Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü'nün (OECD) öğretmenlere yönelik son küresel araştırması, Türkiye'deki eğitim sistemine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Verilere göre Türkiye'de işinden dolayı yoğun stres yaşadığını belirten öğretmenlerin oranı yüzde 10'un altında kaldı.
Araştırmaya göre Türkiye'deki öğretmenlerin stres düzeyi, 2018 yılına kıyasla daha da geriledi. Öğretmenlerin yüzde 86'sı işinden genel olarak memnun olduğunu belirtirken, bu oran OECD ortalaması olan yüzde 89'un biraz altında kaldı.
Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi gelişmiş ülkelerde ise yüksek stres yaşadığını ifade eden öğretmenlerin oranı yüzde 30 ila 40 seviyelerine ulaşıyor.
Araştırma sonuçlarını Türkiye Gazetesi'nden Mahmut Özay'a değerlendiren eğitim uzmanı Onur Soğuk, ortaya çıkan tablonun ilk bakışta olumlu görünse de dikkatli analiz edilmesi gerektiğini söyledi.
Soğuk'a göre kültürel farklılıklar, bireylerin stresi algılama ve ifade etme biçimlerini etkileyebiliyor. Bu nedenle Türkiye'deki öğretmenlerin daha düşük stres bildirmesi, mutlaka daha az stres yaşadıkları anlamına gelmeyebilir.
Disiplin sorunları istifa kararını etkilemiyor
Araştırmanın öne çıkan bir diğer bulgusu ise sınıf içi disiplin sorunlarıyla mesleği bırakma eğilimi arasındaki ilişki oldu.
Veriler, öğrencilerden kaynaklanan sözlü taciz, zorbalık ve benzeri olumsuz davranışların Türkiye'de öğretmenlerin mesleği bırakma kararını önemli ölçüde etkilemediğini ortaya koydu.
Birçok ülkede disiplin sorunları öğretmenlerin mesleği bırakma ihtimalini üç ila dört kat artırırken, Türkiye'de bu etkinin oldukça sınırlı kaldığı görüldü.
İş güvencesi etkisi
Onur Soğuk, Türkiye'de öğretmenlerin yaşanan zorluklara rağmen meslekte kalmaya devam etmesinde kamu sektörünün sağladığı iş güvencesinin önemli rol oynadığını ifade etti.
Uzmanlara göre ortaya çıkan tablo iki yönlü değerlendirilmeli. Bir taraftan öğretmenler daha düşük stres bildiriminde bulunuyor ve sınıf içi sorunlar istifa kararını güçlü şekilde tetiklemiyor. Ancak diğer taraftan bu durum, çalışma koşullarının daha iyi olduğu anlamına gelmiyor.
Soğuk, düşük stres oranlarının arkasında stresin zamanla normalleşmesi ya da sorunların açık şekilde ifade edilmemesi gibi psikolojik etkenlerin bulunabileceğine dikkat çekti.
Ayrıca öğretmenlerin mesleği bırakma eğiliminin düşük olmasının da tek başına mesleki memnuniyet göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.





