• DOLAR 6.863
  • EURO 7.774
  • ALTIN 396.959
  • ...

Genç evlilerin mağduriyetlerinden söz ediyorum. Hayaller başka bahara kaldı.  Genç evlilerin rüyaları, eşlerine kavuşma hayali başka tartışmalara kaldı. Ya da yeni Alaattin’ler! çıkarılması gerekirken, yanında bu garibanların umut hayalleri doğacak mı? Bilemem.  Ancak muhalefet ve feminist kesimin evliliği yok etme planları tamda yerini tutmuş gözüküyor. Sadece cezaevinde olanlar değil onların eşi ve çocukları da hep ıstırap çekiyor. Eş evde, çocuklar evde. Cezaevinin görüş günlerinde birbirlerini görebiliyorlar. Yani sadece kocalar değil, çocuklar ve aileler de cezalandırılıyor.

5 binin üzerinde vaka var bu şekilde. Çocukları da hesaba kattığınızda dolaylı olarak bu durumdan etkilenen tam 25 bin kişi… 2016 yılında, bu mesele ciddi konuşulmuştu ama aynı sesler aynı nakaratlar…  O günde aynı medya birimleri, dernek ve STK’lar tarafından yine büyük tepkiyle karşılandı. Manzara ilginçti; erken yaşta evlendiği için kocası hapiste olan kadınlar eşlerine

kavuşmak için meclis önünde eylem yapıyor; bazı dernekler de o kadınların haklarını savundukları gerekçesiyle tasarıya karşı çıkıyordu. Ve ne gariptir ki bugün olduğu gibi o günde ikinci kesimin dediği oldu.

İşin garip tarafı ise resmi nikâhlı eşlere “tecavüzcü” damgası vuruluyor. “Eğer bu suçsa neden resmi nikâh yapıldı?” diye sormak lazım. Bir paradoks yaşanıyor. İçine düşülen çıkmaz belki de en iyi bu sözlerle ifade edilebilir. Bir tarafta devletin “tecavüz” damgası, bir tarafta devletin “resmi nikâh” cüzdanı…  Bu çelişkiye binaen tasarının ikinci yargı pakete alınması kamu vicdanına umut olmuştu. Fakat sürekli ısınıp ısınıp bir türlü pişemeyen yemeği bir kez daha pişirmeden ocaktan aldılar.  Ve paket meclise giderken evlilik mağdurları paketten çıkarılmıştı.

Şunu net olarak ifade edelim; Bu konuyu manipüle ederek gündem yapan çevrelerin asıl amacı; evliliğe giden yolları kapatmak, zinaya kapı aralamak ve nikâh düşmanlığı yapmaktır. Ve bu konuda Ak Parti’yi cesaretsiz olarak görüyorum.  Zira Ak Parti kurmayları bunu gündemleştirdiğinde, muhalefetin ve feminist çevrelerin kamuoyunda oluşturdukları olumsuz algıdan dolayı iktidar geri adım atarak tasarıyı rafa kaldırdı.  Tasarıyı rafa kaldıranlar, binlerce kadını eşinden ayırarak mağdur ediyor. Çocukları baba şefkatinden uzak büyüyor, babaları yıllardır tecavüzcülerle aynı koğuşta psikolojik travmalar yaşıyor.

İktidar, ilgili yasal düzenleme ile ilgili Feminist ve satılmış kalemşörlerden ziyade, vatandaşlarının mağduriyeti ve dağılmakla karşı karşıya kalan binlerce biçare aileleri dikkate alarak adım atma vazifesini yerine getirmemiştir.  En acı olanı ise, bu uygulamaların muhafazakâr bir iktidar tarafından devam ettirilmesidir. Maneviyat, ahlak ve dindar bir nesilden bahsedenler, ahlaksız bir toplumun inşası için çalışanların ekmeğine yağ sürüyor ve belki de şimdiden oy hesapları yaparak cesaretsiz davranıyor. Halkın net talebi olan konularda cesaretsiz davrananlar kendilerine yazık ediyor.