• DOLAR 6,0108
  • EURO 6,7137
  • ALTIN 248,125
  • ...

Bir şeyin olabilmesi durumuna ihtimal denir.

Seçim, sınav gibi durumlar yaklaştıkça tahminler ihtimaller tartışılıyor. Her aday kendisinin seçimi veya sınavı kazanma ihtimalinin artmasını istiyor. Bunun için kampanyalar yürütülüyor. Çalışmalara hız veriliyor. Sonuçlara dair ihtimaller tartışılıyor.

Aslında ihtimal hamallıktan gelir. Eğer insan bir işe girerken sırtındaki yük az ise kazanma ihtimali artar. Çünkü daha hızlı ve daha rahat olur.

İnsanlar her şeyi ihtimal zannederler. Bilmezler ki aslında ihtimal, insanın kendi sırtında taşıdığı yüklere, veballere, boş şeylere göre artar veya azalır.

Bir işe atılmadan önce insan önce sırtında bir yük bir vebal taşıyıp taşımadığına, bir şeylerin hamalı olup olmadığına bakacak.

“…şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine tahmil olunan-yüklenen, sizin sorumluğunuz da size tahmil olunan-yüklenendir.” (Nur:54). Burada herkesin bir yükü vardır. Hasetçiler, nankörler, müşrikler kendilerinin kazanma ihtimali olduğunu zannediyorlardı.

Peki, kimin kazanma ihtimali fazladır?

Elbette Peygamberin(sav) kazanma ihtimali kesindir. Çünkü onun ki insanlığın, ümmetin sorumluluğudur. Onların ki ise kendi menfaat ve çıkarlarıdır.

Buna göre kazanma ihtimalini artırmak kişinin elindedir. Neyin hamili ise kazanma ihtimali ona göre artar veya azalır.

Bir de tahammül konusu vardır.

Tahammül; kişinin, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanabilmesidir. Kimin tahammülü az ise kazanma ihtimali azalır.

İnsan amacı ve hedefi için tahammül etmesini bilecek. Bilecek ki tahammül ettikçe ihtimaller lehine olacak. Aksi takdirde peşinen iş aleyhinde sonuçlanmıştır.

“Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi miktarlarınca sel olup aktılar. Sel de suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi…” (Rad-17). Propaganda bir köpüktür. Reklam da aslında bir köpüktür. Önemli olan içten halis bir niyet etmektir. İşin ehli olmaktır. “…o zaman köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır…”(Rad:17) bu da kazanma ihtimalinin kesin olmasıdır.

“Senin sırtını ezen o yükü üzerinden indirmedik mi?” (İnşirah:2-3) Daha en başta Hz. Peygamberin(sav) sırtındaki yük indirildi ki bütün ihtimaller onun lehinde olsun. Çünkü mücadele bir maratondur. Hayat her ihtimale açıktır. Buna hafif bir yükle çıkmak gerekir. Unutmamak gerekir ki hamallar maraton koşamaz, koşsalar da bitiremezler.

İşte böyle yük indirilince tahammül artar. İnsan daha çok şeye tahammül eder. Dayanma gücü katlanır. Bu da kazanma ihtimalini kesin hale getiriyor.

Seçimler, sınavlar hamallık olsun diye yapılmaz. Tahammülsüzlük artsın diye de yapılmaz.

Maratonu-mücadeleyi-sınavı seçimi her neyse hepsini sırtları ve gönülleri rahat olanlar kazanır.