarın Diğer Yazıları