• DOLAR 6.865
  • EURO 7.829
  • ALTIN 399.073
  • ...

Bir ülkenin geçmişi, bugünü ve yarını hep adaletle değerlendirilir. Medeniyetin ölçüsü adalettir. İnsanlık aleminin gıpta ettiği yegane sınıf adaletle yönetilenlerdir; maiyetlerinde bulunmak istedikleri yöneticiler de adalet ehli hükümdarlardır.

Adalet kadar insanları etkileyen başka bir nizam yoktur. Onun için muhalefetin veya düşmanın bile varsa adil bir ölçüsü, dile getirilmekten çekinilmiyor.

İdarenin devamını sağlayacak, insanlık aleminin ömrünü uzatacak tek erdemli yönetim adalettir, adalet duygusudur.

Köprü, yol, hastane, viyadük, havalimanı artık idarelerin -adalet/zulüm- yönetimine göre takdir, taltif veya tezyif alacaktır.

Adalet ümidinin bittiği yerde mağdurun ve mahrumun gözü artık ne otoban ne de bölünmüş yol görecek! Kamuoyu araştırmaları da onu gösteriyor!

Hiç yoktan gerekçelerle çocuklarıyla ortada kalan bir anne veya ailesiyle güvenlik soruşturmaları nedeniyle işsiz kalan bir baba, çevresinde olup biten ve kendisine göre fantezi gördüğü gelişmeleri artık esas almayacak/alamayacak! 

Devletin dini adalet olmalıyken maalesef kişiye göre adalet dipten gelen tepkiyi her geçen katmerleştiriyor. Ama maalesef bu görülmüyor!

Çıkarılan bir infaz yasasında bile “eşitlikçi” davranmamanın faturası yine ağır olacak! Adalet kıstaslarına riayet edilmeyerek, işin siyaset tarzından şikayet edilen Cumhur İttifakı’nın itirazına adeta “havale edilmesi” ayrı bir eleştiri ve sorgulama sebebi olacaktır! Çünkü Ana Muhalefetin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, İnfaz Yasası’nı esastan görüşme kararı aldı. Bakalım yarım kalan infaz yasasıyla ilgili AYM nasıl bir karar verecek. İnfaz indiriminde eşit davran(a)mayan iktidarın, bu konuda avantajı Millet İttifakı’na kaptırması söz konusu olabilecek!

Dahası;

Kalkınmada yapılanları geride bırakacak, onları halkın nezdinde hiçleyecek en önemli hususlardan biri de iktidarın ‘Güvenlik-Arşiv Soruşturmaları’ ısrarı. Kısacası suçun şahsiliğini ortadan kaldıran ve tamamen torpil kapısını aralayan yöntemin yasalaştırılması konusu.    

Malumunuz AYM, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması ile ilgili 19/2/2020 tarihinde yaptığı değerlendirmeyle; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerin, bu kapsamda bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesi ve 231. maddesinin kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkili olduklarını öngören kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermişti.

Yani Anayasa Mahkemesi; gencecik insanların, ucube ve alakasız değerlendirmelerle itibar su-i kastına ve iş hayatlarının bitirilmesine dönük operasyonların önüne geçmeye çalışmıştı, ancak bugünlerde iktidarın yeni girişimleriyle sanki bu olamayacak.

İktidar partileri, yani AK Parti ve müttefiki MHP, kamuda yer alacak insanların fişlenmelerine kaynaklık edecek ve insanları suçun şahsiliğinden uzak saiklerle mağdur edecek yöntemin yasalaşması, kanun haline getirilmesi için ilk adımı attılar bile. Kamu görevlilerinin güvenlik soruşturmaları ile ilgili kanun teklifi, Meclis İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Bu gidişle teklif haftaya da yasalaşacak.

Her ne kadar soruşturmaların, "güvenlik ve istihbarat" ile ilgili riskli alanlarla sınırlı kalacağı ifade ediliyorsa da, ilgililerin, ‘zaten daha önce bu soruşturma vardı, şimdi yasal yönü tamamlanıyor’ minvalindeki açıklamaları işin vahametini ortaya koyması açısından önemli.

Oysaki iktidara düşen, yeni güvenlik soruşturmalarıyla yeni tedirginlikler oluşturmaktan çok AYM’nin ilgili KHK’yı iptali üzerine oluşan mağduriyetleri gidermek olmalıydı. 

HÜDA PAR da o zaman ilgili Gündem Değerlendirmesi’nde; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması nedeniyle bugüne kadar oluşturulan tüm mağduriyetler acilen giderilmelidir. İptal edilen yasa hükmü gereğince kamuya memur olmak için güvenlik soruşturması neticesini bekleyenlerin ivedilikle atamalarının yapılması, güvenlik soruşturması engeli nedeniyle mağdur edilenlerin itirazlarının kabulü, yargıya intikal edenlerden davaları derdest olanların davalarının kabulü, başvuruları ve davaları olumsuz neticelenenlerin ise mağduriyetlerinin giderilmesi için idari ve yargısal başvuru yollarının açılması, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir” satırlarına yer vermişti.

Ne diyelim! Daha böyle bir düzeltme gelmemişken yine mi Güvenlik Soruşturmaları?! Yine mi Arşiv Araştırmaları?! demekten kendimizi alamıyoruz!!! Bizden söylemesi!

Selam ve dua ile.