• DOLAR 6.837
  • EURO 7.579
  • ALTIN 381.219
  • ...

Siirt`in Pervari ilçesinde ölü bir şekilde bulunan ve 12 yaşında evlendiği, 14 yaşında anne olduğu söylenen Kader hakkında ortalık ayağa kalktı. Her gün kadın ölümleri, cinayet ve intihar olaylarını yansıtan medya bu olayı kaç gündür gündem yapıp sulandırıyor ve bu konu üzerinden programlar yapılıyor. Çocuk gelinler konusunda çeşitli paneller düzenleniyor. Ölen şahısın ailesi her ne kadar onun yaşının kimlikte küçük yazıldığını ve gerçek yaşı olmadığını söylese de medya yaş konusunu abarttıkça abartıyor. Çünkü piyasaya sürülmesi gereken senaryo hazırdı ve uygun zamanını buldu.

Yıllardır 18 yaş altı evliliklerin önüne geçilmesi gerektiğini düşünüp bu durumu kadına şiddet olarak değerlendiren “ÇOCUK GELİNLER DERNEĞİ”, “UÇAN SÜPÜRGE DERNEĞİ” gibi dernekler 54 bin imza toplayıp bu evliliklerin kanunen yasaklanması için TBMM`ye yasa teklifinde bulunmuşlardı. Bu yasaya göre çocuğunu 18 yaşın altında evlendiren ebeveynler cezaya çarptırılacak ve çocuklarına el konulacaktı. Kadın derneklerinin onca ısrarlarına ve dayatmalarına rağmen teklifleri henüz mecliste onanmadı. İşte bu olay da ortalığı gümbürtüye vermelerine zemin hazırlamış oldu.

Yanlış anlaşılmasın ben 12-13 yaşında olan evliliklerin yanlısı ve savunucusu değilim. Fakat bunca ahlaksızlığa özendirme varken buluğ çağına girmiş bir genç eğer evlenmek istiyorsa Allah`ın helal kıldığı hakkı ailesi ona tanımalı ve yardımcı olmalıdır. Böylece zinanın önüne geçilmiş olacaktır. Aslında bu çocuk gelinler safsatasını ortaya atanların amacı nikâhı ortadan kaldırıp zinayı meşrulaştırmaktır. Sistem, toplumu zinaya teşvik ederken, zina ortaokul yaşına kadar inmişken bunlara çözüm üretmek, gençliğe ahlak ve edep kazandırmak düşüncesinde olmayanlar ve gençlerin her türlü melaneti yapmasını ve hatta hamile kalıp kürtaj olmasını dahi bir hak olarak görenler, iş aile olmaya gelince bunu zulüm olarak görüyorlar. İşte rezaletlerin en beteri de bu değil mi? 18 yaş altı yuva kuramaz, ama zina yapabilir.

Bu olayın hemen ardından Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKO) bir panel düzenleyip kadın haklarını savunan derneklerle bir araya geldi. Panelde 18 yaş altı evli kızların resmi kayıtlarda bulunmadığı, resmi kayıtlarda geçen çocuk gelinlerin sayısının 4 senede 181 bine ulaştığı açıklanıp bu acı rakamların önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı. Konuşma yapan Antalya Milletvekili Gürkuk Acar, konunun kadının istihdamıyla ilgili olduğunu söyleyip şu açıklamayı yaptı: “Kadınlar 3-5 çocuk sahibi olmaya yönlendirilerek iş yaşamından uzaklaştırılırken kürtaj yasağı ile kendi üzerlerindeki haklarına izin verilmemektedir. Türkiye bu şiddetten etkilenmektedir.”

Ne dönemlere kaldık, kimlerin eline düştük? Allah bu toplumu bu zihniyetle şekillendirmeye çalışanların ellerinden kurtarsın. Toplumu işte böyle ahlaksızlığı meşru, Allah`ın helal kıldıklarını zulüm olarak gören insanlar şekillendiriliyor. Tek amaçları nesli, aileyi, toplumu tahrip etmek. Batılıların batık hayatlarına göre toplumu şekillendirmek. Artık karşı cins ile tatmin olmayıp köpeklerle evlenen ve çocuk sahibi olmak yerine köpek sahibi olmayı tercih eden; köpekleşmiş ruhlarına ancak köpeğin hitap edeceğini anlayan Batı`nın kokmuş neyi varsa onu dayatma peşindeler. Avrupa`da artık hastanelerin yanında çocuğundan kurtulmak isteyen anneler için bir bölme yapılmış.  Amaç; çocukların çöpe atılmasını, tuvalete bırakılmasını veya öldürülmesini engellemek. Hastane personelleri her gün orayı kontrol edip bırakılan bebekleri topluyor ve sağlık kontrolünün ardından yetimhanelere teslim ediyor. Yine Avrupa`da bebeklerinin ağlamasına tahammül edemeyen aileler onlara düşük düzeyde uyuşturucu içeren ilaçlar veriyorlar. İşte Avrupa`nın vicdansız, haz odaklı ve ferdiyetçi hayatlarının bataklığa dönüşü, yani batışı, bitişi, yok oluşu!

Yine Avrupa`da eşcinsel evlilik yapanların çocukları olmuyor diye o duyguyu da tatmak isteyenlere devlet yetimhaneden çocuk veriyor. Bekârken anne olmak isteyenlere sahip çıkıp maaş bağlıyor ve çocuğunun tüm temel ihtiyaçlarını, eğitim masraflarını karşılıyor. Aile bağlarının tamamen koptuğu Avrupa`da yaşlıların ölüsü evlerinde seneler sonra bulunuyor. İşte Avrupa`nın bu hayat standartları toplumumuza dayatılıp normalleştirilmeye çalışılıyor.

Toplumu şekillendiren ve dizayn eden siyaset eli ile toplumumuz helake doğru sürüklenmeye çalışılıyor. HÜDA PAR`la inşallah kirli oyunlar son bulup bu millet felah bulacak. Üstelik insanlığını kaybetmiş Avrupa`nın da yeniden insani standartlara kavuşabilmesi için HÜDA PAR`a ihtiyacı vardır. Tüm dünyaya kurtuluş projeleri sunacak olan HÜDA PAR`ın yolunu Rabbimiz açık eylesin. Bizler, Allah`ın yardımı ve zaferinin onun uğrunda nice sıkıntılara göğüs gerenlere ulaşacağına iman etmişiz. Selam ve dua ile…