Çinli teknoloji lideri ByteDance'in yapay zekâ alanındaki son hamlesi, Hollywood başta olmak üzere küresel sinema sektöründe adeta alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Şirketin geliştirdiği Seedance 2.0 adlı yeni model, sadece kısa yazılı talimatlar (komutlar) kullanarak görsel kalitesi yüksek sahneler oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda bu görüntülere uyumlu ses efektleri ve diyaloglar da ekleyebiliyor.
Modelin sergilediği bu ileri düzey yetenekler, profesyonel prodüksiyon süreçlerini saniyeler seviyesine indirme potansiyeli taşırken, yaratıcı sektörlerde çalışan binlerce kişi için ciddi bir belirsizlik dalgasını da beraberinde getirdi. Seedance 2.0'ın sunduğu teknolojik imkânların büyüklüğü kadar, bu durumun telif hakları, iş gücü kaybı ve sinemanın gelecekteki üretim standartları üzerindeki olası yıkıcı etkileri şu sıralar sektörün en sıcak gündem maddesini oluşturuyor.
Sektör temsilcilerine göre mesele yalnızca teknolojik ilerleme değil; aynı zamanda fikri mülkiyet haklarının sistematik biçimde aşınması riski.
Telif hakkı iddiaları ve hukuki adımlar
Seedance ile üretildiği belirtilen ve sosyal medyada hızla yayılan videolarda Spider-Man, Deadpool ve Darth Vader gibi popüler karakterlerin yer alması büyük stüdyoları harekete geçirdi.
Hollywood’un iki dev ismi olan Disney ve Paramount Pictures, ByteDance’e telif ihlali gerekçesiyle “ihtarname” gönderdi. Japonya’da da popüler anime karakterlerinin yapay zekâ ile üretilen versiyonlarının viral olması üzerine ByteDance hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi.
Uzmanlara göre sorun, yalnızca karakterlerin izinsiz kullanımı değil; yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde kullanılan verilerin lisanslanıp lisanslanmadığı meselesi.
“Gerçek prodüksiyon hattı gibi”
Seedance 2.0’ın ilk versiyonuna kıyasla sekiz ay sonra piyasaya sürülen güncel sürümü, sektör profesyonellerini şaşkına çevirdi. Kreatif stüdyo yöneticileri, ortaya çıkan görüntülerin “gerçek bir film prodüksiyon sürecinden çıkmış gibi” göründüğünü belirtiyor.
Model; metin, görsel ve sesi tek sistemde birleştirerek kısa komutlardan yüksek kaliteli videolar üretebiliyor. Bu yönüyle Midjourney ve Sora gibi Batılı yapay zekâ araçlarıyla aynı ligde konumlanıyor; hatta bazı uzmanlara göre aksiyon sahnelerinde daha ileri sonuçlar veriyor.
Özellikle aktör Will Smith’in spagetti yerken tasvir edildiği ve dev bir “spagetti canavarıyla” mücadele ettiği sahneler, sosyal medyada milyonlarca kez izlendi. Ancak bu tür içerikler, gerçeklik ile kurgu arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığı gerekçesiyle etik tartışmaları da beraberinde getirdi.
Hollywood’da endişe: “Teknoloji insanın önüne geçiyor”
Yapay zekâ etiği uzmanları, şirketlerin daha güçlü araçlar geliştirme yarışında insan emeğini ve telif haklarını ikinci plana attığı uyarısında bulunuyor.
Geçmişte de benzer davalar gündeme gelmişti. The New York Times, 2023’te OpenAI ve Microsoft’a karşı içeriklerinin izinsiz kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştı. Reddit de Perplexity isimli yapay zekâ firmasına benzer gerekçelerle hukuki süreç başlatmıştı.
Disney ise farklı bir yol izleyerek OpenAI ile yaklaşık 1 milyar dolarlık bir lisans anlaşması imzaladı ve Star Wars, Pixar ile Marvel karakterlerinin kontrollü kullanımına izin verdi. Buna karşılık ByteDance’in Batılı fikri mülkiyet unsurlarını kullanırken bilinçli risk aldığı iddiaları gündeme geldi.
Küçük stüdyolar için fırsat, Hollywood için tehdit
Singapur merkezli Tiny Island Productions gibi küçük yapım şirketleri, bu tür yapay zekâ araçlarının düşük bütçeli projeleri bilim kurgu ve aksiyon gibi pahalı türlere taşıyabileceğini savunuyor. Ancak Hollywood cephesinde, bu gelişme büyük bütçeli yapımların değerini ve sektördeki istihdamı tehdit eden bir unsur olarak görülüyor.
Çin’in yapay zekâ atağı
Seedance 2.0, Çin’in yapay zekâ alanındaki yükselişinin son örneği olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz yıl DeepSeek adlı başka bir Çinli model, düşük maliyetli büyük dil modeliyle küresel çapta dikkat çekmiş ve ABD’de en çok indirilen ücretsiz uygulamalar arasında yer almıştı.
Pekin yönetimi son yıllarda yapay zekâ, robotik ve gelişmiş çip üretimini ekonomik stratejisinin merkezine yerleştirdi. Uzmanlara göre bu hamleler, ABD ile teknoloji yarışında üstünlük sağlama hedefinin parçası.
Güven sorunu ve şeffaflık talebi
Uzmanlar, daha gösterişli videolar üretmekten ziyade içeriklerin açık şekilde etiketlenmesinin ve lisanslama mekanizmalarının kurulmasının kamu güveni açısından hayati olduğunu vurguluyor.
Hollywood’daki birçok yapımcıya göre mesele yalnızca rekabet değil; üretici emeğin korunması ve sanatın sürdürülebilirliği.
Seedance 2.0’ın yükselişi, eğlence sektöründe teknolojik dönüşümün hızlandığını gösterirken, telif hakları ve etik standartlar konusunda küresel bir hesaplaşmanın da kapısını aralıyor.