• DOLAR 16.783
  • EURO 17.497
  • ALTIN 976.05
  • ...

İlkokul ya da ortaokulda okurken öğretmenimiz bize hedefin nedir diye sorardı. Bu soruya karşılık kimimiz öğretmen olmak, kimimiz doktor olmak, kimimiz pilot olmak, kimimiz de bir hedefim yok gibi cevaplar verirdik.

Şimdi bu soruyu biz de kendimize soralım, hedefimiz nedir ya da bir hedefimiz var mıdır?

Herkesin farkında olsa da, farkında olmasa da bir hedefi mutlaka vardır. Kiminin bu hedefi dünyevi kiminin ise uhrevidir. Ama genelde bu hedef dünyevi olur ve hatta bir hedef yerine birçok hedef olur.

Bir baba ve anne için hedef, evladını iyi bir okulda okutmak, iyi bir meslek sahibi yapmak, sonra da mürüvvetini görüp evlendirmektir. Bir genç için de hedef bundan farksız değildir. İyi bir okul kazanıp iyi bir meslek sahibi olmak ve sonrasında evlenmektir.

Görev alabilmiş bir memur için hedef, köy yerinden şehre yerleşebilmek, bir araba ve bir ev sahibi olabilmektir. Kariyerini bir derece yükseltip çalıştığı kurumda şef ya da müdür olabilmektir.  

Bir tüccar için hedef, ticaretini daha iyi geliştirmek, iş yerindeki çeşitleri biraz daha çoğaltmak, müşteri sayısını artırmak ve cirosuna ciro katmaktır. İşler iyi gidince de iş yerinin ikinci bir şubesini açmaktır.

Dünyalık olarak bu şekilde her bir kimsenin bir hedefi veya hedefleri olacaktır, olmalıdır da. Çünkü hedefi olmayan bir yere varamaz. Hedefi olmayan bir kişi kaptansız bir gemi gibidir ki hangi limana konacağı veya hangi kayaya çarpacağı belli değildir.

Dünyalık hedeflerin yanında iyi bir mümin olma, örnek bir şahsiyet olma, örnek bir aileye sahip olma, hayırlı, salih evlatlar yetiştirme ve İslami bir toplum oluşturma gibi bir hedefimiz de olmalı değil midir?

Değilse, bunun sebebine şöyle bir bakalım. Acaba tüm hedeflerimizi dünyalık hedeflerden mi seçtik? Ya da dünyalık bu hedeflere fazla odaklanıp uhrevi hedefleri unuttuk mu? Ya da uhrevi olarak seçeceğimiz ve gerçekleştireceğimiz hedeflerimizin dünyevi olarak seçtiğimiz ve gerçekleştireceğimiz hedeflerimizden bize kazandıracağı daha az mıdır?

Allah (c.c.) “Ey insan seni Rabbine karşı aldatan şey nedir?” diye soruyor. Bizi de Rabbimize karşı aldatan şey geçici, dünyevi hedefler midir?

Hedeflerimizi tekrar yoklayalım ve İslami bir kişilik, İslami bir aile ve İslami bir toplum oluşturmaya odaklanalım ve Allah’ın rızasına ve cennetine doğru yol alalım inşallah.

Bir mümin olarak, üzerimize güneşin doğduğu her bir günde şu kadar Kur’an okuyacağım, şu kadar kitap okuyacağım, şu kadar zikir çekeceğim, şu kadar nafile ibadet yapacağım gibi bir hedefe sahip olalım.

Çocuklarımdan en az birini, kız ise Hz. Meryem gibi, erkek ise Hz. İsmail gibi, Allah’ın yoluna adayıp onu Allah’ın yoluna kurban edeceğim gibi bir hedefimiz olsun. Çocuklarımı birer Allah eri, İslam ve Kur’an’ın hadimi ve hamisi yapacağım diyelim.

Günde en az bir kişiye uğrayıp Allah’ın dinini anlatma, bir kitap verip Rabbini, dinini, daha iyi tanıyıp muvahhit bir er olup muvahhit erler yetiştirme gibi bir hedefimiz olsun.

İçine girdiğimiz şu mübarek üç aylarda günahlarımdan tövbe edip salih amellerimizi artırmak, Recep ve Şaban’dan en az üç gün oruç tutmak ve Ramazan’ın sonuna bağışlanmış bir kul olarak çıkmak gibi bir hedefimiz olsun diyor ve sizi Allaha emanet ediyorum.