AB'den Kurtuluyoruz Elhamdülillah

AB serüveninde yolun sonu göründü. Umarım kısa zamanda hayırla neticelenir. Şüphesiz Müslümanlar için “hayır” bellidir. Kâfirlerden, müşriklerden beri olmak, onlarla asla dost olmamak. Müslümanların Kâfirlerle belki saldırmazlık ya da ticari anlaşmalar yapabileceği ama asla önderliklerini, velayetlerini, dostluklarını kabul edemeyeceği Aziz olan Rabbimizin emridir.

AB'nin yıllardır bu ülke için ileri sürdüğü kriterler aslında yeterince kendilerine benzeyip benzemediğimize dairdir. Özetle “yeterince gâvur olamazsanız böyle kapıda sürünürsünüz” demek istediler. Son gelişmeler, aslında AB'ye giriş kriterlerini o kadar netleştirdi ki artık zerre kadar şüpheye mahal kalmadı. Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesi içimizdeki gâvurlara kapılarını sonuna kadar açıp onların yollarına kırmızı halılar döşediler. Özellikle Yasinlerimizi balkonlardan atıp, kurşunlayıp, ezerek yakanlar ve onlara medya gücü ile destek verenler, birlik üyelerinin sahip oldukları haklardan fazlasıyla yararlandırıldılar. Hatta içimizde “Biz yeterince gâvur olduk ayrılıp Avrupa birliğe katılalım diyenler ortaya çıktı.

Nur ile zulümat ne kadar zıt ise Müslümanlar ile bu haçlı birliği de o kadar zıt değerlere sahiptir. Aslında “Aylin bebek” maskelerini düşürdü. Biz yüz binlerce mağdura muhacire kucağımızı açarken onlar mülteci botlarını şişleyerek batırıyor, sınırdan geçenlere yaylım ateşi açıyor, mültecilerden organ mafyası pazarı kuruyorlar. Biz nasıl böyle bir vahşete ortak olmayı aklımızdan geçiririz. Aklımızı yitirmediysek tabii. Müslümanların değil böyle birliklere katılmak, bu birliğe mensup olanları ülkeye kabul ederken, sıkı testlere tabi tutması, vahşet mikrobu taşıyanları ülkemize sokmaması gerekir.

Müslümanlar özlerine dönmeli, Avrupa'yı bu vahşetten bu zulümattan kurtarmanın yol ve yöntemlerini araştırmalıdır. Pedofilinin, sarayından mabedine kadar sirayet ettiği bu zavallılara acıyarak onları bir an önce küfrün karanlığından kurtarmanın çaresine bakmalıdırlar.

Onların hırçınlığı toplumun tamamını kendilerine benzetme umudunu kaybetmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Yeni Türkiye, onlara benzeyenlere dar gelmeye başlamış, onlar burada nefes almakta zorlandıklarından oralara kaçmaktadırlar.

İngiltere'nin ayrılması ile parçalanma sürecine giren haçlı ittifakı artık içten içe çürüme sürecine girmiştir. Müslümanlar kendi aralarında vahdeti sağlayabilirlerse bu onlar için de ümide dönüşebilir. Birliğimize dâhil olmak isteyenlere teklif edeceğimiz bir tek şart olacaktır. Müslüman olmak.

Kendi aramızdaki vahdet için Allah'ın(cc) ipine sımsıkı sarılmamız gerektiğini biliyoruz ama maalesef ellerimiz şu an dolu. Her birilerimizin elinde adeta din ittihaz ederek sımsıkı sarıldığımız tarikat/cemaat/mezhep ipinden ellerimizi kurtarıp boşa çıkarırsak Allah'ın (cc) ipine sarılmamız daha kolay olacaktır. Rabbim o günleri de gösterir inşallah.  

 

Görüş ve Önerileriniz için...


Yorumlar Yükleniyor..