• DOLAR 13.479
  • EURO 15.353
  • ALTIN 771.607
  • ...

Ramazandan önce bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Çayımızı, kahvemizi yudumlarken arada muhabbetimizi yapıyorduk. Bir ara arkadaşım kendisine gelen bir mesajdan söz etti…

Açtım okudum. Oldukça etkilendim ve siz kıymetli okuyucularla paylaşmak istedim.

Mesaj aynen şöyle: ‘’Halkı Müslüman olan bir ülkeden tahsil için Hamburg'a giden bir öğrenci, bizzat kendi başından geçen çok ilginç ve ibret dolu bir hadiseyi bakınız nasıl anlatıyor: "Öğrenim görmek için Hamburg'a geldiğimde, hâlen orada tahsiline devam eden bir arkadaşım beni karşıladı ve önce beraberce bir restorana gittik. Restorana girdiğimizde pek çok masanın boş olduğunu fark ettim. Yan tarafta, genç bir çiftin bulunduğu masada sadece iki tabak ve iki kutu içecek vardı. İçimden; acaba ısmarlanan böyle basit yemekle romantiklik olabilir mi ve bu genç kız bu erkeğin cimriliği hakkında kim bilir neler düşünüyordur! Dedim.

Restoranda, başka bir masada oturan yaşlı bir kaç bayan daha vardı.

Arkadaşım, bizim yemek siparişlerimizi verdi.

Çok açtık, bu yüzden de arkadaşım yemekleri fazla istedi.

Restoran sakin olduğu için yemekler çabucak geldi. Yemeğimizi hemen yedik ve ödeme yapmak için kasaya yöneldik. Fakat sipariş verdiğimiz yemeklerin en az üçte biri tabaklarımızda kalmıştı.

Biz kasada hesabı öderken o yaşlı hanımların restoran sahibine, yemekleri israf ettiğimiz için bizden şikâyet ettiklerini duyduk. Öğrenci arkadaşım onlara dönerek: "Sipariş verdiğimiz yemeklerin parasını ödedik, öyleyse neden sizi ilgilendirmeyen bir şeye müdahale ediyorsunuz?" dedi. Bunun üzerine, kadınlardan biri öfkeyle bize baktı ve hemen telefona sarılarak bir yerleri aradı.

Bir süre sonra, üniformalı bir adam geldi masamıza baktı ve bize 50 Euro para cezası kesti. Memur ceza makbuzunu keserken sert bir tonla bize şunları söylüyordu: "Tüketebileceğiniz kadar yemek siparişi verin! Para sizin, ancak kaynaklar hepimizin! Dünyada kaynak sıkıntısı çeken başka birçok insan var! Kaynakları boşa harcamaya hakkınız yok!"

Arkadaşım ve ben birer Müslüman olarak utanç içindeydik ve adeta dona kalmıştık! Çünkü bizim Dinimizin icaplarını onlardan işitiyorduk. Arkadaşım, 50 Euro'yu verdi ve ceza makbuzunu aldı. Sonra hem görevliden hem de o yaşlı hanımlardan özür dileyerek oradan ayrıldık. Artık;

"PARA SENİN FAKAT KAYNAKLAR HEPİMİZİN." Sözü kulaklarımızda yankılanıyordu! "

Doğrusu böyle bir olay yaşanmış mı veya Avrupa da böyle bir uygulama var mı? Bilmiyorum.

Ancak böyle bir hassasiyete ihtiyacımız olduğu kesin.

Neden mi?

Birleşmiş milletler mart ayında 2021 yılına ait Çevre Programı Gıda İsrafı Endeks Raporu yayınlandı.

Raporda: yılda 931 milyon ton gıda israf edildiği…

690 milyon insanın açlıktan olumsuz etkilendiği…

İsraf edilen 931 milyon ton gıdanın 23 milyon kamyona denk geldiği ve dünyanın çevresini 7 kez saracak uzunlukta olduğu ifade edilen raporda; ayrıca Türkiye’de her yıl 7.7 milyon ton gıdanın israf edildiği açıklandı.

Başkasının sofrasına nefis yemekler olarak girmesi gereken gıdaları çöpe atarak bir anlamda insanlığa karşı suç işlemiş olmuyor muyuz?

Hele ki 1,5 milyar insanın gıda bulmakta zorlandığı ve 690 milyonunun da açlıktan olumsuz etkilendiği dünyamızda…

İmam Gazali’ye göre: “Dinin, âdetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere gerekli gördüğü ölçüde harcamak cömertlik, bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcamada bulunmak ise israftır”

Gelin Yüce Rabbimizin Araf Süresi, 31. Ayetinde bizlere yaptığı çağrıya kulak verelim: "...Yiyiniz için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez."