Ontario'da 1967'den bu yana yerel kaynaklı ilk kuduz vakasında bir çocuk hayatını kaybetti. Kanada'nın Ontario eyaletinde bir çocuğun kuduz nedeniyle yaşamını yitirmesinin ardından doktorlar, yarasa ile doğrudan temas eden kişilerin, ısırık veya tırmalama izi olmasa bile mutlaka tıbbi yardım alması gerektiği konusunda uyardı.
Vaka, yüzünde, burnu ve ağzının üzerinde bir yarasa ile uyanan 11 yaşındaki bir erkek çocuğu kapsıyor. Çocuğun vücudunda gözle görülür herhangi bir yara bulunmuyordu. Ailesi, yarasanın olağan dışı davranışlar sergilemediğini düşündüğü için tıbbi yardım almaya gerek duymadı.
Ancak 19 gün sonra çocuk yüzde uyuşma, kusma ve ağrı şikayetleriyle hastaneye başvurdu ve yapılan tetkiklerde kuduz teşhisi konuldu.
Kuduz belirtileri ortaya çıktıktan sonra enfeksiyonu durdurabilecek kanıtlanmış bir tedavi bulunmadığından, çocuğa yalnızca destekleyici tedavi uygulanabildi. Bu olay, Ontario'da 1967 yılından bu yana yerel kaynaklı ilk kuduz vakası olarak kayıtlara geçti.
Kanada'da 1924 yılından bu yana yalnızca 28 kuduz vakası bildirildi.
Çocuğun ailesi, toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla vakanın Canadian Medical Association Journal dergisinde yayımlanmasına onay verdi.
Doktorlar raporda, "Yarasalar özel bir risk oluşturur çünkü ısırık veya tırmalama izleri çok küçük olabilir ve kolayca fark edilmeyebilir. Ayrıca kişiler yarasa ile temas ettiklerini hatırlamayabilir veya bunun farkına varmayabilir." ifadelerini kullandı.
Raporda ayrıca, "Gözle görülür bir ısırık ya da tırmalama olmasa bile yarasa ile herhangi bir doğrudan temas, maruziyet sonrası koruyucu tedavi (PEP) için bir endikasyondur ve halk sağlığı yetkilileriyle görüşülmelidir." denildi.
Kuduz, bilinen en ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor. Virüs, enfekte hayvanın tükürüğü yoluyla, çoğunlukla ısırık veya tırmalama sonrası vücuda girerek sinir sistemine saldırıyor. Belirtiler başladıktan sonra hastalık neredeyse her zaman ölümle sonuçlanıyor. Dünya genelinde bugüne kadar 35'ten az kişi belirtiler başladıktan sonra hayatta kalabildi.
Buna karşın belirtiler ortaya çıkmadan önce uygulanan maruziyet sonrası koruyucu tedavi (PEP) sayesinde hastalık büyük ölçüde önlenebiliyor. Bu tedavi, kuduz immünoglobulini ile kuduz aşısının birlikte uygulanmasını içeriyor.
Ancak virüsün kuluçka süresinin birkaç günden birkaç aya kadar değişebilmesi tanıyı zorlaştırıyor. İlk belirtiler de genellikle yüzde karıncalanma ve uyuşma, ateş, halsizlik ve baş ağrısı gibi birçok hastalıkla karışabilecek şikayetlerle başlıyor; ilerleyen dönemde ise ağır nörolojik belirtiler gelişiyor.
Dünya genelinde kuduzun en yaygın bulaş kaynağı köpekler olsa da, kuduzun görüldüğü ülkelerde tüm memeliler virüsü bulaştırabiliyor. Kuzey Amerika'daki vakaların büyük bölümü ise yarasalarla temas sonucu ortaya çıkıyor. Yarasa dişleri ve pençeleri çok küçük olduğu için oluşan yaralar çoğu zaman fark edilmiyor.
Ontario'daki çocuğun hastalığı da doktorların kuduz için tipik olarak tanımladığı şekilde ilerledi.
Yarasayla temasından 19 gün sonra kusma, yüzünde karıncalanma ve uyuşma şikayetleriyle hastaneye başvuran çocuğun öyküsü üzerine acil servis hekimi halk sağlığı yetkililerine haber vererek maruziyet sonrası koruyucu tedavinin değerlendirilmesini istedi.
Ancak ilk belirtilerin ağız içinde yaralara neden olan herpetik gingivostomatit enfeksiyonuna benzemesi nedeniyle çocuk ilk etapta bu ön tanıyla taburcu edildi.
Ertesi gün hastaneye yeniden başvurduğunda durumu hızla ağırlaştı. Ateş, bilinç bulanıklığı, yutma güçlüğü, aşırı tükürük salgısı, halüsinasyonlar ve çok sayıda kafa siniri fonksiyon bozukluğu gelişti.
Yoğun bakıma alınan çocuk için deneysel tedavi seçenekleri değerlendirilse de, nörolojik tablonun çok hızlı kötüleşmesi, tedavilerin sınırlı erişilebilir olması ve etkinliklerine dair yeterli bilimsel kanıt bulunmaması nedeniyle bu yöntemler uygulanmadı.
Doktorlar raporda, "Yoğun bakımın 17'nci gününde yaşam destek tedavileri sonlandırıldı ve hasta ailesinin yanında huzur içinde hayatını kaybetti." ifadelerine yer verdi.
Uzmanlar, yalnızca odada bir yarasa görülmesinin tek başına maruziyet sonrası koruyucu tedavi için yeterli olmadığını belirtiyor. Ancak yarasa ile temas ihtimali dışlanamıyorsa, mümkünse hayvanın yakalanarak kuduz yönünden test edilmesi öneriliyor.
Çocuğun doktorları ise, yarasanın normal davranıyor gibi görünmesinin yanıltıcı olabileceğini vurgulayarak, yarasa ile doğrudan temas eden herkesin, temas ne kadar kısa sürmüş olursa olsun ve vücudunda herhangi bir yara bulunmasa bile derhal tıbbi yardım alması gerektiği uyarısında bulundu.