Ümit veren gençlik

Abone Ol

Kalplerin huzur bulduğu mübarek Ramazan ayı bütün bereketiyle devam ediyor.

Sahur, mukabele, iftar, infak, fıtır sadakası, zekât… derken vaktin tamamı çok bereketli ve manevi iklimin zirve yaptığı günleri yaşıyoruz.

Rabbim yeterince istifade etmeyi ve zamanını dolu dolu geçirmeyi hepimize nasip etsin inşallah.

Bu manevi iklimi daha da güzelleştiren ve istikbalimiz adına bizleri daha da umutlandıran ise, fıtratını koruyan, inançta samimi, ahlaklı ve ilim peşinde koşan gençlerimizin varlığıdır.

Evet, İslam’ın gençlik tasavvuruna baktığımızda; “heva ve hevesine esir olmayan, aziz İslam dinini öğrenip yaşayan ve sorumluluk üstlenen bir gençlik” modelini hedefler.

İstikbalimiz olan gençlerimize yapılan bütün sistemli saldırılara rağmen insani ve İslami açıdan gelecek vaat eden gençlerimiz de yok değildir elhamdülillah.

Ana akım medya başta olmak üzere bütün sosyal medya platformlarında gençlerimiz hedef alınıyor. Sürekli haz ve hız gençliği, dijital bağımlısı gençliği, anı yaşayan gençlik gibi terimler ve yorumlarla gençliğimiz yönlendiriliyor.

Her gencin cebinde bulunan telefonlarda; her türlü ahlaksızlık, kumar, uyuşturucu ve akla gelmeyen ifsat edici video, haber ve yorumlar vardır ve her fırsatta bu ifsat edici platformlar gençlerimizi gayri ahlaki ortamlara yönlendiriyor.

Aynı şekilde oyun bağımlısı, kumar bağımlısı, dijital bağımlısı ve diğer sanal bağımlılık ile gençlerimizin gelecekleri çalınıyor.

Siyasi iktidarın kısmi bazı müspet adımları vardır. Ancak bu adımlar yapılan tahribatlar karşısında devede kulak bile olmadığı için sadra şifa olmuyor.

Enkaza dönüştürmek istenen gençliğimiz konusunda ne eğitim sisteminde kayda değer müspet bir değişiklik vardır ne de devlet eliyle sosyal hayata olumlu bir müdahale vardır.

Deyim yerinde ise gençliğimiz kendi haline bırakılmış ve gençliği ifsat etmek isteyen odaklar da gençliğimizin alanında istedikleri gibi at koşturuyorlar.

Bu gidişata acilen dur denilmeli ve siyasi iktidar bütün imkânlarını seferber ederek bu duruma müdahale etmelidir.

Normal şartlarda müfsit yapılar, gençliğimize yönelik yaptıkları bunca sistemli saldırılarla gençliğimizi tamamen tahrip etmeyi hedeflemişlerdi.

Çünkü yüz yılı aşkın bir süredir toplumumuz büyük bir operasyona tabi tutuldu ve kendine gelmemesi için de bütün yolar kapatıldı. Ama buna rağmen gelecek adına ümit veren gençlerimiz de yok değildir.

Cemaat, cemiyet ve İslami STK’ların çalışması ile kayda değer bir erdemli gençliğimiz de vardır. Bu gençliğin elinden tutulmalı, önü açılmalı ve her türlü imkân sağlanmalıdır.

Kanaatim odur ki, mezkûr erdemli gençliğin elinden tutulursa çok kısa bir süre içinde gençlerimiz özüne döner ve küllerinden yeniden doğarcasına büyük bir diriliş gerçekleştirecektir.

Çünkü bu imanlı gençlik hareketlidir. Hem geçmişinden hem de Gazze gençliğinden çok ders almış ve bu iki durum onlar için müthiş bir ilham kaynağı olmuştur.

Rabbim tez elden gençlerimize imkân versin. Güçlü bir diriliş ve yöneliş nasip etsin ve bizi de bu dirilişte pay sahibi kılsın inşallah.