Uzmanlar bu adımları, gençlerin zihinsel sağlıklarını korumak, çevrimiçi zararlı içeriklere maruz kalmalarını azaltmak ve dijital değerler eğitimi sürecini desteklemek için olumlu bir araç olarak değerlendiriyor.

Başlıca ülkeler ve girişimler

Avustralya — Dünyada bir ilk
Avustralya, sosyal medya platformlarına 16 yaş altı kullanıcıların erişimini yasaklayan bir yasayı yürürlüğe koyarak küresel çapta öncü oldu. Bu karar, gençlerin akran zorbalığı, siber taciz, uyku bozuklukları ve dikkat dağınıklığı gibi çevrimiçi risklerden korunması amacıyla atıldı. Platformlardan yaş doğrulama talep eden bu düzenleme, çocukların dijital dünyada daha bilinçli adımlar atmasına katkı sağlıyor.

Avrupa – Birlikten yerel adımlara
İspanya, Fransa, Danimarka, Almanya, İrlanda, Norveç ve diğer bazı Avrupa ülkeleri, 15–16 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini sınırlama ya da kısıtlama modelleri üzerinde çalışıyor veya yasalaştırmaya hazırlanıyor. Amaç, çocukların online deneyimlerinin olgunluklarına uygun olması ve değerler ile medya okuryazarlığı bilincini güçlendirmek.

Birleşik Krallık - Politik deklarasyonlar
İngiltere hükümeti, 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını engelleyen bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Bu düzenleme, yalnızca yaşa dayalı erişimi engellemekle kalmayıp aynı zamanda çevrim içi güvenliği artırmayı, aileleri ve eğitimcileri desteklemeyi hedefliyor.

Farklı ülke modelleri ve yaş limitleri

Dünya genelinde sosyal medyaya yasal erişim yaşı ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor; bu farklılıklar çoğu zaman kültürel değerler ve toplumsal beklentelerle uyumlu şekilde belirleniyor:

ABD, Kanada, Meksika: Genelde 13 yaş altı kullanıcılar için yasal hesap açma yasak.
Avrupa Birliği Ülkeleri: Yaş sınırları 13–16 arasında değişiyor (ör. İrlanda 16, Fransa 15, İtalya 14).
Asya Ülkeleri: 13–14 yaş bandı yaygın; bazı ülkeler ebeveyn izni şartı getiriyor.

Bu çeşitlilik, ülkelerin kendi dijital eğitim, çocuk hakları ve toplum değerleri stratejilerine göre şekilleniyor.

Türkiye yaş kısıtlama çalışmaları

Türkiye’de ise 15 yaş altına sosyal medya yasağı tasarı çalışmaları sürerken Adalet Bakanı Gürlek ‘kimlik’ ve “cep telefonu’ doğrulaması getirileceğini duyurdu. Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Ergün, ‘canlı doğrulama’ sisteminin uygulanabileceğini belirtip, ‘Kimlik doğrulama şartı, 5651 sayılı yasaya eklenecek bir hükümle mümkün hale gelir’ dedi.

Sağlık ve değerler eğitimi bakış açısı

Zihinsel sağlık faydaları:
Toplum bilimciler ve sağlık uzmanları, sosyal medya yaş kısıtlamalarının gençlerin anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları ve sosyal karşılaştırma baskılarını azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Uzun ekran süreleri yerine gerçek hayatta etkileşim fırsatlarının artması, duygusal ve psikolojik iyi oluş için önemli görülüyor.

Dijital değerler eğitimi:
Dijital okuryazarlığın ve çevrimiçi etik davranışların öğretilmesi, gençlerin sosyal medya platformlarını daha sorumlu kullanmalarını destekler. Yaş doğrulama gerekliliği gibi düzenlemeler, ebeveyn ve eğitimcilerin gençlerle daha etkili dijital değerler konuşmaları yapmasına imkân tanıyor. UNESCO ve UNICEF gibi kurumlar da çocukların dijital dünyada bilinçli, güvenli ve değer odaklı bir eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.

Risklere karşı dengeli yaklaşım

UNICEF ve diğer uzman kuruluşlar tek başına yaş kısıtlamalarının yeterli olmadığını; çevrimiçi güvenliği artırmak için eğitim, içerik moderasyonu ve aile desteğinin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, gençlerin sosyal medyayı doğru araçlarla kullanmalarını sağlayacak uzun vadeli bir strateji sunuyor.

Kaynak: İLKHA