Rakka Sonrası!

ABD ve YPG koalisyonuyla anlaşan DEAŞ,  az zayiatla emanet aldığı Rakka'yı teslim ediyor ve yeni görevler için kendisine açılan koridorda Rakka'yı boşaltı(yor).

Irak savaşından sonra üniforma değişikliği yapan Blacwaterlar yeni üniformayla DAEŞ oldular açılan koridor ile tekrar üniforma değiştirip YPG olmamaları için bir sebep görünmüyor; iki örgütün varlığı da aynı merkeze hizmet etmekte… Savaş çetin; halk kıyımda, demografik yapı değiştirilip duruluyor dışardaki tantanadan içerdeki kıyametin üstü kolay bir şekilde örtülüyor. DAEŞ'e yapılan her hamlede Londra'da bir patlama ya da saldırı oluyor. Suriye savaşında Fransa şamar oğlanıydı ama son zamanlarda Birleşik Krallık BREXİT'in acısı, Ortadoğu'daki hegemonyası ve İpek Yolu projesinden tokatlanıyor. Kendi içinde referandumlarla sürecek parçalanma ise sırasını beklemektedir. İngiltere de çıkan yangın ve art arda gelen saldırılar İngiltere de sıkıntıların devam edeceği anlamındadır. Katar üzerindeki etkisi ve İpek yolu projesinin aktörlerinden olması başını ağrıtacağa benziyor. Aynı durum Türkiye'de de mevcut, Katar'ın doğal gazıyla enerji ihtiyacını karşılayan Çin de aynı durumdadır.

Rakka'nın düşmesinden sonra operasyon biter mi?

Bitmesiyle birlikte yeni bahaneler ileri sürülerek İdlib, Azez, Cerablus ve El Bab'ın el değiştirmesi istenecek muhalif bölgenin finansörü Katar sindirilmeye çalışılıyor. Türkiye, İngiltere, Fransa, Pakistan gibi ülkelerin ön planda, arka planda ise Rusya ve Çin'in Katar'a destek olması tansiyonu bir süre düşürüp karşı bloku bir süre durduracaktır. Arap NATO'su Katar üzerinde başarılı olması durumunda muhalefet sıkıntı yaşayacaktır. DAEŞ ile savaşmak bahanesiyle ABD tarafından cömert bir şekilde silah desteği gören ve finans açığını da DAEŞ ‘ten aldığı petrol kuyularıyla kapatmaya çalışan YPG, son zamanlarda Menbic ve El Bab- Halep sınırında saldırıları, İdlib'e doğru yol alma çabasıdır. İdlib, El Nusra'nın elinde olduğundan terör bahanesi kolay bir şekilde ileri sürülebilecektir. Bu, Menbic'e kadar devam edecek iken El Bab'ta duran Fırat Kalkanı operasyonun tersine dönme demek olur.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Güvenpark'ta başlattığı ‘Adalet' yürüyüşü Suriye muhalefetinin diğer destekçisi olan Türkiye'yi meşgul etmek amacıyla yapılan ve Batı'nın hasretle temenni ettiği bir organizasyondur. Muhalefetin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlığıdır ve yeni bir ‘Gezi' provasıdır ama 15 Temmuz sonrası Türkiye'yi anlayamayanların olmayacak duaya âminleridir.

Suriye savaşının başından beri uçuşa yasak bölge ısrarında bulunan Türkiye bu durumun YPG ısrarıyla kendi aleyhine dönmesi söz konusu, Türkiye'nin tekrar güneye yönelmesi veya Rakka katliamının sona ermesinden sonra bu durumu kaçınılmaz kılacaktır.

Türkiye ve Katar'ın süreci iyi idare etmeleri halinde Ortadoğu'da kurgulanan oyunun tekrar dizayn edilmesi gerektirecek. Türkiye ve Katar bölgede güçlü bir ittifak, dayanıklı bir yapı oluşturmuş olur. Bitirilmeye çalışılan HAMAS ve İHVAN israil ve Batı'nın rüyalarını kaçırmaya devam edecektir. Bölge sorunlarının çetrefilli bir hal aldığı, hiç eksilmediği, aksine sürekli kendini güncelleyip artan bir hal aldığı muhakkaktır. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır. (Ali imran 54).