• DOLAR 16.192
  • EURO 17.466
  • ALTIN 965.283
  • ...

Belediye ve karla mücadele görevlilerinin kar temizleme mesaisi maalesef -kar bitmeden- bitti, ancak siyasilerin karı tartışma mesaisi hala devam ediyor.

Karla mücadelede hakkıyla görevini yerine getirmeyenlerin ekranlar üzerindeki kavgaları dileriz ki başka seferler için işe yarar olsun. Keşke bu tartışmalar kadar sahada görev disiplini uygulansaydı. Keşke bütün belediyeler, ellerindeki imkânlarla vatandaşı rahata kavuşturmanın gayreti içerisinde olsaydı.

Pazartesi akşama doğru başlayan ve gece yarısından önce etkisini yitiren kar özellikle İstanbul’da hayatı büyük ölçüde olumsuz etkiledi. Halk yollarda mahsur kaldı. Vatandaşlar çakıldıkları yerden araçlarını bırakarak evlerine yaya gitmek zorunda kaldı.

Sadece İstanbul’un sokak ve caddeleri değil, şehirlerarası yollar da uzun saatler kapalı kaldı. Buradan anlaşılıyor ki sadece bir belediyenin beceriksizliği söz konusu değil, genel bir rehavet ve tembellik vardı. Kar yağışı esnasında sağda solda park halindeki kar küreme araçlarının işlevsiz durumdaki görüntüleri ayrıca sorgulanması gereken bir husus olsa gerek.

Bunları ifade ederken özellikle İBB’nin ve onun başkanının kar imtihanını alnının akıyla geçemediğini belirtmek isterim. Yirmi milyona yakın insanın yaşadığı dünya kenti İstanbul bu kadar sahipsiz olmamalıydı.

İstanbullunun can havliyle kendini bir yerlere atmanın gayreti içerisinde olduğu o zaman diliminde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir yemekte olması ve bu yemek işinin 3 saate yakın sürmesi onun halkın sorunlarına yaklaşımının göstergesi olsa gerek. İşin ‘misafir ağırlama’ yönü ayrıca tartışılması gerekiyor.

Belediyenin kar temizleme işinde sınıfta kalması üzerine Ekrem İmamoğlu’nun İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi ile görüşmesine de böylece vakıf olduk.

Bu unvandakilerin görüşmelerinin ‘normal’ olup olmadığı tartışması yapılırken, benzer görüşmeler normal olsa da bu görüşmenin normal bir görüşme olmayabileceğini ifade etmede yarar var. İmamoğlu’nun partisinin siyaset tarzı ve dış güçlerden medet umma iddiaları ortada iken yapılan bu gibi görüşmeleri normal karşılamak normal olmayacaktır. Herkes herkesle görüşebilir ve bu görüşmeler teamüller muvacehesinde normal de karşılanabilir, ancak kimi görüşmeler normal değildir. Her görüşmeyi normal karşılamak normal değildir.

Kimi buluşmalar normal olurken kimi buluşmalar da hinlik ve entrika dolu görüşmeler olabilir. Görüşenlerin siyasi düşüncesi, siyaset tarzları ve rakibe karşı çıkar anlayışları önemlidir. Rakipleri aynileşenler ile eylemleri benzeşenlerin görüşmeleri kendilerince normal, ama başkalarınca normal dışı görülür. Amaçta aynileştikleri iddia edilenlerin biri dışardan olunca, işte o zaman makul çoğunlukça görüşmenin normal karşılanması mümkün değildir. İşin garip tarafı bu denli tartışmaya konu olan görüşmenin içeriği ile ilgili bir açıklama yok. Bu da normal mı sizce?

ABD Başkanı Joe Biden’nin Türkiye’deki siyasi şekillenme ile ilgili müdahale projesi ortada iken, onun müttefiki İngilizlerin buradaki ana muhalefet ile sıkı ilişkileri ve o kulvardaki siyasetçilerle uzun uzadıya görüşmeleri tabi ki irdelenmeli ve sorgulanmalıdır. Hele karın yağışıyla ilgililerin tembellik, başıboşluk ve beceriksizlik felaketinin yaşandığı bir günde bu görüşmenin olması ve tüm şehir halkının feryatlarına rağmen görüşmenin sonlandırılmadan 3 saat kadar sürmesi elbette normal karşılanmayacaktır.

Hülasa, İBB’nin karla mücadelesi normal olmadığı gibi o felaket esnasında sorumlu ismin İngilizlerle buluşması da sanki normal değildi. Biri normal olsaydı belki diğerini örterdi, ama iki normal dışılık sanki halkın desteğini/oy tercini de anormal düzeyde etkileyecek gibi.

Sonuç olarak demem o ki; karla mücadelede neredeyse bütün ilgililer sınıfta kaldı ve bunun ceremesini maalesef halk çekti. Halkın bu arada vakıf olduğu sıra dışılıkları da hesaba katınca onun şamarı bu sefer sert olacak gibi.

Allah’tan en hayırlısını en iyisini nasip etmesi duasıyla…