HÜDA PAR Batman İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen programa; HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, GİK üyeleri, İl Başkanı Davut Şahin, il ve ilçe teşkilatları ile çok sayıda parti üyesi katıldı. Programda ayrıca sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle de bayramlaşma gerçekleştirildi.
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde düzenlenen programda partililer ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşadı.
"Bayramlar bizim şiarlarımızdır"
Bayramlaşma programında konuşan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, bayramların önemine vurgu yaparak , Bereketli geçen bir Ramazan ayından sonra bayrama kavuşturan Allah'a hamdolsun. Memleketin dört bir tarafında Ramazan Bayramı'nın neşesi, coşkusu ve manevi havası yaşanıyor. Bütün olumsuzluklara rağmen bayramlar bizim şiarlarımızdır. Biz bayramlarımızı ihya etmeye, onları yaşamaya devam edeceğiz inşallah." dedi.
"Gazze'de katliam ve soykırım devam ediyor"
Yapıcıoğlu, konuşmasında Gazze'de yaşananlara dikkat çekerek bölgedeki çatışma ortamına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Fakat birçok bayramda olduğu gibi bu bayramda da maalesef buruk bir sevinç yaşadık. Etrafımız adeta ateş çemberi. Gazze'de katliam ve soykırım devam ediyor. Oradaki insanların üzerine bombalar yağıyor. Ateşkes anlaşmasına rağmen yardımların Gazze’ye girmesine engel olunmaya devam ediliyor. Bu da yetmezmiş gibi, bu ateşi bütün bölgeye yaymak için yeni adımlar atılıyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında 12 gün süren savaştan sonra bu yıl 28 Şubat'ta İran'a yönelik kapsamlı bir saldırı başlatıldı. Uzun yıllardır israilin Amerika'yı bu savaşın içine çekip İran'a saldırtmak istediği biliniyor. Görünen o ki, sonunda bunu başardı. Amerika'nın, İran'ın kendisine saldırmaya hazır olduğu ve ciddi bir tehdit oluşturduğu yönünde ikna edildiği anlaşılıyor. En azından Trump'ın açıklamaları bu yönde."
"Savaşın yayılma riski artıyor"
Bölgedeki askeri gelişmelere değinen ve savaşın genişleme ihtimaline dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Bu süreçte Amerika, israil ile birlikte İran'a sert saldırılar gerçekleştirdi. İran da buna karşılık bölgedeki Amerikan üslerine yönelik misillemelerde bulundu. Bu durum, savaşın bölgeye yayılma riskini artırıyor. Çünkü İran'ın etrafındaki birçok ülkede Amerika’nın ya da NATO’nun üsleri bulunuyor ve bu üsler savaşta aktif rol oynuyor. İran’ın misillemeleri nedeniyle bu üslerin bulunduğu ülkeler, saldırıları kendilerine yapılmış gibi değerlendirmekte ve bunu kabul edilemez bulmaktadır. Amerika’nın verdiği sert tepkiler sonrası iç kamuoyunda tartışmaların başlaması, ülkenin bu konuda bölünmüş durumda olduğunu göstermektedir. Trump'ın aldığı saldırı kararı da Amerika içinde geniş bir destek görmemektedir." diye konuştu.

"Bölge ülkeleri vekil güç olarak kullanılmak isteniyor"
Bölge ülkelerinin çatışmaya çekilmek istendiğini belirten Yapıcıoğlu, "Görünen o ki Amerika, içine düştüğü bu durumdan nasıl çıkacağını hesaplamaktadır. Muhtemelen çıkış yolu olarak bölge ülkelerini savaşa sürükleyip onları vekil güç olarak kullanmayı hedeflemektedir. Eğer özellikle Körfez ülkeleri İran’a karşı savaşa dahil olursa, bu çatışmanın Araplar ile Farslar arasında bir savaşa dönüşmesi ihtimali ortaya çıkacaktır. Böyle bir senaryoda Amerika’nın sorumluluktan sıyrılmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Türkiye’de de İran’a karşı kışkırtıcı söylemler ve mezhep ayrılıklarını körükleyen çalışmalar hız kesmeden devam etmektedir. Bu konuda çok dikkatli olunması gerektiğini vurguluyoruz. Bu fitne ateşini körükleyenler, yarın bu ateş büyüdüğünde kendilerinin de zarar göreceğini unutmamalıdır." vurgusunda bulundu.
"Fitne tuzağına düşülmemeli"
Toplumsal birlik ve beraberlik vurgusu yapan Yapıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Yüzyıllardır, hatta bin yılı aşkın süredir birlikte yaşamış ve aralarında büyük çatışmalar yaşanmamış toplulukları birbirine karşı kışkırtmak, emperyalist güçlerin işine yarar. Bu tuzağa düşülmemelidir. Özellikle böyle bir savaş ortamında, 1300-1400 yıl önceki ihtilafları yeniden gündeme getirip yaraları kanatmak, sadece dış güçlerin çıkarlarına hizmet eder. Bu gerçeği görebilmek için açık bir bakış yeterlidir. Eğer buna rağmen bilinçli şekilde kışkırtma yapılırsa, bu durum çok daha vahimdir. Eğer bilinmeden yapılıyorsa, bu bir gaflettir ve bundan ders çıkarılmalıdır."
"Çözüm iradesinin oluşmuş olması önemlidir"
Yapıcıoğlu, iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak Meclis komisyonunun çalışmalarına değinerek, "Süreçle ilgili olarak Meclis'te bir komisyon kuruldu. Bu komisyon, görevini tamamladı ve raporunu hazırlayarak Meclis'e sundu. Genel Kurul'a bazı tavsiyelerde bulundu. Bundan sonraki süreç artık Meclis'in ve siyaset kurumunun sorumluluğundadır. Bu yönde adımların atılacağına inanıyoruz. Elbette yüz yıldır devam eden bir sorunu kısa sürede çözmek mümkün değildir. Ancak bir çözüm iradesinin oluşmuş olması önemlidir. Siyaset kurumunun bu konuda inisiyatif alması ve sorumluluk üstlenmesi de değerlidir." dedi.
"Kardeşlik Hukuku Yeniden Tesis Edilmeli"
Konuşmasının sonunda birlik ve adalet vurgusu yapan Yapıcıoğlu, "İlk defa Meclis'te böyle bir komisyon kurulmuş ve Meclis'te grubu olan ya da olmayan on parti temsil edilmiştir. Bu partilerin sekizinin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmıştır. Elbette rapor herkesin beklentisini tam olarak karşılamamıştır. Bizim de eleştirilerimiz olmuştur. Ancak farklı siyasi görüşlerin ortak bir noktada buluşabilmesi önemli bir gelişmedir. Bu nedenle rapora olumlu oy verdik." dedi.
"Birbirimizin hukukuna saygı göstermeli ve birlik içinde hareket etmeliyiz"
Yapıcıoğlu, "Bundan sonra süreç Genel Kurul'da devam edecektir ve biz bu sürecin takipçisi olacağız. Asırlık bu sorunun çözümü için adalet temelinde kardeşlik hukukunun yeniden tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü aksi halde farklılıklarımız, bizi birbirimize düşman etmek isteyen güçler tarafından kullanılmaya devam edecektir. Bu nedenle birbirimizin hukukuna saygı göstermeli ve birlik içinde hareket etmeliyiz." şeklinde konuştu.





