• DOLAR 5.716
  • EURO 6.442
  • ALTIN 259.969
  • ...

İmtihan, sabır ve şükür arasında gidip gelmektedir. İnsan için bazen hayat sıkıntılı olur. Bu durumda ondan istenen sabırdır. Kimi zaman da rahata kavuşur. Bu durumda da ondan istenen şükürdür.

İmtihan sabır ve şükürden örüldüğü için Kur`an-ı Kerim`de tam dört yerde aynı ifadelerle “Şüphesiz bunda sabredip şükredenler için ayetler vardır” denilerek sabır ve şükür art arda zikredilmiştir (İbrahim 5; Lokman 31; Sebe 19; Şura 33).

Talak suresinde ifade edildiği gibi hayatta sabrı gerektiren her darlığı, şükrü gerektiren bir kolaylık takip etmektedir (Talak 7). Bu art arda sıralanışa ilaveten, darlıkla beraber de kolaylık vardır. İnşirah Suresi`nde bu gerçek iki defa art arda tekrar edilmiştir. Dara giren insan, bu gerçeği yani darlık esnasında daha önce görmediği bazı kolaylıklar göreceğini ve bu darlıktan sonra da kolaylık olacağını bilirse, sabretmesi şüphesiz kolaylaşacaktır.

Mü`minin sabır ve şükürle örülü hayatı hadisi şerifte de şöyle ifade edilmiştir:

“Mü`minin her hali hayrete şayandır. Çünkü Allah`ın onunla ilgili her takdiri onun için hayırdır. Şayet ona bir zarar ulaşır da o buna sabrederse, bu onun için hayır olur. Yok, eğer ona bir nimet ulaşır ve buna da şükrederse yine hayra ulaşır.” (Müslim)

Allah Teâlâ, müminlere örnek olsun diye bu iki imtihanın zirvesi ile sınanmış iki peygamberin kıssasını Kur`an-ı Kerim`de anlatmaktadır: Süleyman (as) ve Eyyüb (as).

Konunun dikkat çekici yönü şudur ki Eyyüb (as)`un kıssası, her zaman Süleyman (as)`ın kıssası ile beraber anlatılmaktadır. Eyyüb (as)`un kıssası Kur`an-ı Kerim`de Enbiya ve Sa`d suresinde geçmekte ve her iki yerin de öncesinde Süleyman (as)`ın kıssası bulunmaktadır. (Bkz: Enbiya 81-84 ve Sad 30-44)

Malum olduğu üzere Süleyman (as)`a verilen nimet hiç bir insana verilmemişken (Sad 35), Eyyüb (as) da hem bedeninde hem ailesinde ve hem de malında büyük belalara maruz kalmıştır. Buna rağmen her iki peygamber de imtihanlarını en güzel bir şekilde vermişlerdir.

Sahip olduğu mal, güç, iktidar ve ihtişam Süleyman (as)`a Allah`ı unutturmadığı gibi yaşadığı ağır bela ve musibetler de Eyyüb (as)`u Allah`tan uzaklaştırmamıştır. Biri şükrün biri de sabrın öncüsü olmuştur. Ve bundan dolayı da Allah Teâlâ her iki peygamberi de aynı ifadelerle övmüştür: “O ne güzel kuldu. Şüphesiz o (daima) Allah`a yönelirdi.” (Süleyman (as) için Sad 30; Eyyüb (as) için Sad 44)

Genişlikle imtihan edilen insanların Süleyman (as)`ın; darlıkla imtihan olanların da Eyyüb (as)`un kıssasından alacakları çokça ders ve ibret vardır. Bu kıssaların bize öğrettiği önemli bir başka gerçek de dünyevi konumun Allah Teâlâ`nın rızasını veya öfkesini yansıtmadığıdır. Yeter ki gerektiğinde güzel bir sabır gösterilirken, gerektiğinde de şükredilebilsin.

Buradan başlıktaki sorumuza gelirsek; acaba sabırla imtihan mı, yoksa şükürle imtihan mı daha zordur?

Şüphesiz sabır zordur ve mükâfatı da çok fazladır. “Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız ödenir” (Zümer 10). Bununla beraber bir belaya müptela olan şahsın sabır dışında yapabileceği çok fazla bir şey yoktur. Eğer bu şahsın Allah inancı güçlüyse çoğunlukla bu bela onu Allah Teâlâ`ya daha fazla yöneltir. Dua ve yakarışını arttırır. Bu açıdan sabırla imtihan dünyevi olarak zor olmakla beraber, insanı Allah Teâlâ`ya daha fazla yaklaştırır.

Genişlik ve bol nimetlerle imtihan ise şüphesiz dünyevi olarak güzeldir. Ama insanın refah ve bolluk içinde Allah`ı hatırlaması, sahip olduğu nimeti Allah`tan bilmesi, Allah`ın verdiği malı çevresi ile paylaşması, eğer güç ve iktidar sahibi olmuşsa tevazusunu koruması ve nefsi için intikam almaması oldukça zordur. Bu açıdan bakılınca şükürle imtihanın daha zor olduğu görülmektedir. Bundan olsa gerek Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Kullarımdan şükredenler azdır.” (Sebe 13)

Bununla beraber elbette ki Allah Teâlâ`dan bela ve sabır istenmez. Kendisine bir dua öğretmesini istediğinde Resulullah (sav), Abbas (ra)`ya “Ey Peygamberin amcası! Allah`tan afiyet iste” diye buyurmuştur.

Biz de Rabbimizden af ve afiyet istiyoruz. “Ey Rabbimiz! Bizi genişlikle imtihan ettiğinde şükretmeyi ve darlıkla imtihan ettiğinde de sabretmeyi nasip et.”