• DOLAR 17.933
  • EURO 18.41
  • ALTIN 1039.38
  • ...

Hasatların kaldırıldığı dönemdeyiz. Tüm çiftçilerin gözleri buğdaya verilecek fiyattaydı. Fiyat yüksekliği çiftçiyi sevindirirken buğday alacaklar şimdiden maliyetlerini hesapladılar. Belki de fırın işletenler bunların başında geliyor ve şimdiden bu hesabın içine girdiler. Temel gıdaların kriz simgesi her zaman buğday olmuştur. Bu sene yağışların eksik olması kuru arazilerdeki tüm mahsullerin kurumasına vesile oldu. Bu da iç piyasadaki buğday rekoltesini ciddi manada düşürüyor. Bu rekoltenin düşmesi buğdaya ayrı bir değer biçiyor. Ve şimdiden fırsatçıların çoğu buğdayı stoklamaya başladı. Hatta buğday sahibi birçok çiftçi de buğdayını stoklayıp daha fazla bir fiyata satma hesabı peşindedir. Bu durum ise buğdaya dayalı birçok unlu mamule çok yüksek maliyet bindirecektir. Hatta olmazsa olmazımız ekmek bile iki katına çıkacak gibi.

                Peki, bu durum sadece ekmek ve unlu mamulleri mi etkileyecek? Tabi ki hayır. Bu durum hayvancılığı da tehdit ediyor. Ekilen ekinlerin yetersiz olması ve bu sene kurak geçmesi hayvancılığı da ciddi manada etkileyecektir. Kurak geçen senelerde meralar olmaz ve hayvancılıkla uğraşan kişiler hayvanları saman ve arpayla beslemek zorunda kalıyor. Bunların maliyetinin yüksekliği de hayvancılık yapan kişilerin zarar etmesine neden oluyor. Hatta yakından tanıdığım ve meralarda hayvan besleyen birçok kişi hayvanlarını satmak zorunda kaldığını söylüyor. Mahsullerin yeterli olmaması ve özellikle kuru arazilerin işlenmemesi bu açığı çok daha fazlalaştırıyor. Yani mahsullerin yetersizliği sadece unlu mamulleri değil, hayvancılığı da ciddi manada etkiliyor. Diğer taraftan hayvancılık azaldığında süt ve süt ürünlerine bağlı binlerce ürünün imalatı da risk altına giriyor. Bu ürünler ya üretilmiyor ya da çok yüksek maliyetlerle vatandaşın önüne geliyor. Ve görünen o ki önümüzdeki aylarda bunu daha fazla hissedeceğiz.   

2022 yılı itibariyle buğday rekoltesinin azalması ve stokların daha fazla erimesiyle buğday ihtiyacının iç piyasaya farklı yansımaları olacak. Hatta bu durum sadece iç piyasayla kalmayacak dış ticaretle ilgili devletlerin yaklaşımlarını da değiştirecek. Özellikle tahıl ambarları olan Rusya-Ukrayna savaşıyla belirginleşen buğday krizi tüm dünyada hissediliyor.  Zaman zaman Putin, kendi ülkesinin tahıl denklemini Avrupa ülkelerine karşı kullanacaklarını söylüyor. Türkiye bu krizi aşmak için şimdiden hem Rusya’yla hem de Ukrayna’yla dirsek teması halindedir.

Sonuç olarak; temel gıdaların temeli olan buğdayın yetersizliğinin iç piyasada vatandaşın cebini yakacağı kesindir. Ve bu da zaman içerisinde halkın krizi olarak görülebilir. Diğer taraftan başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Ukrayna ve Rusya ambarlarından beslenenler şimdiden farklı arayışlar içine girdiler. Bu durum ise devletlerarasındaki ilişki dengelerini değiştirecek ve buğday üzerinden devletlerarası yeni bir krizi doğurabilir.