ABD ile İran arasında uzun süredir gündemde olan doğrudan diplomatik temasların, bugün Umman’ın başkenti Maskat’ta başlaması bekleniyor. Umman’ın ev sahipliği ve arabuluculuğunda gerçekleştirilecek görüşmelere tarafların üst düzey temsilcilerinin katılması planlanırken, sürecin nükleer programla sınırlı kalıp kalmayacağına ilişkin tartışmalar dikkat çekiyor. İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçi, müzakerelere “iyi niyetle ancak temkinli” yaklaştıklarını vurguladı.
ARAKÇİ: DİPLOMASİYE İYİ NİYETLE GİRİYORUZ
İran heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, müzakerelere temkinli bir yaklaşımla girdiklerini ifade etti.
Arakçi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"İran, geçtiğimiz yılın tecrübelerini unutmadan ve gözleri açık şekilde diplomasiye giriyor. İyi niyetle sürece dahil oluyoruz ve haklarımız konusunda kararlıyız. Taahhütlere uyulmalıdır. Eşit statü, karşılıklı saygı ve ortak çıkar söylem değildir; bunlar kalıcı bir anlaşmanın zorunlu unsurları ve temel sütunlarıdır."
ABD HEYETİNE WİTKOFF BAŞKANLIK EDECEK
ABD tarafında görüşmelere, ABD Başkanı’nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un başkanlık etmesi bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’in de görüşmelere katılmasının öngörüldüğü belirtiliyor.
Washington yönetiminin, İran’dan nükleer programını dondurmasını ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını elden çıkarmasını talep ettiği aktarılıyor.
MÜZAKERELERİN KAPSAMI KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI
ABD’nin, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmamasını istediği, İran’ın balistik füze programı, bölgedeki silahlı gruplara verdiği destek ve insan hakları sicilinin de müzakere başlıkları arasında yer almasını talep ettiği ifade ediliyor.
İran tarafı ise müzakerelerin kapsamının yalnızca nükleer programla sınırlı olması gerektiğini savunuyor. Haziran ayında İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan çatışma sürecinde kesintiye uğrayan son müzakerelerde de yalnızca nükleer başlık ele alınmıştı.
ABD, geçen ay İran genelinde yayılan yönetim karşıtı protestoların şiddetle bastırılmasına tepki göstermiş ve Orta Doğu’daki askeri varlığını artırmıştı. Bu adımların ardından, iki ülke arasındaki gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşme ihtimali gündeme gelmişti.