• DOLAR 17.878
  • EURO 18.408
  • ALTIN 1026.821
  • ...

Seçimler yaklaştıkça ‘operasyonlar’ artacaktır. Nasıl olsa hadsizler için herhangi bir sınır yoktur. Kendi çıkarları uğruna dünyayı ateşe vermekten çekinmeyeceklerdir.

Bugün toplumun tamamen çürümesine yol açacak asıl problem, bireylerin kendi yaradılış rotalarını unutarak kendilerine ihsan edilen ahlaki değerlerden uzak kalmalarıdır.

Toplumu ayakta tutan bu güçlü değerlerin ortadan kalkması demek, toplumun çöküşü demektir. Kendileri dışındaki insanları köleleştirmek isteyenlerin yıllardır ‘namus’ ve ‘ahlak’ düşmanlığı bu amaçları sebebiyledir.

İnsanlar artık, ‘âr, namus, hayâ, ayıp’ demeye korkar oldular. ‘Namus bekçisi misin?!’ ‘Ahlak bekçisi misin?!’ saldırganlığıyla insanlar, ‘hayâ’ ve ‘namus’ sözcüklerini ağızlarına almaktan ürker oldular.

Öyle bir algı oluşturdular ki, ‘namus’ denince akla ‘cinayet’ geliyor, çünkü ‘namus cinayetleri’ kalıbını her yere soktular. Öyle oldu ki; namusu için gayrete gelenleri ‘şiddet’ ve ‘cinayet’le suçlayarak, olmadık cezalara duçar ettiler.

Namus, ahlak ve hayâ denince akla gelen tesettürü de onun için hedefe koydular/koyuyorlar. Bugünlerde özellikle İslami tesettürden çarşafa yönelik alçakça saldırılar öyle kendiliğinden meydana gelmiş değildir.

Varsa çarşafla çocuk kaçıranlar, yakalandığında kesin ellerini-kollarını-ayaklarını, ancak ‘çarşaflılar çalar!’ ‘çarşaflılar kötülük işler!’ algısı çok sinsice ve adice bir operasyondur.

Operasyon ya… Eş zamanlı, hayvandan aşağılık yaratıklar hayâsızlıklarını üryan ederlerken, çarşaflı ve tesettürlü bireylere yönelik de kara propaganda örnekleri ihdas edilerek toplum algısı çok yönlü idare edilmeye çalışılıyor. Bugünlerde eş zamanlı bu iki tabloyla karşı karşıya kalmamız kesinlikle tesadüf değildir.

Bunun daha ötesini söyleyelim… Rezaletlerini sokaklara taşıyanlara karşı yarın öbür gün vatandaşlarca fiili bir müdahale olunca da bunun üzerinden kıyameti koparmanın hesabını yaparlar, bu vicdan ve hayâdan yoksun hainler! Demem o ki gerçekten operasyon çok yönlü!

Bu operasyonu yürütenlerin yanında onlara fırsat tanıyanların da cürmü az değildir. İslam toplumunun ortasında zinayı serbest bırakmak kadar kötü bir şey olabilir mi?!

Halkın paralarıyla her gün farklı yerlerde rezalet gün ve geceleri düzenleyen belediyelerin bu tablolardaki cürmü sorgulanmayacak mı?!

Hele bir de yasalardaki çarpıklıklar o kadar fazla ki, taraflardan rezalet işleyen ‘pozitif ayrıcalıklı’ süflanın onlarca sabıkası varsa da hapse girmesi mümkün olamıyor. Mutlaka bir şekilde bahane oluşturularak ‘koruma’ya alınıyor.

Vatandaş sahiden, ‘Köpekleri salmışlar, taşları bağlamışlar’ türünden bir durumla karşı karşıya. Bir tarafta ‘hayâsızca akın’ öte tarafta algı operasyonları ve mesnetsiz kanunlarla kendini, ailesini, namusunu, örfünü, adetini korumaktan men edilmiş, adeta elleri ve kolları bağlanmış devasa bir toplum ve halk kesimi!

Operasyonların bir parçası da tüm bu olup bitenlerin konvansiyonel ve sosyal medya üzerinden herhangi bir sansüre tabi tutulmadan servis edilmesidir. Bunun yaşattığı tahribat dikkatlerden kaçmamalıdır.

Hele bir de yalan yanlış bilgilerle işlenen neredeyse her kötülüğü herhangi bir ırka veya millete mal etmeye çalışarak bu yönlü ifsat etmeye çalışanlar ise işin başka bir boyutu.

Demem o ki; mesele/sorun çok yönlü, hala anlamadınız mı?!!!

Allah Teâla; kötülere fırsat vermesin, en kısa sürede de operasyonlarını başlarına geçirsin!