Ekonomi

Uçuşların %65’i iptal, sigorta maliyetleri %500 arttı

Bölgedeki savaş, Körfez havacılığını vurdu. Uçuşların %65’i iptal edilirken sigorta ve yakıt maliyetlerindeki sert artış sektörü ağır krize sürükledi.

Abone Ol

Bölgede yaşanan savaş, Körfez ülkelerindeki havacılık sektöründe eşi görülmemiş bir “operasyonel ve finansal şok” yarattı. Güvenlik riskleri, sigorta açıkları ve yakıt maliyetlerindeki artışın birleşmesiyle havayolu şirketleri uçuşları azaltmak ve riskleri yeniden fiyatlandırmak zorunda kaldı. Güncel verilere göre 5 milyondan fazla yolcu iptallerden etkilendi; krizin zirvesinde uçuşların %65’ten fazlası iptal edildi.

Sahadaki gelişmeler, en büyük darbeyi küresel aktarma merkezleri olan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan’ın aldığını gösterdi. Dubai, Abu Dabi ve Doha havalimanları hava sahalarının kapanması veya daraltılması nedeniyle doğrudan etkilendi. Bu durum binlerce uçuşun iptaline ve küresel uçuş rotalarının yeniden düzenlenmesine yol açtı. Havacılık veri platformu Cirium’un 9 Nisan tarihli raporuna göre yaşananlar “bölgede önceki krizlerden daha ağır bir sarsıntı” olarak nitelendirildi.

Kuveyt ve Bahreyn de hava sahalarının geçici kapanması nedeniyle benzer aksaklıklar yaşarken, Umman’daki etkiler nispeten daha sınırlı kaldı. The Wall Street Journal’ın 10 Nisan tarihli haberine göre bölgesel hava trafiğinde ciddi kesintiler meydana geldi.

Ancak krizin en karmaşık boyutu yalnızca güvenlik değil, sigorta alanında ortaya çıktı. Geleneksel sigorta poliçeleri savaş kaynaklı gelir kayıplarını karşılamazken, “savaş riski” poliçeleri sigorta şirketlerine teminatı aniden iptal etme veya değiştirme hakkı veriyor. Bu da havayolu şirketlerinin büyük kısmını doğrudan zarar yüküyle karşı karşıya bırakıyor. Reuters’ın aktardığına göre sigorta primleri uçuş rotasına bağlı olarak %50 ile %500 arasında arttı.

Aynı dönemde Hürmüz üzerinden petrol akışındaki aksaklıklar nedeniyle uçak yakıtı fiyatları da keskin şekilde yükseldi. Bu durum bilet fiyatlarına ve ek ücretlere doğrudan yansıdı.

Uzmanlara göre tüm bu kayıplara rağmen Körfez ülkelerinin toparlanma kapasitesi diğer bölgelere kıyasla daha yüksek. Bunun başlıca nedenleri arasında güçlü ulusal havayolları, Avrupa ve Asya’ya yönlendirilebilen esnek uçuş ağları ve devlet destekleri yer alıyor. Condé Nast Traveler’ın 14 Nisan tarihli analizine göre şirketler daha güvenli ve talebin yüksek olduğu destinasyonlara yönelerek kapasiteyi yeniden dağıtıyor.

Günlük kayıp 200 milyon dolar

Ekonomist Muhammed en-Nayir, savaşın Körfez havacılığı üzerinde “yıkıcı etkiler” oluşturduğunu belirterek özellikle BAE ve Katar’ın en ağır darbeyi aldığını ifade etti. Dubai, Abu Dabi ve Hamad Uluslararası Havalimanı’nın küresel yolcu trafiğindeki payı nedeniyle günlük kaybın yaklaşık 200 milyon dolara ulaştığını söyledi.

Zararın sadece havacılıkla sınırlı olmadığına dikkat çeken Nayir, turizm, otelcilik, lojistik ve ticaret gibi sektörlerin de ciddi darbe aldığını vurguladı. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle yakıt tedarikinde yaşanan sıkıntıların maliyetleri daha da artırdığını belirtti.

Küresel ölçekte ise bu gelişmeler havacılık yakıtı arzını daraltarak uluslararası havayolu şirketlerini de zor durumda bırakıyor. Nayir’e göre kriz devam ederse sektör uzun süreli bir daralma ve birikimli kayıplarla karşı karşıya kalabilir.

Ekonomist Husam Ayiş de savaşın ilk anlarından itibaren en büyük darbeyi havacılık sektörünün aldığını belirtti. Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren havayollarının ciddi kayıplar yaşadığını ifade eden Ayiş, yakıt maliyetlerinin bazı durumlarda %200’e kadar arttığını söyledi.

Ayiş’e göre kriz yalnızca uçuşları değil, lüks turizmi de vurdu. İş insanları ve yatırımcılar daha güvenli bölgelere yönelirken, Körfez’in Avrupa-Asya arasındaki kritik lojistik rolü de zayıfladı.

Artan bilet fiyatları ve operasyon maliyetleri yolcu sayısını düşürürken, şirketlerin finansal yükünü ağırlaştırdı. Aynı zamanda düzensiz uçuş trafiği yolcuların güvenini sarsarak sektörde itibar kaybına yol açtı.

Uzmanlar, Körfez havayollarının pazar payını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.