• DOLAR 8.647
  • EURO 10.324
  • ALTIN 494.312
  • ...

Son dönemlerde CHP kadına yönelik cinsel saldırı ve taciz vakalarıyla kaynıyor. Yakında buharlaşır da bu millet şu CHP'den kurtulur inşallah. Bu konuya yönelik itiraflar, peş peşe geliyor. Meğer ne çok üstü örtülen cinsel şiddet vakaları varmış CHP yönetim kadrosunda. Mağdurlar uğradıkları istismarları defalarca kadın kollarına ve kadın vekillere bildirmişler. Susturulmuşlar. CHP'yi kadın hakları konusunda referans gösteren Canan Kaftancıoğlu bu konuların üzerini kapatma talimatı vermiş. Üstelik kadınlara kirli ellerini uzatanlar ne görevden atılmış, ne de yasal bir işlem başlatılmış. Ta ki içlerinden insaflı birinin konuyu medyaya intikal ettirmesine kadar. HDP'den ses seda yok. Bu iki partinin ortalığı yaygaraya veren türevleri olan kadın derneklerinden tek bir kınama mesajı yok. Yandaş medya konuyu gündem dahi etmiyor. İşte bu ikiyüzlü zihniyetin gerçek yüzü gün gibi ortada...

CHP/HDP, tarih boyunca kadını cinsel bir meta olarak gören anlayışın modern versiyonu. Hatta daha da beteri. Niye mi? Çünkü bunlar kendilerini kadın hakları savunucusu ilan ediyorlar. Kendi türevleri olan kadın dernekleriyle birlikte 6284 sayılı yasanın bizzat içeriğini hazırladılar. Kadına yönelik bir mesele olduğunda istedikleri sonucun çıkartana kadar sosyal medya platformlarında yargıya baskı uyguluyorlar. Siyonist sermayeden beslenerek kadın mağduriyetlerini kullanan bu güruhun kadının iyiliğini düşünmesi mümkün mü?

Onlar kendi içlerinde ve yandaşlarında yaşanan kadına yönelik cinsel saldırılara ve şiddete tepki göstermediklerine göre bu durumu normal karşılıyorlar. Şiddeti kategorilere ayırıp kocanın ve babanın her davranışı ve yönlendirmesini şiddet kapsamına alan bu zihniyet, neden kadını ailesindeki erkeklere düşman ediyor sanıyorsunuz? Ve İstanbul sözleşmesine göre ailedeki erkekler neden potansiyel bir suçlu olarak zihinlere kodlanıyor? Tabi ki kadının çevresini boşaltıp onu savunmasız, korumasız kılmak, kirli niyetli insanların avı haline getirmek için. Dışarının istismarına, cinsel saldırısına açık hale getirmek için. Ailedeki erkekleri kadının özgürlüğünün, kendisini geliştirmesinin önünde bir engel olarak gösteriyorlar. Yuvaları yıkıyorlar, genç kızları ailesini dinlemeyen, başıboş bireyler haline getiriyorlar. Onları ailesindeki erkeklerle çatıştırıp sahipsizleştiriyor, tuzaklara hazır hale getiriyorlar. İstanbul Sözleşmesi kadınları "Kimseye hesap vermek zorunda değilsin, gece yarısı bile dışarıya çıksan ailedeki erkekler sana hesap soramaz, kimlerle görüştüğüne, ne giydiğine, çalışıp çalışmamana karışırlarsa, bir kısıtlamayla karşılaşırsan hemen polisi ara" şeklinde kışkırtıyor. Cinayet ve cinsel saldırıya maruz kalan kızların/kadınların birçoğunun ailesiyle sadece organik bağı dışında bir bağının kalmadığı, nasihatlere kapalı olduğu, ahlaki, dini öğretilerden uzak, bireysel bir hayat yaşadığı, yani yalnız ve sahipsiz olduğu gözlemlenebiliyor.

 CHP/HDP ve onun türevleri, işlerine yarayan kadına yönelik şiddet ve istismarlar vakalarını kullanarak Hükümete ve tüm dindarlara parmak sallıyor, ahlak dersi vermeye kalkıyorlar. Bu çirkinlikleri muhafazakar ve dindar zihniyet destekliyormuş gibi bir algı yürütüyorlar. Bu saldırgan ve kavga ederek konuşan kadınlar, her olayda toplumun tüm değerlerini hedefe oturtuyor, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü din ve gelenekle bağdaştırıyor, şiddetin kaynağı olarak erkeğin aile reisliğini, dinin kadına örtüyü emretmesini, aile kurumunu, kadın-erkek rollerindeki farklılıklarını gösteriyorlar. Halbuki şiddetin ve tecavüzlerin zirve yaptığı Avrupa'da bunların hangisi kalmış ki? Çıkarttıkları yaygarayla, sorunun kaynağını bu şekilde işaretledikten sonra çözüm yolu gösteriyorlar: Din ve geleneksel anlayışın kökü toplumdan kazınmalı, İstanbul Sözleşmesinin hizmet ettiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikaları her alanda uygulanmalı, kadın erkek rolleri kim erkek, kim kadın belli olmayıncaya kadar ortadan kaldırılmalı, cinsi sapkınlıklar toplumda yaygın hale gelmeli, (şimdilik açıkça söylemeye cesaret edemeseler de) aile ortadan kaldırılmalı. Kadın sorunu tüm bunlarla çözülecekse CHP ve HDP cenahında neden çözülememiş? Onların model olarak gösterdikleri Avrupa Ülkeleri neden şiddet ve istismarda zirvedeler? Bu soruların hiç birisine verecek cevapları yok. Çünkü kadın konusunda yalancılar, ikiyüzlüler!